Zühre Sü Gül

Mezzo Studyo'nun Kurucularından Zühre Sü Gül'ün Gençlik ve Öğrencilik Yılları

and | Mart 2020


2009 yılında kurduğu Mezzo Studyo ile hem yurtiçi hem yurtdışı birçok başarılı projeye imza atan ve Bilkent profesörü olan sevgili Zühre Sü Gül hocamıza bize vakit ayırarak tecrübelerini aktardığı bu değerli röportaj için teşekkür ederiz.

Special thanks to our dear professor ZühreSüGül, who founded Mezzo Studio in 2009and has been involved with numerous successful projects all around the world ever since, for sparing time for us and sharing her knowledge and experiences.

Pafta Mag: Akustik alanında ilerlemeye nasıl karar verdiniz?

How did you decide on focusing on acoustics as a career?

Zühre Sü Gül: ODTÜ Mimarlıktan mezun olduktan sonra 4. Sınıf stüdyo hocam İlhan Kural’ın yanında staj yapıp daha sonra çalışmaya başlamıştım. Aynı zamanda master ile eğitimime devam etmek istiyordum. Yüksek Lisans başvurumu hem ODTÜ hem Bilkent’e yaptım. Bilkent’in yüksek lisans programını incelerken akustik başlığı olmasıilgimi çekti, ODTÜ’de mimarlık tarihine başvurdum çünkü mimarlığın sadece teknik değil tasarım ve tarih alanlarına da oldukça ilgi duyuyorum. Başvurduğumyıllarda Bilkent (İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümü o zaman Mimarlık açılmamıştı henüz)  aynı zamanda asistan alıyordu. Hem yüksek lisansa devam etmek hem de asistan olarak derse gitmek daha verimli olacağı için, ayrıca yeni bir akademik ortamı tanıma fısatı bulacağım içinbaşvurduğum her iki bölümden de kabul almama rağmen Bilkent’i tercih ettim.

After I graduated from METU Architecture, I started to work with my 4th-year studio teacher, İlhanKural. At the same time, I also wanted to pursue an academic career, therefore I applied to the Master’s Degree programs of both METU and Bilkent. While I was examining the Master’s Degree programs of Bilkent, the title “Acoustics” captured my attention. I applied to the program on Architectural History in METU since I was also interested in the design and history-related branches of architecture, alongside the technical aspects. At the time, Bilkent Architecture was not founded yet, but the Department of Interior Architecture and Environmental Design (IAED) was also accepting assistants. Since it would be advantageous to be an assistant while studying, I preferred Bilkent though I was accepted to both schools. Also, I received the chance to get to know a new academic environment.

Hangi okula başvuracak olursanız olun orada hangi konularda araştırma yapılıyor, yüksek lisans programındaki hocaların uzmanlık alanları nedir ve sizin yapmak istediklerinizle örtüşüyor mu incelemeniz gerekir. Kimi zaman yüksek lisans/doktora yapacağınız okuldan ziyade yüksek lisans/doktorayı çalışmak istediğiniz konuda en iyi danışman hocayı bulmak çok daha önemli olabiliyor.

Regardless of which school you’re applying to, it’s important to investigate the areas of research offered by the institution and the areas of expertise of the professors in order to examine whether the program is suitable for your goals. In some cases, it is even more important to find the professors you would like to work with rather than the school itself.

Mülakat öncesi daha sonra danışmanım olan Semiha Yılmazer ile görüştüm. Mülakat öncesi çalışmak istediğiniz alanla ilgili hoca ile temasa geçmeniz hem bu alanda öğrenci ihtiyacı var mı anlamak hem de kendi yapmak istediklerinizi anlatabilmek için önemli. Mülakat sırasında ortalamadan daha çok konuya duyduğunuz motivasyon ve araştırma yapma isteğiniz hocalar üzerinde olumlu etki bırakacaktır.

Before the interview, I contacted by advisor, SemihaYılmazer, to discuss what I wanted to do. The motivation regarding conducting research in a specific area is much more important than GPA in such interviews.

Bilkent’e mülakata gittim ve daha sonra başvurum kabul edildi. İlk yıl asistanlık yoktu, bu nedenle İlhan Kural hocamın yanında çalışmaya devam ediyordum. Daha sonraki yıl okulda asistanlık bursu verilmesi sebebiyle çalıştığım yerden ayrıldım.Product Design’da Serpil Altay’ın asistanıydım. Daha sonra Burcu Şenyapılı’nın 3.sınıf stüdyo asistanı oldum ve iki senede yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Yüksek lisans eğitimim sırasında hacim akustiğine bir giriş yapmış oldum.Bu sürede Bilkent Odeon’un akustik problemleri ve iyileştirmesine  yönelik bir tez yazdım. Yüksek lisans dersi aldığım daha sonra doktora danışmanım olan ODTÜ Makina Mühendisliği’nden Profesör Mehmet Çalışkan ile bu sırada tanıştım. Akustik simülasyon programları daha yeni yeni Türkiye’de kullanılıyordu, Mehmet Hoca’nın ODEON yazılımı eğitim sürümünü o sırada dersi alan bir kaç kişi ilk kez kullandık. Şu anda akustik tasarım ve benzetimlerde en geçerli yazılımlardan biri.

After my application was accepted by Bilkent, I continued to work with İlhanHoca since the first year of the program didn’t involve being an assistant. The next year, I quit working because of the assistance scholarship. I was the assistant of Serpil Altay form Product Design. Then, I became BurcuŞenyapılı’s 3rd-year studio assistant and I completed my Master’s Degree in two years. During this period, I wrote a thesis about the acoustic problems of Bilkent Odeon and how to enhance the current situation. I also met Mehmet Çalışkan, my thesis supervisor from METU Mechanical Engineering in those years. Acoustic simulation programs were newly being used in Turkey at the time, and we were the first ones to use Mehmet Hoca’s ODEON Software. Currently, ODEON is still one of the most effective software in terms of acoustic design and simulation.

Pafta Mag: Master Sonrasında Eğitiminize Nasıl Devam Ettiniz?

How did you continue your education after your Master’s Degree?

ZSG: Yüksek lisans eğitimime devam ederken Amerika’ya doktoraya gitmeye karar vermiştim. Fakat özellikle bizim alanımızda yabancı öğrencilere verilen burslar kısıtlıydı. Fullbright’a başvurmak istemedim, devamında Amerika’da çalışmayı da istiyordum. Bir sene sınavlara çalıştım. Aynı zamanda tezim dışında yine mimari akustik ile ilgili aldığım dersler kapsamında yaptığım farklı araştırmalarla uluslararası hakemli dergilerde yayınlar yaptım. Bilkent araştırma üniversitesi olmasından dolayı oldukça akademik odaklı ve araştırma yapmaya yönelik, teşvik edici bir çizgiye sahip.

While I was doing my Master’s Degree, I had already decided to go to the USA for my PhD. However, the scholarships given to foreign students, especially in our field, were very limited. I didn’t want to apply to Fullbright since I also wanted to work in the US afterwards.I studied for the exams for a year. At the same time, the research I have done besides my thesis were published in international publications. Since Bilkent mainly focuses on academics, it is quite an encouraging university in terms of research.

Mimari akustik alanında öncü okullardan biri olan Troy / New York’da bulunan Rensselaer Polytechnic Institute (RPI) Üniversitesinden kabul aldım. Sadece mühendisler değil farklı disiplinlerden öğrenciler vardı. Müzisyen, mimar,fizik mühendisi, ses mühendisliği, elektrik elektronik mühendisi gibi çeşitli altyapılardan gelen zengin bir ekiptik. Ders programı akustiğin temelinin sesin fiziğine dayalı olması sebebiyle biraz mühendislik ağırlıklıydı. Dönemimde sadece iki mimardık. Derslerde, sinyal işleme öğreniyor, Matlab’de kod yazıyorduk.Psikoakustikten, gürültü kontrolüne çok zengin içerikte bir eğitim aldık. İlk başta sinyal işleme konuları gözümü korkutmuş olsa da her zaman matematik ve programlama dillerini de çok sevmiş olduğum için dönem sonunda elektronik mühendisi arkadaşlarıma dahi ben yardım eder oldum.

I was accepted to Rensselaer Polytechnic Institute (RPI) located in Troy / New York, which is one of the best schools to study Architectural Acoustics. Students from multiple disciplines were studying in the program including musicians, architects, physics engineers, sound engineers, electrical and electronics engineers. The curriculum was focused on engineering since the basics of acoustics is closely related to the physics of sound. We were only two architects in my class and we were studying in a very extensive program branching from psychoacoustics to noise control. We were learning about signals and writing codes in Matlab. Even though the topics concerning signals were intimidating at first, at the end of the term, I was the one helping my engineer friends. I was always interested in mathematics and program languages.

Yoğun, zorlayıcı bir seneydi. Ama Troy’daki arkadaş çevrem o kadar iyiydi ki bu zorluklar bir kenara hayatım en güzel dönemlerinden biri oldu. Diğer bölümlerde de dünyanın pek çok önde gelen üniversitesinden gelmiş hem Türk hem yabancı arkadaşlarım oldu.  Bir yandan dersleri alıyor, bir yandan tez yazıyor kongreye bildiri hazırlıyor, diğer yandan öğrenci yarışmasına hazırlanıyordum. Mezun olduğumda üç ayrı ödül almıştım. Katıldığım ilk ASA (Acoustical Society of America) kongresinde değerlendirilen öğrenci projesi olarak tasarladığımız Adliye Binası akustik tasarımından iki diğer arkadaşımla birliktemansiyon aldık. Kongre bildirim ile Mimari Akustik Öğrenci Çalışmaları Alanında ASA Konferansı İkincilik Ödülü ve tezimi tamamlamamın ardından Mimari Akustik Alanında 2006 Senesi Robert. B. Newman Ödülü Madalyasını aldım.

It was a tough and intense year, but despite the difficulties, it was still one of the best periods of my life due to my social circle. I made a lot of Turkish and foreign friends from different departments who were coming from many high-ranking universities all around the world. I was attending lessons, writing my thesis, preparing for the conference, and participating in student competitions at the same time. By the time I graduated, I had received three awards. In the first ASA (Acoustical Society of America) Conference I participated, we received a mention as a group of three friends with the acoustic design of a courthouse building as a student project. I won second place in ASA Conference Architectural Acoustics Student Works and after the completion of my thesis, I won the Robert B. Newman Medal in Architectural Acoustics.

Kongrelere katılmanın diğer bir önemi hem araştırmalarınızı akademik ortamda paylaşmak ve geri besleme almak hem de iş ve akademik çevreden insanlarla tanışmak, diğer bir deyişle networking. Providence’ta gerçekleşen ASA sunumum sonrası kongreye katılan farklı akustik danışmanlık firmalarının proje müdürleri hatta direk şirket sahiplerinden iş teklifleri aldım. Bende aslında doktora yapmak için gitmiş olmama rağmen mimari akustiğin teorisi yanında aslında pratiğinin de oldukça önemli olduğunu düşünmeye başlamıştım. Detaylar ve bu detayların uygulaması mimarlığın her alanında olduğu gibi ses yalıtımı ve izolasyonda da oldukça önemli. Kongre’de iş tekliflerinden biri Amerika’nın önde gelen stüdyo tasarımcılarından biri olan (Whitney Houston stüdyosu, NFL Film stüdyoları gibi projelere imza atmış) Dallas, Texas’taki RGBD şirketinin sahibinden geldi. Diplomamı alır alma burada işe başladım.

Participating in conferences creates an environment to share academic research and receive feedback. At the same time, it enables you to meet people working in the area. I received multiple offers from different firms after my presentation at the ASA Conference. Even though I was there for my PhD, I knew the importance of executing practical work in the area alongside theoretical knowledge. Similar to other branches of architecture, details and the installation of details is quite important in sound insulation and isolation as well. One of the job offers I received was from the owner of RGBD, a leading company in studio design famous for projects such as the studio of Whitney Houston and NFL Film Studios. After I received my diploma, I started to work with RGBD, in Dallas / Texas.

Şirkette çok şey öğrendim belki de aslında mimar olarak akustikte fark yaratabilecek bilgi birikiminin temellerini burada attım. Nitekim stüdyo tasarımı aslında mimari akustik tasarımda en üst nokta. Troy’da olduğu gibi Dallas’ta da hem iş çevresi hem de arkadaş çevresi açısından çok şanslıydım ve gerçekten çok mutlu günler geçirdim. Fakat tabi Türkiye’de bekleyenler ve özellikle ailem sebebiyle bir noktada kalmak veya dönmek konusunda karar vermem gerekti.

I learnt a lot while I was working with the company, I can say that the perspective which allowed me to make a difference in acoustics as an architect in the future was founded here. Hence, studio design is the apex in architectural acoustic design. I was very lucky in terms of the people I was surrounded by both in work and in my social life. Even though I was very happy, I had to decide on returning to Turkey or staying in Dallas considering my loved ones and family waiting for me back in Turkey.

Pafta Mag: Kendi şirketinizi kurmaya nasıl karar verdiniz? İş kurma süreci nasıl gelişti? “Mezzo” adı nereden geliyor?

How did you decide to establish your company? How did the company’s establishment process develop? Where the “Mezzo” name comes from?

ZSG: Amerika’dan döndükten sonra önümde iki seçenek vardı: Akademisyen olmak ya da kendi alanımda bir şirket kurmak. Mimari akustik üzerine çalışan bir şirket kurma isteğim, Türkiye’de bu alanda uzmanlaşmış bir firma olmamasından kaynaklanıyordu. Aynı zamanda akustik alanında uzmanlaşmış mimar sayısı da çok fazla değil. Bu işi yapan kişiler çoğunlukla makine ve elektrik mühendisleri. Piyasaya hakim olmuş “Mimar ne anlasın akustikten?” algısını kırmak benim hedefim haline geldi. Mimari akustik bence mimarlardan bağımsız düşünülmemesi gereken bir alandır. Mimari akustik oldukça multidisipliner bir alan olduğundan, makine mühendisleri mimarlar hatta iç mimarların bir arada çözüm üretmesini gerektiren pek çok konu vardır.

After returning from America, I had two options: Becoming an academician or starting a company in my field. I desired to build a company focusing on architectural acoustics due to the lack of firms specializing in the field in Turkey. At the same time, the number of architects specialized in acoustics is not very high. The people who do that are mostly mechanical or electrical engineers. Breaking the perception of “What can an architect know about acoustics?” had become my goal. I think architectural acoustics is an area that should not be considered independently from the architects. Architectural acoustics is a multidisciplinary area which has many issues requiring mechanical engineers, architects and interior architects all working together to produce a common solution.

Mehmet Hoca ile şirket kurma düşüncemi paylaştım. Hem hocam hem de mentörüm olarak bu konudaki hem akademik hem mesleki tecrübesi ve fikirleri benim için çok önemliydi. Şirket kurmak kolay olmuyor. Ölçüm sistemleri ve yazılımlar gibi pek çok teçhizat gerekli. Ayrıca şirketin kurulduğu yıllarda personel giderlerini ve sabit giderleri karşılayabilmek için de kuluçka firmaları için destekler bence çok kıymetli. RBDG’de çalışırken ben hem proje ekibinde hem de araştırma ekibinde yer alıyordum. Malzeme geliştiriyor bir yandan da geliştirilen ürünlerin testleri için Amerika’da büyük kapsamlı laboratuarlara gidiyor ölçümler yapıyorduk. Türkiye’ye gelirken aslında akustik malzeme üzerine kafamda birkaç araştırma projesi vardı.

I shared my idea of establishing a company with Mehmet Hoca. His academic and professional experiences and ideas were very important for me since he was my professor and my mentor. It was not easy to establish a company. Many types of equipment such as measuring systems and software were required to do it. I think the supports for new companies are very valuable in order to meet with the personal expenses and fixed expenses in those years when the company was being founded. I was taking part both in the research team and the project team when I was working in RBDG. We were developing materials and at the same time, we were going to large laboratories in America for testing the products which we had developed. I actually had a couple of research projects on my mind on my way to Turkey.

Amerika’dan döndüğüm sene Sanayi Bakanlğı’nın Tekno girişim Sermayesi Desteği programının başladığı seneydi. Hakemlere sunduğum Ar-Ge projesi destek aldı ve bu aslında hayalimi gerçeğe dönüştürebilmem için çok önemli bir adım oldu. Sonrasında Mehmet Hoca’da şirkete ortak oldu ve devamında yine KOSGEB’den AR-GE ve inovasyon desteği gibi farklı teşvikler aldık. Şirket bu şekilde başlama ve sonrasında hızla kendini geliştirerek araştırma ekibi sayısını arttırma imkânı buldu.

The year I returned from America was the year when the Technological Venture Capital Support program of the Ministry of Industry started. The R&D (Research and Development) Project that I had presented to the jury was received support and it was a huge step to turn my dream into a reality. Later on, Mehmet Hoca also became the partner of the company. After a while, we received R&D and innovation supports from the Small and Medium Industry Development Organization. Therefore, our company had the opportunity to start and then rapidly improve itself and increase the number of research teams.

İlk projelerimizden biri Zaha Hadid’in Haydar Aliyev Kültür Merkezi projesiydi. Standart bir danışmanlık işi değildi, özel çözümler gerektiriyordu. Amerika’da yüksek lisans araştırma konum olan bağlaşık alan sistemini bu projedeki oditoryumun çok amaçlı kullanımına bir çözüm olarak adapte ettim. Yani teoriyi ve üzerinde araştırmaların devam ettiği yeni bir tekniği gerçek hayata uygulamış olduk. Tekniği daha da geliştirmiş olduk (coupled-space). Proje, mimarının önemi/bilinirliği ve projenin özellikli tasarım girdileri ile oldukça ses getirdi. Geliştirdiğimiz çözümü A DiscoveryScience, Build it Bigger, Sezon 5-3, “Azeirbaijan’sAmazingTransformation” programında anlattım. Şirket kurulumuna takip eden kısa bir sürede birkaç tane daha önemli yurt dışı projelerimiz oldu. Kuluçka firmaların ihracata katkısının değerlendirildiği KOSGEB Kobi ve Girişimcilik Ödülleri’nde Küresel Doğan Girişimci Finalist Adayı olduk.

One of our first projects was Zaha Hadid’sHaydarAliyev Culture Center project. The project was not a standard consultancy work but it was requiring special solutions. I adapted the coupled space system, which was my master’s research in the USA, as a solution providing efficient usage of a multipurpose hall for an auditorium. In other words, we applied a new technique in which research still continues on. Therefore we have improved the coupled-space technique more. Due to the importance of the architect and the specific design inputs, the project made a great impression. I have explained the solution that we have developed on the Discovery Science program; Build it Bigger, Season 5-3, “Azerbaijan’s Amazing Transformation”. Within the initial stage of the company, we had a couple more important international projects. We became a Global Born Entrepreneur Finalist Candidate at the KOSGEB SME and Entrepreneurship Awards, where the incubation firms’ contribution to exports is evaluated.

Mezzo adına gelecek olursak, müzikte “orta” anlamına geliyor. Ortayı bulmak, akustik konfor ihtiyaçlarını karşılamak üzere mimari parametreleri optimize etmek konusuna gönderme yapıyoruz.

If we come to the name of Mezzo, it means “medium” in music. We refer to the topic of finding the middle, optimizing architectural parameters to meet acoustical comfort needs.

Pafta Mag: Şirketinizin yanında akademik kariyerinize başlamaya nasıl karar verdiniz?

How did you decide to start your academic career besides your company?

ZSG: Mezzo Studyo‘yu kurduktan bir sene sonra yarım kalan işimi tamamlamaya karar verdim ve ODTÜ Mimarlık’ta yine uzmanlık alanımda doktoraya başladım. Tez danışmanlarım Ayşe Tavukçuoğlu ve Mehmet Çalışkan’ın yanı sıra aslında aramızda yaptığımız özel bir Protokol ile Amerika’daki tez danışmanım NingXiang’da eş danışman olarak bu süreçte bana çok destek oldu. Şirketimizin araştırma vizyonunda ODTÜ, Bilkent ve İTÜ’den mezun veya bu okullarda eğitimine devam eden daha çok yüksek lisans ve doktora öğrencileri çalışıyordu, hala da öyle. Benim için hem şirkette hem de doktorada araştırmaya devam etmek aslında çok zor olmadı, bundan büyük keyif alıyordum. Ayrıca akustik alanında uzmanlığımı da destekliyor ve güncelliyordu. Bu arada doktora yeterlilik öncesi oğlum dünyaya geldi. Doktoramın sonlarına doğru Bilkent İç Mimarlık bölümünde yarı zamanlı olarak Akustik ve Yangın daha sonra temel tasarım derslerine girmeye başladım. Kızıma hamileyken artık yarı zamanlı hocalığa bir ara verdim. O bir yaşına yaklaştığında ise Bilkent Mimarlık bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak benzer dersleri vermeye devam ettim. Son iki yıldır ise Bilkent Mimarlık’ta tam zamanlı öğretim üyesiyim.

After I have founded Mezzo Studio, I decided to complete my unfinished work and started my doctorate program in METU Architecture again in my field of expertise. In addition to my thesis supervisors, Ayşe Tavukçuoğlu and Mehmet Çalışkan, also my thesis supervisor in America, Ning Xiang supported me through the process as a co-advisor with a special protocol that we made between us. In our company’s research vision, mostly graduate and doctorate students were working who have graduated from METU, Bilkent and ITU or who were continuing their education in these schools. It wasn’t really hard for me to continue researching, both in the company and also in my doctorate program since I was greatly enjoying it. It was also supporting and improving my expertise in the field of acoustics. Meanwhile, my son was born before qualifying for the doctorate. Towards the end of my doctorate, I started my job as a part-time instructor in Bilkent IAED and I was giving courses on Acoustics and Fire, later on, I started to give Basic Design. When I was pregnant with my daughter, I took a break from being a part-time instructor. When she was about one year old, I continued to give similar lessons as a part-time lecturer in Bilkent Department of Architecture. I have been a full-time professor at Bilkent Architecture for the last two years.

Pafta Mag:Akustik alanına yönelmek isteyen öğrencilere ne tavsiye edersiniz?

What would you suggest to the one who wants to focus on the field of acoustic?

ZSG: Öncelikle yüksek lisans yapmalarını tavsiye ederim bu işin teknik altyapısını, teorisini öğrenmeleri için. Lisans eğitiminde anlatılanlar bu alanda uzmanlaşmak adına yeterli değil fakat bir başlangıç. Konuya ilgi duyanların yüksek lisans eğitimine devam etmelerini, daha sonrada bu konudaki uzman firmalarda staj yapmalarını veya çalışmalarını tavsiye ederim. Bu yurtiçi veya yurtdışı olabilir. Yurtdışı tecrübesi tabi başka ve birçok açıdan da faydalı; vizyonu/ufkunuzu genişletmek, farklı ülkelerde, farklı kültürlerde hayat tecrübesi edinmek adına şartları zorlamaya değer. Şartları zorlamak derken aslında istemeyi ve başarmak için çalışmayı, emek vermeyi kastediyorum. Ben böyle yaptım.

First of all, I would recommend them to do a Master’s Degree in order to learn the technical infrastructure and theory of the field. The undergraduate curriculum is not enough to specialize in this field, but it offers a beginning. I would suggest to those who are interested in the subject to continue their master’s education and then to do internships or work in specialized companies in the field. They can do it both in national or international schools/companies. International experience is also beneficial in many other aspects; it is worth pushing the borders to expand your vision/horizons and to experience life in different countries and cultures. When I say pushing the borders, I actually mean working and labouring to achieve. That’s how I did it.

 

Röportaj & Yazarlar & Çevirmen:

Ece Sel & İpek Düzova

 

Interviewers & Authors & Translators:

Ece Sel & İpek Düzova

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?