Yeşil Okul

Green School

| Mart 2020


Okul dendiğinde aklınıza ilk gelen görüntü nedir? Bu soruyu kendime yönelttiğimde aklıma gelen ilk şey kutu kutu binalar içinde kutu kutu sınıflar oluyor. İçine renk katan öğretmenlerim ve arkadaşlarım haricinde benim için aldığım eğitimden tutun da duvarlarına kadar hiç keyif almadığım bir yerdir okul. Çünkü seneler sonra fark ettim ki okul dediğimiz o bina benim yaratıcılığımı, karakterimi ve asıl potansiyelimi zedeleyen bir yerden başka bir şey değil. Tabii, bu sadece benim okul yorumum, Bali’de Yeşil Okul’da eğitim gören öğrencilere sorduğunuz zaman size okullarının onlar için adeta bir yuva olduğunu söyleyeceklerdir. Doğayla iç içe geçmiş, teorikten çok pratiğe dayalı eğitim veren, deneyimleyerek öğrenmeyi destekleyen ve kurulduğu günden bu yana doğaya hizmet eden bir yuva! Bali’nin güneyinde kalan bu okul, 2008 yılından bu yana dünyanın dört bir yanından öğrenci kabul eden, toplamda 7 kilometrelik bambudan inşa edilmiş ve sürdürülebilirliği esas alan bir eğitim merkezidir. Kendine hayran bırakan kültürü, mimarisi ve eğitim prensipleriyle yalnızca kendi öğrencilerine değil tüm dünyaya çok şey öğretebilecek bir yer Yeşil Okul.

What image comes to your mind when you hear the word “school”? When I ask myself this question, the first thing that comes to my mind is stacked box buildings and classrooms. Apart from my teachers and friends who give colour to it, it is a place where I have never enjoyed from the education I have received to the walls of the school. Because years later, I realized that the building we call school is nothing more than a place that undermines my creativity, my character and my real potential. But of course, this is just my opinion, when you ask students who study at Green School in Bali, they will tell you that their school is like a home for them. A home that is intertwined with nature, provides training based more on practice than theory, supports learning through experience and has served nature since its inception! Located in the south of Bali, this school is an educational center that has accepted students from all over the world since 2008, built from a total of 7 kilometers of bamboo and is based on sustainability. With its culture, architecture and educational principles, Green School is a place that can teach a lot, not only to its own students but also to the world.

Yeşil Okul’un hikâyesi kurucuları John Hardy ve eşi Cynthia Hardy’nin küresel ısınmanın konu edinildiği An Inconvenient Truth adlı belgeseli izledikten sonra başlıyor. Belgeselden oldukça etkilenen ikili çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakma endişesiyle kolları sıvıyor ve Yeşil Okul projesi için harekete geçiyorlar. İnşa edecekleri bu yapının doğayla bir bütün olmasını hatta insanlara olduğu gibi doğaya da hizmet etmesini istiyorlar ve bu nedenle Yeşil Okul’u Bali’de sık yetişen, oldukça dayanıklı ve sürdürülebilirlik açısından avantaj sağlayan bambudan yapıyorlar. Çimenlerin üstünde ve ağaçların arasında olan bu okulun çevresini tarıma uygun bir araziye dönüştürüyorlar ve böylelikle öğrencilere uygulamalı tarım eğitimi verebilme imkânı buluyorlar. Öğrenciler burada dilerlerse hayvan dostlarını besliyor, dilerlerse bahçelerden taze mahsul topluyor veya kendilerince etrafı keşfediyor. Öğrencilerin yaratıcılıkları ve kişilikleri okul kapsamında düzenlenen çeşitli sanat, spor, kültür ve diğer sosyal sorumluluk projeleriyle şekilleniyor. Yeşil Okul, öğrencileri birer ezber makinesi olarak değil çevresine karşı duyarlı, özgür ruhlu ve de donanımlı bireyler olarak yetiştiriyor. İşte tam da bu yüzden bu eğitim yuvası öğrencilere bir okuldan çok bir gelecek vaat ediyor.

The story of Green School begins after its founders, John Hardy, and his wife, Cynthia Hardy, watch a documentary about global warming called An Inconvenient Truth. The couple, who are hugely impressed by the documentary, roll up their sleeves with the concern of leaving their children a better future and take action for the Green School Project. They want this structure to be integrated with nature and even serve nature as well as humans. Therefore, they make Green School out of bamboo that is grown frequently in Bali, very durable and has an advantage in terms of sustainability. They turn the surrounding area of this school, which is on the grass and in the trees, into a suitable land for agriculture, thus giving students the opportunity to teach applied agriculture. Students here either feed their animal friends if they wish or collect fresh crops from gardens, or explore surroundings. The creativity and personality of the students are shaped by various arts, sports, culture and other social responsibility projects organized within the scope of the school. Green School doesn’t educate students as memorization machines, but as individuals who are sensitive to their environment, free spirit and equipped. That’s exactly why this place promises students more of a future than a school. 

This school’s structure was built with three different types of bamboo: Petung, Tali and Duri. The roofs are covered for the most part with bundles of Alang Alang grass. The walls are made of bamboo, clay, mud and cotton

 

İç mekân tasarımında en kritik noktalardan biri bu okulun duvarlarının olmamasıdır çünkü duvarlar öğrencilere bir kapana kısılmışlık hissiyatı verirken Yeşil Okul iç mekânla dış mekânı birbirine bağlayarak bu durumu ortadan kaldırıyor. Duvarların olmaması iç mekân için ayrıca bir avantaj oluyor çünkü bu sayede okulun içi doğal ışıkla doluyor. Böylelikle ışıklandırma endişesinin minimum standartlara düşürüldüğü bu yapı aynı zamanda solar enerji kullanımıyla da sağlıksız tüketimin önüne geçerek sürdürülebilirliğe bir kez daha atıfta bulunuyor.

One of the most critical points in interior design is the lack of walls in this school, because the walls give students the feeling of being trapped, while the Green School removes this situation by combining the interior and exterior. The lack of walls is also an advantage for the interior because it fills the interior of the school with natural light. In this way, the lighting concern is reduced to minimum and this structure is once again referring to sustainability by preventing unhealthy consumption through the use of solar energy. 

 

Bambunun kattığı sıcak hava okulun öne çıkan diğer özelliklerinden biri olarak nitelendirilebilir çünkü bambu Bali kültürünün bir parçası olarak değerlendiriliyor. Fonksiyonelliğiyle de ön plana çıkan bu yapı malzemesi kolay temizlenebilme özelliği, dayanıklılığı, sürdürülebilirliği ve gerekli teknik koşullar sağlandığında şekil verilebilme kolaylığı sayesinde okul için ilk sırada tercih ediliyor. Elbette bunlar bambunun avantajları olarak karşımıza çıkıyor fakat madalyonun öteki yüzünde bambunun oldukça zor işlenen bir materyal olduğuna da dikkat çekmek gerekiyor. Okulun yapım aşamasında görev alan mimarlar örnek maketler için bile olağanüstü bir çaba sarf edildiğinden bahsediyor fakat buna rağmen başarılı işçilik ve tasarım ile bu zorluğun üstesinden gelebiliyorlar. Bir diğer zorluk da bambunun bakımının çok emek istemesi olarak karşımıza çıkıyor. Bambunun böceklenmesi Yeşil Okul için bir problem unsuru olsa da hem yöre halkının bu konudaki deneyim ve becerileriyle hem de okulun öğrencilerinin desteğiyle bakılarak hallediliyor. Yöre halkının oldukça aşina olduğu bu bitki, bu birkaç dezavantajına rağmen Yeşil Okul tasarımcıları ve mimarlar tarafından yalnızca okulda değil çevrede de oldukça yaygınlaştırılmış. Teknik, bilim ve tasarımsal bir bakış açısıyla buluşturulan bambular Bali’de hiç olmadığı kadar talep görüyor.

The warm atmosphere that bamboo provides can be described as one of the other highlights of the school because bamboo is considered a part of Balinese culture. This building material, which comes to the fore with its functionality, is the most preferred one for the school due to its easy cleaning, durability, sustainability and ease of being shaped when the necessary technical conditions are met. Of course, these are the advantages of bamboo, but on the other side of the coin, it is necessary to point out that bamboo is a very difficult material. The architects involved in the construction of the school say that an extraordinary effort has been made even for models, but they are able to overcome this challenge with successful craftsmanship and design. Another challenge is that the maintenance of bamboo requires a lot of effort. Although the infestation of bamboo is a problem for Green School, it is handled by the local people with their experience and skills and by the support of the students of the school. This plant, which is very familiar to the local people, has been widely spread not only in the school but also in the environment by Green School designers and architects despite its few disadvantages. Bamboos, brought together from a technical, scientific and design perspective, are more in demand in Bali than ever before.  

View of the “Heart of School”. Composed of a double ellipse, it contains the core of the school. Three staircases ascend to the upper floors, wrapping around the structural elements

Yeşil Okul, bulunduğu yörenin kültürünü, doğasını ve dokusunu bozmayarak varlığını hala sürdürüyor. Gerek yapısal özellikleriyle gerek ise barındırdığı eğitim kültürüyle bu yapı günümüz okullarına örnek olmalıdır. Çünkü gelecek nesilleri yetiştiren ve bu sebeple çok önemli bir amaca hizmet eden okullar çocukların rahat hissedebileceği, çevresiyle etkileşime geçip yeni keşifler yapabileceği ve öğrenmeye açık hissedebileceği bir mekân olmalıdır. Aynı zamanda okulda eğitmenler tarafından düzenlenen aktiviteler geleceğe bilinçli, farkındalık sahibi ve kendi yeteneklerinin farkında olduğu için özgüvenli bireyler yetiştirmeye yönelik olmalıdır. Okulların sistemi, işleyişi ve mekânsal düzeni çok farklı olabilir fakat unutulmamalıdır ki okullar ortak bir paydada her zaman geleceğe duyulan umudu temsil eder ve bu yüzdendir ki geleceğin gelişimi için okullar diğer kurumlara göre baştan aşağı çok daha büyük bir özenle tasarlanmalıdır.

Green School still exists without disturbing the culture, nature and texture of the region it is located in. This structure, both with its structural features and with its educational culture, should be an example for today’s schools. Because schools that raise future generations and therefore serve a very important purpose should be a place where children can feel comfortable, interact with their environment, make new discoveries and feel open to learning. At the same time, activities organized by instructors at the school should be aimed at raising individuals who are conscious, aware and self-confident arising from the self-awareness of their own abilities. Schools’ system, functioning, and the spatial layout may be very different, but it should not be forgotten that schools always represent hope for the future in a common denominator, and therefore schools should be designed very carefully much more than other institutions for future development.

 

Grafiker/Graphic Designer: Deniz Vadi Töngür

Çevirmen/Translator: Su Yıldız

 

Kaynakça/References:

Jackson, Davina. “Bamboo Architecture: Bali’s Green School Inspires a Global Renaissance.” The Conversation, 5 Sept. 2019, theconversation.com/bamboo-architecture-balis-green-school-inspires-a-global-renaissance-121248.

James, Caroline. “The Green School.” DOMUS, 12 Dec. 2010, www.domusweb.it/en/architecture/2010/12/12/the-green-school.html.

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?