Wonder Woman, Hollywood’un Cinsiyet Sorunu ve “Temsil Edilmek”

Süper kahraman filmlerini izleyen erkekler böyle mi hissediyor hep?

| Haziran 2018


Hollywood neyi doğru yapıyor ki “kadın”ı temsil etmek konusunda doğru ve adil olabilsin diyebilirsiniz. Pek de haksız sayılmazsınız ama dünya nüfusunun %50’sini oluşturan kadınların 2017’de çekilen filmlerin sadece %8’ini yönetmiş olmasını, çoğu filmin Bechdel Testini geçmiyor oluşunu, 2017 filmlerinin sadece %24’ünde ana bir kadın karakter olduğunu açıklayamazsınız. [1]

Tek sorun verilerde de değil… Tek bir gardırop değişikliğiyle tüm sorunları çözülen yüzeysel karakterler, nedense neredeyse sınırsız zekâsını sadece erkekleri aşkla kendine çekmek konusunda kullanan “dişi” robotlar, ilan-ı aşktan anladığı hareketler polise gitmenizi gerektirecek sapık erkekler ve tüm bunların normal, hatta romantik gösterilmesi asıl sorun. Hollywood beni temsil etmiyor, hepimiz anladık ama Hollywood beni bir de kötü gösteriyor! Bunu düşünen yalnızca ben de değilim, başarıları yere çakılan romantik komediler durumun vahametinin kanıtları arasında.

“Temsil edileceksin de eline ne geçecek, bununla cinsiyetler arası maaş farkını mı kapatacaksın,” diye soracaksanız buyurun sorun, fena bir soru değil. Cevap, evet. Kadın oyuncuları, kadın yönetmenleri, kadın senaristleri ve onların filmlerini destekledikçe sektörü değişime itebiliriz çünkü. Ama yalnızca bu da değil, temsil edilmenin sosyal ve psikolojik katkısı asıl mesele. Filmlerde gerçekten de üç boyutlu yazılmış, gerçekten insan olan kadınlar gördüğümüzde bir anda kadın istihdamı tavana vurmayacak belki… Ama değişimin minik minik adımlarla geldiğini, toplumsal bakış açısını değiştirdiğimizde birçok şeyin değiştiğini hepimiz biliyoruz.[2]

“Temsil edilmek çocukken filan insanı çok etkiler de, şu saatten sonra neresinden etkileneyim ki ben bunun,” diyerek gittiğim “Wonder Woman” filminde, kahverengi saçlı bir kadın hiçbir adamın geçemediği o savaş alanından kurşunlara karşı gele gele koşarak geçtiğinde hüngür hüngür ağladım. Hayatımda ilk kez bir filmden çıkınca koşasım, her engelden atlayasım, gördüğüm her sorunu sevgiyle çözesim geldi, ekrana bakıp bir nebze kurşungeçirmez hissettim. Merak ediyorum, bunca yıldır tüm bu süper kahraman filmlerini izleyen erkekler böyle mi hissediyor hep?[3]

Ben 21 yaşındayım. İstatistikten istatistiğe değişse de, kadınlarla erkekler arasındaki maaş farkının kapanması için en iyimser tahminle bir yüzyıl[4] geçmesi gerekiyor. Ben o günü asla görmeyeceğim, ama o gün o salonda benimle “Wonder Woman”ı izleyen küçük kızlar görecekler. Onların kızları da görecekler. Daha buralarda olacağım gelecek 60, 70 yıl içinse minik bir tesellim; daha doğmamış kadınların “Wonder Woman”ı izleyen bu küçük kızların çektiği, yazdığı, yönettiği filmleri izleyerek büyüyecek olması. Çünkü dünya böyle değişecek.

 

REFERANSLAR

 

[1] https://womenandhollywood.com/resources/statistics/

[2] İstatistik ve kanıt isteyenleri Sheryl Sandberg’in “Lean In”ine yönlendiriyorum. Okuyun, okutun, tanıdığınız her kadına bir kopyasını hediye edin.

[3] Biz genelde kenarda durup toplamda beş tane cümle söyleyen kadın bilim insanı filan var diye özel olarak kalkıp o filme gidiyoruz da, o yüzden bilmek istedim.

[4] World Economic Forum 2017 verilerine göre 270 yıl ama moralimizi bozmayalım, değil mi?

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?