Uygarlıkların İzinde Tasarımlar/Design Tracing Civilizations

Babür Kerim İncedayı Sergisi/Exhibition

| Nisan 2018


Bir insana zenginlik katan farklı görüşleri algılayabilmesi ve yeni fikirlere açık olmasıdır. Bu yüzden birçok insan fikirlerini, görüşlerini, yapıtlarını paylaşacak ortamı oluşturmaya çalışır. Bu durum bazıları için bir topluluk önünde konuşmaktır, bazıları için münazaralara dahil olmaktır, bazıları için gezip görmektir, bazıları için ise yapıtlarını/eserlerini başkalarına göstermek/sergilemektir.

By understanding and analysing the ideas and being an open-minded, people can consider themselves wealthy. That is the reason why people want to share their ideas, opinions, artworks in a platform. For some people talk in front of a community, for some to be a part of debates, for some visiting somewhere and for others to show/present their works in exhibition are the waya of making people wealth in terms of knowledge.

Bu fikirler doğrultusunda beni zenginleştiren bir sergiyi anlatmak istiyorum size. Babür Kerim İncadayı’nın 03.03.2018-10.05.2018 tarihlerinde Bilkent Sanat Sokağı’ndaki RC Art Collection sergi alanında Uygarlıkların İzinde Tasarımlar adlı serginin ziyaretçisi olma şansı elde ettim. Eserlerindeki yalın anlatım ile beni bambaşka bir dünyaya çeken bu sergi, eminim ki tüm ziyaretçilerine de aynı duyguyu yaşatmıştır.

I want to tell you an exhibition enriching me in the direction of these ideas. I got the chance to be a visitor of the exhibition titled Design Tracing Civilizations at the RC Art Collection exhibition area of Bilkent Art Street,  dates between 03.03.2018 and 10.05.2018 by Babür Kerim İncadayı. This exhibition, which has attracted me to a completely different world through  the simplicity and abstraction of his works, has surely made the same feelings for all the visitors.

Toplulukların yüzlerce yıldır kullandıkları en temel ürünler göz önünde bulundurularak sizi tarihte küçük bir gezintiye çıkaran, onu farklı bir şekilde yorumlamış ve resimlerle desteklemiş kendine özgü olan bu sergide sizi her noktada kendine bağlayabilecek ayrı bir özellik var.

Considering the most simple products that communities have used for hundreds of years, there is a distinctive feature -that will give you a little navigation in history, a unique interpretation of it by supporting the paintings- connects you to from every different points.

Ürün tasarımlarındaki kullanımlar ve yorumlamalardan tutun, anıt ve tapınak tarzında olan manzara resimlerine, dervişlerin ve Mevlevilerin özgünleştirerek aktarılmasına, haşhaşların sanki elinizi uzattığınız canlıymışcasına insanın ruhun işlemesine kadar ve bunun gibi binlerce tecrübe kazanmaya açık olarak gezilmesi gereken bir sergi.

It is an exhibition that must be visited for experiencing different ideas considering the product designs, landscape paintings in the style of monuments and temples, the abstraction of the dervishes and Mevlevi people, feeling of the  opium poppies like a living plants and so on.

Bir şeyi çok zor yapan aynı zamanda onun çok kolay olmasını da gerektirir. Nitekim serginin başından sonunda kadar net kararlarla çizilmiş ve işlenmiş emin adımlarla ilerleyen bir serüven izledim adeta.

Making something difficult also requires a simplicity in itself. As a matter of fact, I have seen an adventure proceeding from the beginning of the exhibition to the end with clear and curicial decisions.

Arka planda kullanılan koyu tonlar, ön plandaki beyaz çizgiler ve birbirini adeta tamamlayan tamamen kendine özgü resimlerden bahsediyorum. Bu resimlerle bir bütün olarak ilerleyen ürün tasarımlarından. Ve bu sanat eserlerinde kullanılan farklı, özgün ve klişeleşmenin dışında olan yeni yollardan.

Focusing on the paintings, the figure-background relation is too much important in order to make the artpieces unique and defined well as he did in his paintings: the background is totally dark colors whereas the figures are mainly light. Also, considering the painting are a part of design that cannot eliminate and work together with the objects. Of course, the new ways in which making these art works are unique, different from  stereotypes are a vital part of the exhibition.

Her yapıtın kendine özgü bir yapısı vardır. Bu sergide hem resim hem de objeler olduğu için zaten en başından ayrı bir yerde değerlendirilmesi gerekiyor. Resimlerinde en çok dikkat çeken teknik çizimlerin ve anlatım tekniklerinin karışık teknik kullanılarak aktarılması. Ortaya çıkan bu sanat eserlerinde ilk bakışta basit gözüken ama detaylara bakınca yüzlerce katman olarak ortaya çıkan sanat eserlerine hayran kalmamak mümkün değil. Sadece resimlerinden bahsetmek doğru olmaz, ürün tasarımları için seçilen malzemeler, şekillendirmeler, tasarım kararları da çok radikal kararların etkisiyle ortaya çıkmış.

Every work has its own unique structure. Since this exhibition is both sharing the paintings and products, it has to be evaluated separately from the very beginning. For paintings using mixed media by combining the technical drawings and presentation techniques most notably attractive part. It admires people into the artworks by simplistic apparence at first glance but when you anaylize you will observe hundreds of layers in detail. It is not proper to talk about only paintings, the materials selected for the product designs, the forms and the design decisions have also emerged under the influence of radical decisions.

Obsidieni şekillendirmek, gümüş kaplamalarla birleştirmek, cam ile bütünleştirerek kendine özgü bir tasarım ortaya çıkarmak tabi ki kolay iş değil. Sırf işçiliği bile ayrı bir zanaat iken bu derece radikal kararlarla birleştirip alışılagelmişin dışında ürünler ortaya çıkarmak, bu alanda yıllarını harcamış insanlar için bile yeterince zor. Böyle bir başarının ardından ise ziyaretçilerin hayranlıkla izlemesi ve bu büyük zenginliği paylaşması büyük bir onur.

Of course, it is not easy to shape obsidian, combine with silver plated, unite with glass to design a unique object. Even when labor is a separate craft, it is hard enough to combine with these radical decisions to produce products outside of the ordinary, even for those who have spent years in the field. After such a success, it is a great honor to experience it with admiration and share this great wealth.

Sevgili Babür Kerim İncedayı’ya bu güzel eserlerini bizimle paylaştığı ve bizi biraz daha zenginleştirdiği için teşekkürü bir borç bilirim. Ayrıca sergiyi gezerken fikirlerini benimle paylaştığı ve bilgiler verdiği için Übey Talha Akkaya’ya da teşekkür ederim.

Thanks to the Babür Kerim İncedayı for sharing these beautiful artworks with us and for making us wealthy. I would also like to thank Übey Talha Akkaya for sharing his ideas with me during the exhibition.

Yorumlarımı paylaşmanın da sizlere ayrı bir zenginlik katacağına inanarak bu sergiyi ziyaret edip aynı hisleri yaşamanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

I strongly recommend you to visit the exhibition and experience the same feelings as I felt, believing that sharing my comments will also give you a different wealth.

Sevgilerimle…

Best regards…

Not: Tüm görseller “http://baburkerimincedayi.com/” internet sitesinden alınmıştır.

P.S.: All images are taken from “http://baburkerimincedayi.com/

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?