Mimarlık & İç Mimarlık Karşılaştırması: Tiyatrolar

Tiyatro Binaları Nasıl Tasarlanır? / How Theatre Buildings Are Designed?

· | Nisan 2018


“Hepimiz kim olduğumuzu ve kim olabileceğimizi bulmak için tiyatro yapmalıyız.” – Agusto Boal

“We must all do theatre to find out who we are and discover who we could become.” – Agusto Boal

Tiyatro insan hayatında yaşanmış veya yaşanmamış olayların, yoğun duygu ve düşüncelerin, canlı ve gerçek oyuncular ile izleyicilere aktarıldığı alan ve bilinen en büyük sanat dallarından biridir. Tarihi çok uzun yıllara dayanan, mimarisinin ilk örnekleri ile hayatımıza yer etmiş ve bir sürü farklı amaca hizmet eden bir alandır.

The theatre is one of the most known art disciplines where the real or nonreal events are presented with intense thoughts and feelings with the real actors to the audience. The theatre is the area that where the first architectural example had been seen in the very first centuries also it serves in various areas with different purposes.

İnsanların güzel anılar biriktirebilmesi için öncelikli olarak kaliteli, estetik olarak güzel, kullanışlı mekânlara ihtiyacı vardır. Bir iç mekan aslında mutlu bir anının yeşermeye başladığı noktadır. Bu yüzdendir ki mimarlık ve iç mimarlık baş başa ilerleyen iki ayrı meslektir.  Mimarlar ve iç mimarlar sadece mekan değil aynı zamanda sizin güzel anılarınızı da tasarlayan insanlardır.

For people to accumulate beautiful memories they need a space which is aesthetically good and functional. An interior is actually the point where a happy moment begins to bloom. In this respect, architecture and interior architecture are two separate professions working together side by side. Architects and interior designers are not only design spaces but also people who design your beautiful memories.

 

Farklı Bir Bakış Açısı:  Mimarlık/ A Different Perspective: Architecture

Hiç durup da düşündünüz mü bir yapının mimarisinin hissettirdiklerinin temelinde ne yatar diye. Neden bir tiyatro salonun bir hastane, mağaza gibi farklı amaçlarla hizmet edemeyeceğini? Nedeni aslında ortada değil mi sizce de? Bir binanın ruhunun oluşmasındaki en temel ve baz alınması gereken ilk ölçüt yapının konumu, şekli, içindeki her bir bölmenin hatta her bir eşyanın konumudur. Kısacası yapının “mimarisidir“.

Did you ever stop and think about what lies on the basis of the feelings that a structures’ architecture. Why can theatre building not be served as a hospital or a shopping area?  Doesn’t reason is actually pretty clearly?.  The basic and important thing about creating the soul of a building is the shape of the building, it’s location through the environment and the location of each nod’s and also each furniture.  Briefly, the building’s “architecture.”

Tiyatro binaları ne kadar basit göründüğünü fark ettiniz mi hiç? Sanki sadece adımımızı attığımızda büyük bir salon, onu takip eden hafif yükseltilmiş bir sahne ve genellikle iki tarafında da bulunan kostüm odalarından oluştuğunu düşünüyorsunuz değil mi? Kısmen doğru diyebiliriz fakat aslında daha karmaşık ve çok daha ince detayı barındıran yapısal tasarımları vardır bu binaların. Tiyatrolar temel olarak ana 3 bölümden oluşmaktadır. İzleyicilerin bulunduğu kısım oditoryum, oyunun sergilendiği alan sahne ve sahnenin yanlarında ve arkasında bulunan tüm dekor ve kostümlerin bulunduğu alan kulis olarak üç temel bölümden oluşur.

Did you ever notice how simple the theatre buildings look? You probably think that there are just a huge room and a little-raised scene and two costume changing room that are on the two side of the scene.  We can say it’s almost true. However, the buildings are actually more complicated and have more details. Theatre buildings are consisting of three main parts. The parts where the audiences are called odditorium, the part where the theater is shown is the scene and the third part is called backstage where all these costumes and decors take places and the actors get prepared.

Genel olarak tiyatro binalarının iki girişi bulunmaktadır. Girişlerden biri izleyicilerin rahatça girip çıkabilmesi için binanın önünde yer almaktadır. Diğer giriş sahne arkasında tiyatrocular ve görevliler için konumlandırılmıştır.

Generally, a theater building has two main entrances. One of them takes places at the front of the buildings where the audiences come and go easily. The other entrance is located at the backstage for the theatre players and those who are responsible for the theatre.

Binaların ayakta durmasının temelinde yatan en önemli gereç bilindiği gibi kolonlardır. Fakat baktığımızda kapalı olan sahnelerin herhangi bir yerinde kolon göremeyiz. Bunun nedeni seyircinin sahne ile olan ilişkisini engellememek ve daha ferah bir ortam oluşturmaktır. Bu nedenle  binalar dış katmandan kirişler ile ve birçok inşaat yöntemi ile yeterince desteklenerek tavanın ayakta durması sağlanmıştır.

The most important thing about how a structure stays up is the columns. However, when we take a look at the closed theatre buildings’ scene we are not able to see any column. The reason is that to not avoid the relationship between actors and the audiences also creating a spacious stage. Therefore these buildings have supported with beams and various construction methods to support the ceiling sufficiently in order to be able to stand up the building.

Diğer bir önemli ölçüt, ise  dış çevrenin iç çevre ile olan bağlantısının nasıl tam bir uyum içerisinde sağlanlandığıdır. Bir sahne ya da perde ne kadar etkin ve yapısal olarak oturma düzenine kurgulanmış ise, izleyiciler kendini o kadar sahnenin içinde hisseder.  Bu yüzden tiyatro binalarının tasarımı iç tasarımın dinamikliğinin etkilerinin dış tasarımda görülmesidir aslında. Bu nedenle tiyatro binaları içeriden dışarıya doğru tasarlanır.

One other most important thing is how the relationship between exterior and interior is provided efficiently.  As much as a scene is well located, the audiences feel more adapt to the scene. This is the reason why interior’s dynamic is seen from the exterior. Therefore, theatre buildings are designed starting from the interior and continue with the exterior.

Farklı Bir Bakış Açısı: İç Mimarlık/ A Different Perspective: Interior Architecture

 

Bir tiyatroya gittiğinizi düşünün. Sahneyi göremiyorsunuz. Ses duyamıyorsunuz. Koltuğunuz hiç rahat değil. Çok terliyorsunuz ya da üşüyorsunuz. Oyun sonunda hatırladığınız şey sahnedeki sanatçıların yetenekleri mi olurdu, yoksa bu rahatsızlıklardan kaynaklı olarak geçirdiğiniz kötü bir akşam üzeri mi? Peki, böyle düşünmenizin sebebi biraz da iç mimariden kaynaklı desem ne dersiniz?

Imagine that you went to a theater. You cannot see the stage. You cannot hear the sound. The seating is not comfortable. You feel very hot or cold. What would you remember at the end of the play: The talents of the artists on stage or a bad evening that you suffer from these inconveniences? What if I said the reasons behind the inconveniences are the interior architecture of the place?

İç mimari kararlar sadece koltuk döşemesi seçip, perdenin rengini kararlaştırmaktan ibaret değildir. Gördüğünüz, duyduğunuz, hissettiğiniz her şeyden sorumludur. Önünüzdeki insanın başını görmemenizi sağlamak için şaşırtmalı koltukları yerleştiren, yükseltilmiş döşemeyi basamaklara çeviren, koltuğun yerden yüksekliğini, sırtındaki yumuşaklığı, kolunuzu koyacağınız yerin genişliğini hesaplayan iç mimardır. Aynı zamanda mekândaki ekoyu çözebilmek için duvar ve tavan tasarımı yaparak akustik olarak daha verimli bir mekân oluşturur ki bu sayede en öndeki seyirciden tutun da en arkadakine kadar eşit ses dağılımını sağlar.

Interior architectural decisions are not just about choosing seat upholstery and deciding on the color of the curtain. Interior architects are responsible for everything you see, hear and feel. It is the interior architect that calculates the height of the seat from the floor, decides the softness on the back, calculates the width of the armrest, and places the staggered seats to ensure that you do not see the person in front of you. At the same time, to solve the echo problem, the interior designer is the person who decides the ceiling height of the places and angle of the walls which makes the theatre an acoustically more efficient space, so that the equal distribution of the sound is provided within the place.

Havalandırma, ısıtma ve soğutma sistemlerini de yerleştiren kişi iç mimardır. Hatta iç mimar sadece bunları yaparak tek mekân tasarlamaz. Sahne tasarımı yaparak oradaki ışık, ses, havalandırma materyalleri de düşünerek bir mekân içerisinde bazen 2 bazen 3 mekân çözümlemesi yapar.

The person who decides on the places of the ventilation, heating and cooling systems is the interior architect. Indeed, the interior architect does not only design of these spaces by designing indoor air quality machines. By designing the stage, interior architect sometimes analyzes 2, sometimes 3 zones in a space by considering the light, sound, ventilation materials.

 

Editör ve Çevirmen  : Ece Sel (Mimari Bakış Açısı), Serra Koz (İç Mimari Bakış Açısı),

 

 

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/383362

https://jmmeyer.weebly.com/blog/theatre-space

Tiyatro ve Seyirci İlişkisi Üzerine

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?