Neden Sürdürülebilir Bir Tasarım ve Mimari?

Sürdürülebilirliğin önemi nedir? Neden mimari ve tasarımda kullanılmalıdır?

| Mart 2017


Günümüzde hızlı nüfus artışı ile birçok sorun ortaya çıkmıştır. Artan nüfus ile insanın doğaya verdiği zarar göz ardı edilemeyecek duruma gelmiştir. Her yıl binlerce orman yanarken, küresel ısınmanın baş sebepleri arasında insanlar gösterilirken, çevre kirliliğinde (su kirliliği, toprak kirliliği, hava kirliliği vb.) büyük bir rol oynarken insanın doğa canlısı mı yoksa doğaya zarar veren bir canlı mı olduğu hepimizin aklını kurcalayan bir sorudur. Kesin bir çözüme ulaşılamamış olması da cabasıdır. Gerek sivil toplum kuruluşlarının verdiği konferanslar gerek okullardaki eğitim sayesinde toplumun birçok kesiminden insan doğaya zarar vermemek için çözümler aramaya başlamış, bilirkişilerle iletişim halinde olmuş hatta ve hatta bu konu üzerinde yeni meslekler ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Sürdürülebilirlik ise doğayı gelecek nesillere daha iyi bir şekilde taşıyabilmek, doğaya, ekolojik dengeye ve topluma zarar vermemek için ortaya çıkan bir terimdir. Öyle ki 1987 yılında Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından “İnsanlık, gelecek kuşakların gereksinimlerine cevap verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçlarını temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahiptir.” şeklinde tanımlanır. Sürdürülebilirlik terimi ortaya çıktığından beri yavaş yavaş insan hayatı için her yerde kullanılmaya başlamıştır. Sürdürülebilir enerji, sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir endüstri, sürdürülebilir turizm, sürdürülebilir ulaşım, sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir lojistik, sürdürülebilir hayvancılık, sürdürülebilir mimari bu alanlardan sadece birkaçıdır ve günden güne bu alt başlıkların sayısı artmaktadır. Sürdürülebilir bir çevrenin insan hayatı için katkıları saymakla bitmez. Sürdürülebilirlik sayesinde açlık seviyesinin tamamen kaybolması mümkündür. Toplum içerisindeki sınıfların yok olması, herkesin eşit haklara ve gelire sahip olması sağlanır. Refah seviyesi artar. Ekonomik olarak gelişmiş ülkeler ortaya çıkar. Herhangi bir sağlık sorunu yaşanmayabilir ya da hasta sayısı çok az bir seviyeye çekilebilir. Kara, deniz ve hava kirliliği tamamen yok olabilir. Bundan dolayıdır ki sürdürülebilirliği sadece belli noktalarda kullanmak çok doğru değildir. İnsanın günlük hayatta karşılaştığı her yerde kullanılması bu gibi güzel sonuçların etkilerini görmemizi sağlar.
Sürdürülebilir mimari ülkemizde yavaş yavaş uygulamaya geçen, ilk adımlarını atmaya başladığımız bir koldur. Her şeyden önce bir ürünü ortaya koymadan tasarımını yapmamız gerekmektedir. Bu yüzden “sürdürülebilir tasarım”, sürdürülebilir mimarinin başlangıcıdır. Birleşik Krallık Tasarım Konseyi’ne göre, “Sürdürülebilir tasarım, çevreye zarar vermeden mevcut ve gelecekteki insani ihtiyaçların karşılanması için tasarımın stratejik kullanımını içermektedir. Toplumun talepleri, çevre ve ekonomi arasındaki dengesizliklerin ve değiş tokuşlar ile başa çıkılması ve nihayetinde önceden verilen hasarın restorasyonu için ürün, işlem, hizmet ve sistemlerin (yeniden) tasarlanmasını içermektedir”. Sürdürülebilir tasarım için öncelikle tasarımın temelinde kullanmamız gereken şeyler hakkında bir araştırma yapmak, çevre ile ilişkiyi, insan ve doğa arasındaki ilişkiyi tartıp kararlar vermek, kullanılacak malzemelerden tutun da o yapıyı ortaya çıkarmak için yardım alacağımız araçlara kadar her şeyi iyice öğrenmek gerekir. Bu araştırma sürecinin eksik olması durumunda tamamen sürdürülebilir bir mimarlık örneğinden söz etmemiz mümkün değildir. yapım aşamasında kullanılacak olan malzemelerin, araçların da sürdürülebilirliğe mümkün olduğunca uygun olması o yapıyı sürdürülebilirlik bakış açısından bir adım öne çıkartır. Tasarımın gerçek hayata aktarılmasından sonra ise sürdürülebilir mimari örneği olarak göstermek, doğa ile ilişkisini açıkça görmek mümkündür. Nitekim bu tarz bir yapının artık doğaya ve insana herhangi bir zararı söz konusu değildir.

Son olarak sürdürülebilir mimari için neler gerektiğinden bahsetmek istiyorum. Sürdürülebilir mimari demek az enerji tüketimi olan, enerji tasarrufu yapabilen, kendi içerisinde havalandırma sistemini çözen, su sistemleri tasarıma uygun olan, çevreye mümkün olduğunca az zarar veren bina demektir. Yani binanın kendi içerisinde enerji verimli olması, herhangi bir malzemenin çevresine zarar vermemesi, gerekli hava değişikliklerine karşı ısıtılması, tükenebilir enerji kaynakları yerine yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak daha verimli ve duyarlı olması demektir. Araştırma aşamasının önemli olması ise bu yüzden önemlidir. Çünkü sürdürülebilir bir mimari özellikle çevre kirliliğinin çok olduğu yerler başta olmak üzere sadece ülkemiz için değil, bütün dünyamız için çok önemlidir. Örneğin güneş panellerinin çatılara kurulması bir bina için çok büyük bir avantajdır. Her ne kadar pahalı olsa da uzun süreçte yararları yadsınamaz. İç Anadolu gibi bölgelerde ise ısı yalıtımının iyi yapılması ve kullanılan malzemelerin sürdürülebilir olması, o binanın daha uzun ömürlü olmasını sağlamakla beraber, içinde yaşayanlara da doğaya dost olma fikrini aşılamış olur.

Bunun yanında arazinin yeşile olan açlığını da unutmamak gerekir. Özellikle Vo Trong Nghia, Daisuke Sanuki, Shunri Nishizawa, Unsangdong Architects gibi ünlü mimarların eserlerine baktığımızda göze çarpan elemanların aslında bitkiler olduğunu ve bunların olağandışı yerlerde kullanıldığını görmek mümkündür. (Fotoğraflarda görüldüğü gibi) Gerek çatılarda, gerek kat aralarında bitkilerin kullanılması hem ambiyansı etkilerken hem de insana doğanın önemini vurgulamaktadır.

Her mimari yapıtın bazen yüzlerce yıl, bazen binlerce yıl ayakta kalıp gelecek nesillere olduğu gibi aktarılabildiği düşünülürse günümüzde yapılan sürdürülebilir mimari örnekleri de bizden yüzyıllar sonra gelecek yeni yeni nesiller için büyük bir örnek, çığır açıcı bir eser, başyapıt olabilir.

Kaynakça:

Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonu Sürdürülebilirlik Tanımı

Birleşik Krallık Tasarım Konseyi: Sürdürülebilir Tasarım Tanımı

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?