Şubat Ayı Kültür-Sanat Etkinlikleri

February Art and Culture Activities

| Şubat 2020


İşte Şubat! 2020’ye çok hızlı bir başlangıç yaptık. Ocak ayının temposu neredeyse bir yıla yetecek kadar yüksekti. Ülke olarak çok sarsıcı bir aydan geçtik. Herkesin omuzlarına şimdiden bir yılın yükü oturmuş durumda.

Virüs, deprem, yangınlar derken “dünya yok oluyor” durumuna sıkışıp kaldık. Bu hengame içerisinde herkesin sakinleşmeye ve odaklanmaya ihtiyacı var. Herkes bu konuda hemfikir ise sizler için mükemmel bir takvim hazırladım. Şubat sevginin ayıysa hepimize mutluluk getirmesi dileğiyle.

Galeri Soyut

Duygu Aydoğan

Galeri Soyut, 31 Ocak – 19 Şubat 2020 tarihleri arasında Duygu Aydoğan’ın “Başka Yer” isimli kişisel resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Gallery Soyut hosts Duygu Aydoğan’s personal painting exhibition titled “The Other Place” between January 31, 2020- February 19, 2020.

Başka Yer- The other Place

Resim sergisi- Painting Exhibition

31 ocak – 19 Şubat 2020  A salonu

Galeri Soyut, 31 Ocak – 19 Şubat 2020 tarihleri arasında Duygu Aydoğan’ın “Başka Yer” isimli kişisel resim sergisine ev sahipliği yapıyor. Gallery Soyut hosts Duygu Aydoğan’s personal painting exhibition titled “The Other Place” between January 31, 2020- February 19, 2020.

BAŞKA YER

 Deborah Bird Rose, insan doğa ilişkisini anlatırken “insanın, şiddetli bir yağmur sonrası kokusu silindiği için evinin yolunu bulamayan köpekler gibi” olduğundan söz eder. Modernite de bir anlamda insanın kokusunu siler ve geriye doğadan izole bir insan kalır. İnsan artık hayvansallığından ve doğayla bağından uzaktır. Tabiatın içinde, aslında bizatihi kendisi olduğunu unutmuştur. Yüzyıllardır içinde bulunduğu çevreyi ve diğer hayvanları kendini merkeze koyduğu bir bakış açısından anlamaya çalışmıştır. Doğayı, içinde bulunan diğer türlerle beraber araçsallaştırmış ve kendi hizmetine sunmuştur. Ancak gelinen noktada yaşamın insan merkezci bu bakış açısıyla sürdürülebilir olmadığı açıktır. Çünkü var olan düzen, gezegeni bir yok oluşa sürüklemektedir. İnsan, tanıklık ettiği bu yok oluşun aynı zamanda müsebbibi olduğunu bilmektedir. Bu bilgiyle, insan merkezci olmayan bir yaşamın nasıl kurulabileceği ve ortak yaşam olasılıkları üzerine düşünmektedir. Aynı zamanda gelecekte insanlardan geriye kalan dünyanın nasıl olacağını da sorgular. “Başka Yer” geride kalanlar ve olasılıklar üzerine odaklanır. Gelecekte insan dünyasından geride kalanları tahayyül etmeye çalışır. Geçmişteki yok oluşlar gibi insan medeniyeti de bir toz tabakasına dönüştüğünde, çağdaş dünyayı geride kalan parçalar, kalıntılar ve fosiller üzerinden bir araya getirir.

THE OTHER PLACE

When Deborah Bird Rose describes the human-nature relationship, she says that “a human is like a dog who cannot find his way home because its smell has gone after heavy rain”. Modernity, in a sense, erases the smell of humans and leaves a human isolated from nature. Human is now far from his animalism and his connection with nature. He has forgotten that he’s actually a part of nature. For centuries, he has tried to understand the environment and other animals from an egocentric point of view. He has instrumentalized nature together with the other species in it and put it at his own service. However, at this point, it is obvious that life is not sustainable from this anthropocentric perspective. In fact, the existing order drags the planet to extinction. Human knows that this extinction that he witnesses is also his doing. With this knowledge, he is thinking about how to establish a non-anthropocentric life and the possibilities of common life. He also questions what the world will look like after humans in the future. “The Other Place” focuses on what will be left and possibilities. It tries to envisage what will be left from the human world in the future. Once the human civilization is transformed into a layer of dust like the extinctions in the past, it brings together the contemporary world through the remains, residues, and fossils.

Daha fazla bilgi için;

LUKA (LÜTFÜ KAPLANOĞLU)

  REM Uykusu – REM Sleep

Resim Sergisi – Painting Exhibition

31 Ocak – 19 Şubat 2020      B Salonu

Lütfü Kaplanoğlu, X kuşağının temsilcisi olup, Y ve Z kuşağıyla yaşamakta olan Anadolu coğrafyasının tarihsel geçiş evrelerine tanıklık eden bir sanatçıdır. Antika eşyaların betimlenmesiyle başlayan, Doğu-Batı sentezi çalışmaları ekseninde devam eden sembolist Anadolu konsepti; kültürel dinamikler olarak Kaplanoğlu’nun eserlerine esin kaynağı olmaktadır. Kaplanoğlu, on altı yaşında savaşta gözünü kaybeden dedesi Gazi Mustafa’dan dinlediği distopik hayat hikayelerinin etkisinde, yaşadığı toprakların barındırdığı psikolojik durumları irdeler. Son dönem çalışmalarında -Anadolu mitolojisinde önemli yeri olan- toprak, ağaç ve su kültü ile resimlerini oluşturur. Aynı zamanda resimlerinde içinde mola verilen, sohbet edilen, oyunlar oynanan alanlar gibi hayata dair ortamları betimleyerek sanat izleyicisinin hislerini zorlar. Zihnin son derece aktif olduğu, beynin bilinçli hareket etmesine, problem çözmesine ve hatırlamasına yardımcı olan “Rem” uykusu halini eserlerinde yaşayan sanatçı, bu deneyimini sanat alımlayıcılarıyla paylaşır. Dışavurumcu/izlenimci bir anlayışla genelden özele, özelden genele seçilen soyutlanmış bir doğa oluşturmayı amaçlar. Geçmiş yaşamla bugünü birleştiren imgelem görünürlükleriyle sanatçı, REM evresindeki beynin bilgileri ayırıp önemli olanlarını muhafaza ettiği alanı yaşar. Yaşam içinde kodlanmış olan bütün hatıraları tekrar organize edildiği yaşam deneyimlerinin bilişsel, duyumsal, duygusal hallerini sorgular. Geçmiş yaşamla bugünü birleştiren imgelem görünürlükleriyle sanatçı, boyayı kullanma biçiminde katmanlar oluşturur ya da biriktirilen hikâyeleri, anlamına uygun bir mantıkta dışa vurur. Lütfü Kaplanoğlu, yaşam ve içselliği harmanlayan eserleriyle; hafıza ve düşünme biçimleri ekseninde aşkın yoğun ümit ve var olma göstergelerini doğanın gücüyle birleştirerek; insanın varoluşunu harmanlar ve eserlerinde çok katmanlı, derin bir sorgulama ortamını yaratır.

REM SLEEP

 “We are such stuff as dreams are made on, and our little life, is rounded with a sleep” – William Shakespeare Lütfü Kaplanoğlu, is the artist who delegates generation X and testifies the historical transition phases of Anatolian territories of generation Y and Z live there. The symbolist Anatolian concept that starts the description of antique and continuing around the axis of East-West works; provides the inspiration for works of Kaplanoğlu as cultural Dynamics. Kaplanğolu studies the psychological situations of homeland under the thumb of his grandfather Gazi Mustafa’s dystopic life stories who lose one sight in the war. In his last works, he creates his paintings with the earth, the tree and the cult of water which have an important role in Anatolia mythology. At the same time, by describing life settings like resting place, chatting place, playground in his paintings, he forces his audience’s feelings. The artist lives ‘REM’ sleep mood in his works when the mind is too active during the state of sleep and which helps the brain to act consciously, to solve problems and to remember, shares this experience with the art lovers. He aims to form abstracted nature with the expressionist and impressionist approach by using induction and deduction. The artist who units the past life and today with the imagery visibility, separates the brain’s information in the REM phase and lives the saved part of important ones. He also questions the cognitive, sensual, sentimental conditions of the life experiences in which all the memories, coded in life, reorganized. The artist who units the past life and today with the imagery visibility, forms layers in the usage of paint or express the saved stories logically that are proper to their meanings. Lütfü Kaplanoğlu with his works that are mixing life and interiority, mixes the existence of humans and creates multi-layered and deep questioning settings by compounding the intensive, hope and existing indicators of love within the scope of memory and consideration with the power of nature.

Daha fazla bilgi için; 

HALİL COŞKUN

Palete Yansıyanlar – Reflected to the Palette

 Resim Sergisi – Painting Exhibition

31 Ocak – 19 Şubat 2020      C Salonu

Galeri Soyut, 31 Ocak – 19 Şubat 2020 tarihleri arasında “Palete Yansıyanlar” projesi kapsamında Halil Coşkun’un kişisel palet resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

 Gallery Soyut hosts Halil Coşkun’s personal painting exhibition titled “Reflected to the Palette” between January 31, 2020 – February 19, 2020.

Daha fazla bilgi için; 

BİLKENT MÜZİK GÜNLERİ

Bilkent müzik günleri başlıyor. Her Çarşamba bizlerle buluşmaya devam edecek.

Daha fazla bilgi için;

Cermodern

Ekin Kılıç Ezer: Varım

23 Ocak -16 Şubat 2020

Kendi şifasını paylaşan bir sergi; VARIM!

VARIM! sergisi, 23 Ocak 2019 Perşembe tarihinde yapılacak olan açılışın ardından

23 Ocak / 16 Şubat 2020 tarihleri arasında Cermodern HUB Galeri’de her gün 10:00-20:00 saatleri arasında görülebilir.

IF Performance Hall

Bu ay If Performance Hall Ankara’da sizleri tam 17 etkinlik bekliyor.

4 Şubat 2020  Ayça Özefe

4 Şubat 2020 Bizimkiler Canlı Performance

5 Şubat 2020 Canlı Karaoke Band

5 Şubat 2020 Kentmen

5 Şubat 2020 Yasak Helva Rektefe

6 Şubat 2020  Slang Canlı Performans

7 Şubat 2020 Nev

7 Şubat 2020 Popeye Canlı Performans

8 Şubat 2020 Fresh,Cumartesi Performansı

8 Şubat 2020 Gökcan Sanlıman

19 Şubat 2020  Bar Psikoloğu

21 Şubat 2020 Son Feci Bisiklet

25 Şubat 2020 Adamlar

25 Şubat 2020 Evrencan Gündüz

26 Şubat 2020 The Five Horsemen Metallica Tribute

27 Şubat 2020 Emir Can İğrek

28 Şubat 2020 Murda Türkiye Turnesi

Daha fazla bilgi için;

Kontrabasla Piyanonun Dansı Erimtan

Arkeoloji ve Sanat Müzesi

4 Şubat 2020 19:30

Müzik, klasik etkinlikleri kapsamında, 4.2.2020 19:30 – 4.2.2020 19:30 zamanları arasında Müzede Müzik – Salı Konserleri / Erimtan Müzesi Konser Salonu – Ankara’da düzenlenen Kontrabasla Piyanonun Dansı Klasik etkinliği.

Daha fazla bilgi için;

Kaç Baba Kaç Oyunu

MEB Şura Salonu

 4 Şubat 2020 20:00

Oyunda, rektörlük yolunda ilerleyen ve bir konuşma yapmaya çalışan Dr. David Morgan’ın başından geçen olaylar anlatılıyor. Bir gün, 18 yıl önce aynı hastanede çalıştığı bir kadın, senden çocuğum var diyerek hastaneye gelir. Üstüne David’in karısının da hastaneye gelmesiyle olaylar iyice çığırından çıkar. Hastanedeki doktor ve hemşireler, polis, hastalar ve babasını arayan 18 yaşında bir çocuk da olunca… Karşınızda Kaç Baba Kaç.

Biletler

 

Duo Zenit – Dragonetti Ve Beethoven

Mozarthaus Sanat ve Konserevi Müzik

5 Şubat 2020 19:00

Müzik,klasik etkinlikleri kapsamında, 5.2.2020 19:00 – 5.2.2020 19:00 zamanları arasında Mozarthaus Sanat ve Konser Evi / Mozarthaus Sanat ve Konser Evi – Ankarada düzenlenen Duo Zenit – Dragonetti ve Beethoven Klasik etkinliği.

Biletler

 

ATO Congresium

Sıla Konseri (2019 Congresium Sevgililer Günü)

14 Şubat 2020  21:00

Sıla yeni albümüne özel yayınladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: “Bugüne kadar benim adıma bilgilendirici basın bültenleri aldınız. Bu defa ben yazayım istedim. Üretim hayatımda kalbimi ve zihnimi dinç ve aydınlık tutan nadir dinamiklerden biri. Güncel ve çağdaş kalabilmek adına yeniliğe doğru yola çıkmanın bizim için doğru olacağını düşündüm, düşündük. Şarkılarımızı, duygu ve düşüncelerimizi sizlere yavaş zerk etme yolunda kanaat getirdik. Albümümüzü dörde böldük. Planlamamıza şayet hayat karışmazsa bir sene içinde bu dört kelimenin arkadaşlığıyla bir cümle benden size hediye olacak. İlk kelamımız “ACI”. Acı, “Ağrı”, “Sabır” ve “Medet”ten oluşuyor.

Biletler 

Göbeklitepe – Mabedin Hüznü Epik Opera

KONU

 Eser; ‘Göbeklitepe’ üzerine bugüne kadarki tüm bilimsel yazı ve çalışmaların, arkeolojik bulguların taranıp incelenmesi ve kazı yetkilileri ile yapılan görüşmelerin değerlendirilmesi ile Burcu Kılınç tarafından oluşturulan özel bir kurgusal hikâyenin üzerinedir. Tüm çalışmalar Yönetmen Lütfü Erol tarafından koordine edilerek Sahne Kantatı formatında yapılandırılmış; üç kişiden oluşan bir Libretto yazım ekibi bu hikâyenin kantat metnini oluşturmuştur. Hikâye bilge ve doğa-üstü nitelikler taşıyan Taru’nun Göbeklitepe’ye tören zamanlarında gelen bir avcı grubunun içindeki güzel Avva’ya âşık olması, Avva’ya aynı zamanda diğer avcı grubundan güçlü bir avcı olan Agam’ın da âşık olması ve yine bölgedeki başka bir bilge kadın Aba’nın bu aşklara dönük tutumu, bölgedeki insanların yaşantısı ve bu ilişkiler çevresindeki tepkileri ile aşkın Göbeklitepe’deki son tapınma töreninde noktalanan akıbetini anlatmaktadır.

Besteci: Can Atilla

Sahneye Koyan: Gürçil Çeliktaş

Libretto: Burcu Kılınç Kızıltepe – Lütfü Erol- Hacer Buyruk

Daha fazla bilgi için;

Fazıl Say Ankara Konseri

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Bilkent Oda Orkestrası ile birlikte vereceği  konserle, Ankara’ da sanatseverler ile buluşacak.

23 Şubat  tarihinde Ankara Congressium’da gerçekleşecek konserde , Fazıl Say’ın güçlü piyanosuna solist Senem Demircioğlu da eşlik edecek.

Konser programında Say’ın oda orkestrası ile birlikte yorumlayacağı eserler arasında;   Mozart Koncert  No: 12 K414 , Say’ın İpek Yolu ve Yürüyen Köşk eserleri yer alıyor.  Gecede ayrıca Beethoven Ayışığı sonatı ve Say “ Mezzo-soprano ve Piyano için Ballad, Op.54b” izleyici ile buluşacak.

Daha fazla bilgi için;

Nereye Gitti Bütün Çiçekler Oyunu

MEB Şura Salonu

24 Şubat 2020 20:00

Orijinal ismi “Necessary Targets” olan, Eve Ensler’in yazdığı oyun bilinmeyen bir zamanda, bilinmeyen bir coğrafyada bir mülteci kampında geçmektedir.
Psikolog bir kadın mültecilerin travmalarını onarmak için çabalarken, bir yazar ise hikayelerini duyurmak istiyor.
Kadınlar birer birer kendi hikayelerini anlattıkça, bir taraftan mülteci ve savaşın çaresizliğine ve korkusuna tanıklık ederken, öbür yandan kadınların kendi aralarındaki ilişkilerinin ne şekilde güçlendiğini göreceğiz.

Biletler

 

BONUS

Rooms Pop Up Museums

Ankara’nın ilk Pop Up Müzesi: Rooms Ankara 21 farklı oda konsepti ile fotoğraf tutkunları için kapılarını açtı!

 

Daha fazla bilgi için;

 

Editör / Editor: Görkay Düzgün

Grafik Tasarımcı / Graphic Designer : Saliha Nur Yılmaz

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?