Sinemada Renk Psikolojisi: Ne hissediyoruz?

Kült filmlerin renk paletleri

| Aralık 2017


Bilinçaltımızı etkileyen renklerin aslında anlamı nedir? Sinemanın anlatım gücünün temelinde kuşkusuz ki renkler var. Peki, Gökkuşağı’nın renklerinin sinema alanında nasıl kullanıldığına göz atmaya ne dersiniz?

Mesela, bugün günlerden cuma ve sen arkadaşlarınla bir korku filmi izliyorsun; en gerildiğin sahnede olmazsa olmaz o renk, tabiki de kırmızıdır.  Korku filmlerinde özellikle tercih edilen bir renktir kırmızı; çünkü vahşeti, kanı, ölümü temsil eder. Kırmızının bu ve bunun gibi olumsuz etkileri olsa da, enerjik ve dışa dönük bir renk olduğundan aşk ve sevginin rengi olarak da geçer. Tabiki sevgi ve nefret duygularını zıt bir şekilde bünyesinde barındırır. Kırmızı aşırıdır, aşırıya kaçmaktır, ucu yoktur onun!

 


American Beauty (1999)

 


Reservoir Dogs (1992)

 

 

Turuncu renginin “dinamizm”i yansıttığı tartışılmaz bir gerçek. Canlı ve sıcak bir renk olduğundan; coşku ve neşe gibi duyguları da bize yaşatabilir. Fakat turuncu göze fazla takılan bir renktir, onu çok kolay fark ederiz; ama peki ya bunu istemiyorsak? Turuncunun depresif ve gergin durumlarda insanları daha da sinirli bir moda sokabileceği görülmüştür. Komedi filmlerinde onu ve tonlarını bolca görsek de; gerilim filmlerinde de kullanılmıştır. Ucu açık bir renktir, zaten insan üzerindeki etkisini de genellikle tonları belirler.


Alice Through The Looking Glass (2016): Tim Burton’ın içimizi ısıtan, yüzümüzü güldüren filminde turuncu ve tonlarını da oldukça görüyoruz.

 


Mad Max: Fury Road (2015): Dinamizm ve Mad Max. Bu film için turuncudan başka bir renk düşünülemez!

 

Gençlik, sevinç, heyecan… Sarı bu kavramları oldukça iyi ifade eden bir renktir. İnsanların ruh halini olumlu etkiler ve çok dikkat çeker. Temelde neşe ve keyif verici bir renk olmasıyla birlikte, tonlarına göre farklılık gösterebilir. Örneğin altın tonları “kusursuzluğu” ifade eder. Her renk gibi onun da olumsuz bir tarafı var ne yazık ki,  aynı zamanda “ihanet” duygusunu da yansıtabileceği söylenmektedir. Korkaklık, ön yargı, güvensizlik, takıntılık gibi kavramların da rengi olduğundan, gerilim filmlerinde onu sıkça görürüz.


Leon The Professional (1994)

 


Fear and Loathing in Las Vegas (1998)

 

 

Her rengin olduğu gibi yeşil rengin de kendine has hissettirdiği duygular vardır. Yeşil herkesin de bildiği gibi; doğanın, yaşamın, tabiatın rengidir ve neredeyse her tonunun insan üzerinde olumlu etkileri vardır; ruhu sakinleştirmeyi temel alır. Negatif olarak yeşil; tehlike, kıskançlık ve bozulmadır. Kimi zaman yaratıcılığı arttırdığı da söyleniyor ama, o kısımdan emin olamıyorum!


Suicide Squad (2016): Harley Quinn, Joker ve tehlike. Bu üçlü yeşil ve tonları için biçilmiş kaftan!

 


Melancolia (2011)

 

 

Mavi de özellikleri itibariyle yeşile benzer bir renktir. Sakinliği, sükuneti ve zekayı temsil eder. Özgürlük anlamı da taşımakla birlikte deniz, okyanus ve gökyüzünü sıklıkla içeren özellikle doğa temalı filmlerde çok kullanılır. Manevi olarak da bağlılık, sadakat, ciddiyet, izole ve melankolik olma anlamlarını taşıyabilir. Tonuna göre değişiyor elbette, fakat iletişimde mavinin oldukça sosyalliği arttıran bir renk olduğu inkar edilemez!


The Truman Show(1998): Jim Carrey’in başrollüğünü üstlendiği filmde iletişim ve ögelerini oldukça fazla görürüz, bu sahnede gökyüzüne çıkılan merdivende de mavi rengi yine kullanılmış.

 


American Pshyco (2000)

 

 

Mor için renkler arasında en gizemlisi, en mistiği diyebiliriz. Doğaüstü güçleri temsil etmekle birlikte; asalet, zenginlik, kudret, fantezi, kibir ve hüzün de morun anlamları arasındadır. Kararsız biriyseniz mor rengini hayatınızdan çıkarın, çünkü emin olun sizi her gün daha da kararsız yapan o! Kraliyet ailesinin rengi, aynı zaman da hastalığa da işaret ediyor; ne ironik değil mi? Üstelik, fazla intihar etme arzusu olan insanların da uzun süre baktığı bir renkmiş mor, aman diyim! Morun kötü bir renk olduğuna kendinizi tamamen inandırmadan önce; mistik konuları, iyi niyeti ve manevi düşleri de temsil ettiğini söyleyelim de..


Edward Scissorhands (1990) : Tim Burton’ın ustaca yönettiği film, gerek gotik atmosferi gerekse dokunduğu her şeyi kesen ellere sahip olan karakteriyle tanıyoruz. İzlerken başımızın dönüp midemize kramp girmesinin bir sebebi de demek ki mor rengiymiş. Ne hüzündü ama!…

 


Peter Pan (1953)

 

 

Pembe; şirinliğin, saflığın ve uyumun rengidir. Ve her ne kadar bir rengin bir cinsiyeti temsil etmesinden hoşlanmasam da, pembe kızdır, “kızsal” şeylerdir. Pembe, mutluluk verici olayları simgeler; saldırgan ve uyumsuz değildir. Daima genç kalmak ve sağlı olmaktır ve tıpkı kırmızı gibi bazen aşktır.


Grease(1978) : Filmin ünlü kız grubu Pink Ladies’lerin rengi pembedir, hatta Frenchie karakteri bir tık daha abartıp, saçını da pembe yapmıştır…

 


Blue Velvet (1986)

 

Bonus: Filmlerin bizde etkisini anlatan Lilly MTZ-Seara’nın yaptığı harika bir video var, mutlaka izlenmeli!

 

Sinemada renklerin insan psikolojine etkisi genel olarak bu şekilde. Bahsedilen şeylerin sadece sinema alanında hissettirdikleri değil, günlük hayatta da bir anlamı olduğu unutulmamalı. Bir tasarımcı da aynı zamanda istediği hissi verebilmek için de bu ve bunun gibi bilgileri bilmeli. Rengin hayatımızdaki önemi oldukça büyük, psikolojimize etkisini bilip bunu kendi yönümüze çevirmek de bizim elimizde!

 

Referanslar:

Color Palettes From Famous Movies Show How Colors Set The Mood Of A Film

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?