Sessiz Çığlık

"Bizi dünyaya demirleyen çıpaları kaybetmiş olma hissi"

| Kasım 2017


Birey olmanın temelinde yatan kendini anlama ve ifade etme dürtüsü insanlık var olduğundan beri mevcut. İçinde bulunduğu döneme göre şekil değiştiren bu anlam arayışı bazıları için o kadar güçlü bir şekilde var olmuş ki  kaybolan ruhlara yol göstermiş. Akımlarla nitelendirdiğimiz bu dönemlerden kopup gelen bazılarının sesi bugün hala bizlerle.

Ekspresyonizm doğduğu dönemde sanatçıların hayatını kolaylaştıran akımlardan biri olmuş. Dönemin pozitivist olgucu akımına karşı; içe dönüşleri, insan ruhunu ve insanların bireysel kıvranışlarını  öne çıkaran bir akım olmuş . Norveçli ressam Edward Munch’ın “Srik” adlı eserin ekspresyonizmin Nirvana’sı olmuş. duygusal yoğunluğunu bugün hala hissettiğimiz bu eser kalıcılığı ve özgünlüğü ile bir iç çöküşün çığlığı niteliğinde. Dünyada ve sanat tarihinde Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sından sonra en çok tanınan eserlerdendir.

*Çığlık tablosunun 1895’te yapılan bu versiyonu 2012’de ABD’de 120 milyon dolara satılarak kısa süreliğine en pahalı sanat eseri unvanını aldı.”

*”Çığlık, tarihte bir değişim anını özetleyen imgelerden biri” diyor Lloyd.
“İnsanın, 19. Yüzyılda o ana kadar kendisini rahatlatmış olan kesinliklerden arınmasını ifade eder: Artık Tanrı, ne gelenek görenek, ne de alışkanlıklar vardır; anlamadığı bir evrenle karşı karşıya olan ve onunla ancak panik duygusuyla ilişki kurabilen, varoluşsal bir kriz halindeki zavallı insanın kendisi sadece.”
“Bu negatif gelebilir, ama modern durum budur. Modern insanı o ana kadar Rönesans sonrası tarihten ayıran budur işte: Bizi dünyaya demirleyen çıpaları kaybetmiş olma hissi.”

Bu mükemmel tasvirde o yalnızlaştırılmış çığlık ve renk karmaşasının doğal bir düzene kavuşturulmuş. Kızılımsı gökyüzünden akan sessiz bir çığlık süzülüyor resimden. Munch burada iç dünyasının karmaşasını dönemin bunaltıcı baskısını yansıtırcasına resmetmiş. Pozitivizm insanları görsel gerçekliğin içinde öylesine boğmuş ki bu olgusal gerçeklik dünyasında biriken düşünceler  Ekspresyonizm ile kendilerine yeni bir gerçeklik bulmuş.

Bu ve bunun gibi nadir eserler vardır. Paulo Coelho da bu çığlığın içinde var olan sanatçılardan biridir, onun çığlığı eserlerinde karakterlerinin hayatlarında yer alır. Bir insanın toplumdaki yalnızlığından tutun onun hayattaki anlamsızlığını, delirmenin bile bir lüks olduğunu savunan ve zamanında deli sanılan bu deha da hayatın anlam karmaşası içinde kendini çok iyi ifade etmiş bir yazardır. Görünenden çok görünmeyen ile derdi olan herkes gibi hayatının kapılarını bizlere açmış. “Sirk’e” baktığınızda onu da o sıkışmışlığın arasında görebilirsiniz niceleri ile birlikte. İnsanların coşku, sevinç, bunalım ve sesiz çığlıkları ile dolu hayatlarının kapılarını bizlere aralayan ve bizimle bir olan niceleri ile ilham olabilme umuduyla…

 

Referanslar

Editör :Duygu Çöplü

Grafik: Nur Yılmaz

*http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/03/160317_vert_cul_munch_ciglik

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?