Sanatın Tuzu

Salt of Art

| Ağustos 2019


Sanat için her ressam, her heykeltıraş, her yazar kısacası her sanatçı kendi düşüncelerini, yaratıcılığını dışa vurmayı farklı biçimlerle gösterir. Ressam resim yaparak hayatımızda olan normal durumları kendi anladığı ve anlatmak istediği şekilde aktarır. Bir heykeltıraş yaptığı çalışmalarda sevdiği bir kelimeden ya da sevdiği bir ortamdan ilham alır.

Every painter, every sculptor, every writer, in short, every artist shows their own thoughts and creativity in different ways; for art.  The painter paints and conveys the normal situations in our lives as they  understand it and as they want to tell it.  A sculptor takes inspiration from a word they love or an environment they love.

Bu yazıda sevdiği bir ortamdan ilham almış başarılı ve yaratıcı bir heykeltıraştan söz edeceğim. Bu heykeltıraşın adı Sigalit Landau ve ilham kaynağı olan deniz ile kendine özgü bir tarz yaratmış. Kendisi gayet uçuk ve sabır gerektiren bir işe adım atmış. Günlük hayatımızda giydiğimiz kıyafetleri, kullandığımız eşyaları bir gölün içinde 3-4 ay gibi bir süre bekleterek bu eşyaların tuz ile kristalleşip adeta kutuplardaki buzullara benzemesini amaçlamış.

In this article, I will talk about a successful and creative sculptor who was inspired by the environment she loved.  This sculptor’s name is Sigalit Landau and she created a unique style by taking the sea as her inspiration. She has stepped into a very cold and demanding business. She takes the clothes we wear in our daily lives, the objects we generally use and leaves them in a lake for a period of 3-4 months to let them go through the process of crystallization with salt, leaving the objects resembling the glaciers in the poles.

Bu ayakkabı Külkedisi masalında geçen ayakkabıya benzetmiş. Buna benzer olarak bir kemanı da bu gölün içerisine bırakarak kullanılamayacak ancak en azından evinizde ölene kadar saklamak isteyeceğiniz bir şahesere dönüştürmüş.

This shoe is similar to the Cinderella fairy tale.  Similarly, she left this violin to wait in the lake as well. It won’t be used but it can be displayed as a masterpiece in your home until you are no longer there.

Bu ayakkabı ve kemanın yanında çocuk ayakkabısı, balerin elbisesi, bisiklet ve balık ağı gibi farklı eşyaları gölde 3 aylık bir süreç içerisinde birkaç kez kontrol ederek bu eşyaları tuzdan şaheserlere çevirmiş. Aşağıdaki fotoğrafta da görüldüğü üzere 19. yüzyıl zamanında giyilen bir elbiseye aynı prosedürü uygulayarak elbiseyi bir gelinliğe dönüştürmüş.

In addition to these shoes and this violin, she checked several items such as children’s shoes, a ballerina’s dress, a bicycle and a fishing net several times in the lake within a period of 3 months, waiting for them to turn from salt to masterpieces. As seen in the photo below, she applied the same procedure to a dress worn in the 19th century and turned it into a wedding dress.

 

Hatta elbiseyi bu şekilde bırakmak istemeyip kontrol ettiği zamanlarda fotoğraflarını çekerek fotoğraflarla ‘Salt Bride’ adında bir sergi açmış. Bu sergi ile de sanatını sanatseverlerle buluşturmuş.

In fact, she didn’t want to leave the dress to wait alone so she took photos of it during the process and opened an exhibition called the ‘Salt Bride.’  With this exhibition, she brought her art together with art lovers.

Sigalit Landau bize çalışmalarıyla hiçbir sanat eserinin kısıtlanamayacağını ve kısıtlanmaması gerektiğini vurguluyor. Onun için sanat bir fırça ve tuval ile sınırlanmak değil, kendi sınırlarını aşmak demek. Sanat dünyasına adım atmak için kendi düşüncelerimizi, kendi iç duygularımızı klasik şekillerde aktarmak yerine bu şekilde uçuk platformlarda sunabiliriz. Sanat demek ruhunu açığa çıkarmak demektir. Her sanatçının yaratıcılığını ortaya çıkarması için aylarca bir odaya kapanması gerekmez. Her sanatçı aynı bedeni, aynı ruhu taşımaz.

Sigalit Landau emphasizes that no works of art can or should be restricted.  For her, art is not limited to a brush and canvas, but she aims to transcend its limits. In order to step into the world of art, we can present our own thoughts, our own inner feelings in creative forms instead of conveying them in classical ways. Art means revealing your soul.  Not every artist has to go into a room for months to reveal their creativity.  Not every artist carries the same body, same spirit.

 

Editör /Editor: Görkay Düzgün

Grafiker/ Graphic Designer: Görkay Düzgün

Kaynakça / References:

thisiscolossal.com

sigalitlandau.com

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?