Pop Art ve Ankara’nın İlk Pop Art Müzesi: Rooms

Pop Art and Ankara's First Pop Art Museum: Rooms

| Ağustos 2020


Sanatın en renklisi, eğlencelisi ve farklısı denilince aklınıza ilk gelen hangisidir desek büyük ihtimalle çoğunuz “pop art” derdiniz. Elbette pop art demenizle birlikte kafanızda rengârenk Marilyn Monroe yüzleri, sıralı bir şekilde dizilmiş Coca Cola şişeleri ve pin-up kızı çalışmaları da belirmeye başlar. Bir de akla gelen diğer isim muhtemelen Andy Warhol. Zira kendisi bu akımın en önemli ve ünlü temsilcilerinden biridir. Fakat her ne kadar ilk akla gelen isimlerden olsa da akımın ilk öncüsü 1947’de çizdiği pin-up kızı çalışması ile Eduardo Paolozzi’dir.

When asked about the most colorful, fun, and different type of art, most people would probably say “pop art”. Of course, when you say pop art, colorful Marilyn Monroe faces, sequentially lined up Coca Cola bottles and pin-up girl works come to mind. In addition, the other name that comes to mind is probably Andy Warhol. Because he himself is one of the most important and famous representatives of this movement. However, even though he is one of the first names that came to mind, the pioneer of the movement is Eduardo Paolozzi with his pin-up girl work in 1947.

 

 

Özellikle 1950’lerden sonra adının da makalelerde kullanılmaya başlaması ile popülerleşen akım, aslında popüler sanatın kısaltmasından adını almış. Özellikle soyut dışavurumculuğa tepki olarak İngiltere’de ortaya çıkan akım; her türlü malzemenin, atığın ya da hazır doğa nesnesinin sanat uğruna kullanabileceğini göstermeyi ve bunun da dikkat çekecek şekilde yapılabileceğini gösterir. Mesela birçoğumuzun küçüklüğünden beri yaptığı etkinlikler yani gazete ve dergilerden resimler keserek başka bir kâğıda yapıştırılması aslında bir pop art niteliği taşıyor ve aynı zamanda plansız gelişen bu olayda yapıştıracağımız resimleri bu materyaller arasında gezerken belirlediğimiz için yaptığımız eylemi yine pop art akımının ilkelerinden olan makineleşmiş ve hazırcı sisteme karşı koyma durumuna da tamamen uyumlu hâle getirmişiz. Yani aslında farkında olmadan çok uzun zaman önce pop art sanatını icra etmeye ve yaratıcı yönümüzü ortaya çıkarmaya başlamış olabiliriz.

Especially after the 1950s, the movement became popular with the fact that its name began to be used in articles, actually got its name from the abbreviation of popular art. The movement emerged in England, especially in response to abstract expressionism, which demonstrates that any material, waste, or ready to use objects can be used for the sake of art; and indicates that this can also be done in a way that attracts attention. For example, the activities that many of us have done since we were little, cutting pictures from newspapers and magazines and gluing them on another paper is actually a pop art attribute. Also because we determine the pictures that we will use in this unplanned event while browsing through these materials, the action we do is not mechanized and it is an opposition to the preliminary system, which are the principles of pop art movement. Therefore, without realizing it, we may have started performing pop art a long time ago and discovered our creative side.

 

Küçüklüğümüzden beri aslında farkında olmadan yapmaya başladığımız ve giderek ilgimizi çeken bu akım, hâlâ pek çok insanı etkilemeye devam ediyor. Günümüzde sıkça kullanılan pop art, şimdilerde giderek artan popülaritesi ile kendisini sosyal yaşamımıza da taşımayı başarmış bir akım. Son yıllarda açılan ve çok konuşulan pop art müzeleri bunun en iyi örneklerini oluşturuyor. Bunlara bir yenisi de Ankara’ya 2019’un sonlarında açılarak dahil oldu. Özellikle sosyal medya ve influencerlar sayesinde pek çok insanın kendisini sanal dünyanın içinde nesnelleşmiş hâlde bulma isteği artmış durumda ve bu müzede bulunan her bir pop art nesnesi onlara bu amaca ulaşmaları için bir araç. İnsanlar için pop art müzeleri; kendilerini baştan yaratmak, hayal etmek ve kendi filmlerini, oyunlarını yazmak için bir fırsat. Bu yüzden giderek artan ilgiye bir de Ankara’nın ilk pop art müzesi Rooms eklendi ve bu yazıda sizlere Rooms’u tanıtacağım.

Pop art, which we have been performing since we were little and attracting us more and more, continues to affect a lot of people. Today, pop art is a movement that has managed to bring itself to our social life with its growing popularity. The pop art museums opened in recent years that attracts a lot of attention are the best examples of this. A new one was included in by opening in late 2019 in Ankara. Especially thanks to social media and influencers, many people have increased desire to find themselves objectized within the virtual world, and in this museum, every pop art object is a tool for them to achieve that goal. Pop art museums are an opportunity for people to recreate themselves, imagine, and write their own movies and plays. Therefore, the first pop art museum in Ankara has been added to the growing interest, and in this article, I will introduce you to the Rooms.

 

Rooms, özellikle farklı konseptlerde fotoğraf çekinmek ve bunu yaparken de eğlenceli saatler geçirmek isteyenler için sevilen bir pop art müzesi. 21 farklı odası olan Rooms’da her oda için ayrı bir konsept hazırlanmış ve odaların içinde en küçük aksesuar detaylarına kadar düşünülmüş bir ortam hazırlanmış. Dev oyuncaklar, ışık oyunları ve renkli lazerler hatta çocukluğumuzdan alışkın olduğumuz top havuzu… Her odanın hikâyesi sizi farklı bir kareye sürüklüyor. Bazen oyuncak ayılar içindeki bir odada kendinizi bir pop klibi çekiminde gibi hissediyor bazen de rengârenk top havuzunun ortasında tekrar çocuk olmuşçasına eğleniyorsunuz. Bu ortamda zaman harcadıkça daha çok fotoğraf çekinmek istiyorsunuz ve amaç aslında tam da bu interaktif müze ortamını yaratmak. Tamamen sizin hayal gücünüze bırakılmış bu müzede çok yaratıcı videolar ve fotoğraflar çekebilir ve siz de müzenin bir parçası olarak kendinizi bir pop art aktörü yapabilirsiniz.

Rooms are a popular pop art museum, especially for those who want to take pictures in different concepts and spend hours of fun while doing so. Rooms, which have 21 different rooms, prepared a different concept for every room; the concepts are thought-out environments up to the smallest details. Giant toys, light games, and colorful lasers, even the ball pool we used to play inside when we were kids… The story of each room draws you into a different frame. Sometimes you feel like you’re shooting a pop music video in a room full of teddy bears, and sometimes you’re having fun like a kid again in the middle of a colorful ball pool. The more you spend time in this environment, the more you want to take pictures, and the goal was to create exactly this interactive museum environment. Everything you can do in this museum is totally left to your imagination, you can take very creative videos and photos in this museum and you can make yourself a pop art act.

 

 

Instagram: roomsankara

Editör / Editor : Nur Yılmaz

Çevirmen / Translator : Furkan Sülümen

Grafiker / Graphic Designer : Deniz Vadi Töngür

 

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?