Pafta Öneriyor #9

Pafta Suggests #9

| Ekim 2020


Film – Before Sunrise

1995 yılında Richard Linklater’ın yayınlanan romantik filmi. Herkesin ilgisini çekebilecek türden bir başlangıçla, iki gencin trende tanışıp sohbet etmesiyle başlar. Alıştığımız romantik filmlerden oldukça farklı bir tarza sahip olan film, Jesse ve Celine adlı karakterlerin diyalogları etrafında şekillenir. Birbirlerine olan bakışları, duygularının en saf hallerini yansıtır. Viyana durağında trenden beraber inerek bir sonraki sabaha kadar beraber vakit geçirmeye karar verirler. Film, bizlere birbirlerinde kendilerini bulmuş iki aşık genci Viyana sokaklarında gezerken eşlik etmeye çağırıyor. Bu film, bazen bir yabancıya herkesten çok yakın olabileceğimizi anlatıyor. Sohbetleri, sıradanlığın tam aksine gençliğin gücüyle sorgulayıcı ve etkileyici bir boyuta ulaşıyor. İkili, spontane verilmiş bir kararla kendilerine unutamayacakları anılar yaratıyorlar. Akıp giden bir Viyana gecesinde aşkı tadıyorlar.

Bu film, tesadüflere inanan ve kendi trenlerinden inebilecek cesareti olan herkese gelsin!

Movie – Before Sunrise

A 1995 romantic film by Richard Linklater. It starts with the kind of beginning that everyone can be interested in; two teenagers meet and chat on the train. The film is shaped around the dialogue of the characters Jesse and Celine, a rather different style from the romantic films we are used to. Their gaze at each other reflects the purest state of their emotions. At the Vienna stop, they decide to get off the train and spend time together until the next morning. The movie invites us to accompany two young lovers who have found themselves in each other while wandering the streets of Vienna. This movie tells us that sometimes we can be closer to a stranger than anyone else. In contrast to mediocrity, their conversations reach an inquiry and impressive dimension with the power of youth. With a spontaneous decision, the two create memories they will never forget. They taste love on a flowing Vienna night.

Let this movie come to anyone who believes in coincidences and has the courage to get off their own trains!

 

Albüm- Tame Impala / The Slow Rush

Utangaçlığı sebebiyle tek kişilik başarılarını Tame Impala grubu adı altında toplayan Kevin Parker, yıllardan beri gerek kendi adıyla gerek grup adıyla varlığını korumuştur. Yapımcı olarak da birçok önemli isimle işbirliği yapmış, adından söz ettirmeyi başarmıştır. Bir önceki albümü 5 yıl önce yayınlanan Kevin Parker, 2020 yılında The Slow Rush adlı albümü ile aramıza dönmüştür. Bir sonraki albümü için ise daha kısa ve verimli bir süre geçirmeyi hedeflemiştir. The Slow Rush albümünün tarzının önceki albümlerine göre daha farklı olduğunu iddia eden Kevin Parker, aynı kitleye seslenmediğini ve böyle bir niyetinin hiç olmadığını dile getirdi. Hem bireysel olarak keyifle dinlenebilen hem de topluluklara hitap eden bir tarzının olması orjinal bir isim olmasına katkı sunmuştur.

Arada bir de olsa çizgilerinden çıkan, farklı ritimler duymaktan hoşlananlara tavsiye edilir!

Album – Tame Impala / The Slow Rush

Kevin Parker, who gathered his one-man achievements under the name of Tame Impala because of his shyness, has kept his own name and group name for many years. As a producer, he collaborated with many important names and managed to make everyone mention his name. Kevin Parker, whose previous album was released five years ago, came back with his album The Slow Rush in 2020. For his next album, he aims to spend a shorter and more productive time. Kevin Parker claimed that the style of The Slow Rush was different than his previous albums, and that he did not speak to the same audience and that such intent was never expressed. Having a style that can be relaxing while listening to it alone, and have an appeal to the communities, helped him to have an original name for himself.

It is recommended to those who like to hear different rhythms, coming out of their lines once in a while!

https://www.youtube.com/watch?v=bMLq3QQK6a8&list=PLHwvDXmNUa92NlFPooY1P5tfDo4T85ORz

 

Belgesel – Gıda Suçları

2018-2019 yılında Netflix tarafından yayınlanan belgesel, gerçekten ne yediğini ve yediği ürünün nasıl kendisine ulaştığını merak edenlerin belgeseli. Her bölümünde farklı bir konuya değinen belgesel, gıdaların tedarik ve üretim sürecinde neler yaşandığını gözler önüne seriyor.

Azalan üreticilere, üretenlere karşılık artan katkı maddeleri ve bu alanda yaşanan rekabetler inceleniyor. Fiyat dalgalanmaları, bütçelerimizi uygun bir başka ürüne doğru çekerken aslında sağlığımız açısından tartışmalı ürünler satın alabileceğimizin farkına varmamızı istiyor. Bu sektörde rekabet ve haksızlıkların bulunduğunu, şirketlerin kamuya ait kaynaklara bile göz diktiğini bizlere gösteriyor. Satın aldığımız ürünün arka planını bilmek, bizlerin işçilerine haksızlık eden ve çevreye zarar veren güç oyunlarının ortasına düşmememizi sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki satın aldığımız her ürünün arkasındaki fikri desteklemiş oluyoruz.

Documentary — Food Crimes

The documentary published by Netflix in 2018-2019 is a documentary for those who really wonder what they ate and how the product they ate got to them. Referring to a different topic in each episode, the documentary reveals what happens in the process of supply and production of foods.

It examines increasing additives against reducing producers and competitions happening in this area. It wants us to figure out, while price fluctuations are pulling our budgets towards another suitable product, we realize that we can actually buy controversial products for our health. It shows us that competition and injustices exist in this sector, companies even set their eyes on public resources. Knowing the background of the product we buy will allow us not to fall into the midst of power games that are unfair to workers and harm the environment. It should be remembered that we support the idea behind each product we buy.

KAYNAKÇA

https://en.wikipedia.org/wiki/Tame_Impala#2019%E2%80%93present:_The_Slow_Rush

https://wannart.com/icerik/3434-kevin-parkerin-uproxx-roportaji-gecmis-tame-impala-albumleri-ve-the-slow-rush

 

Editör / Editor: Nur Yılmaz

Çevirmen / Translator: Furkan Sülümen

Grafiker / Graphic Designer: Vadi Töngür

 

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?