Ömer Selçuk Baz

Ömer Selçuk Baz ile Röportaj, Panel Özeti

| Haziran 2018


PANEL ÖZETİ

Mimarlıkta Mega Projeler ve Yarışma projeleri adlı panelde konuşmacı olan Ömer Selçuk Baz, yüksek lisans eğitiminde yarışma projelerine yöneldiğinden bahsederek konuşmasına başladı. Konuşması boyunca, katıldığı yarışma projelerinden örnek vererek bizlere yarışma projelerinin öneminden ve aslında bu projelerin bizleri nasıl geliştirdiğinden bahsetti. Yarışmalardaki rekabetin bizleri farklı tasarımlara zorlayarak ve diğer katılımcıların da projelerini görerek sürekli bir öğrenme platformu oluşturduğundan bahsetti. Konuşmasında Tekirdağ Belediye Binası projesi, Bursa Merkez Binası projesi, Troia Müzesi projesi ve Kapadokya Müzesi projesinden görseller göstererek tasarım sürecini anlatarak bizleri aydınlattı.

RÖPORTAJ

1.Troya Müzesi projesinde tasarladığınız yapı ile döneme ışık tutmuşsunuz. Bu yapıyı tasarlarken nasıl bir kontrast yaratmaya çalıştınız? Bunu geçmişi yüceltmek olarak mı ya da bu kontrastı kullanarak günümüzü yüceltmek olarak mı anlatırsınız?

Bu tasarlama tavrını herhangi bir şeyi yüceltmek olarak tarif etmezdim doğrusu. Yapmaya çalıştığımız şey kadim zamanların efsanelerle örülmüş anlatılarından birisi için geri çekilmiş, bölgenin, coğrafyanın ıssız , yalnız ifadesini incitmeden bir anlatıyı mümkün kılabilecek zemini oluşturmaktı.

2.Troya Müzesinin girişine ve çıkışına baktığımızda uzun ve nispeten dar bir rampadan yer altına giriş ve çıkış görüyoruz. Burada o döneme referans vererek o zamanlarda yaşanan felaketleri yansıtmışsınız. Bu sanatın sınırlarının olmamasından mı kaynaklanıyor? Sanatın bu özelliğini kullanarak bunun mimariye olan yansımasını mı göstermeye çalıştınız?

Tasarım ve ondan türeyen mekanlar için böyle doğrudan tarifler yapmaktan genellikle kaçınırım. Sebebi; bu kadar doğrudan sebep sonuç ilişkilerine yaslanmıyor olmaları olabilir. Troya müzesine uzun bir rampayla girmek, rampayı bir kapı olarak kullanmak, bir kapı yapmayı, bir kapıdan girme konusunu ötelemek belki daha iyi bir açıklama olabilir. Bir yapıya girme anının çok önemli olduğunu düşünüyorum, bir iç ve dış dünya ayrımının bulanıklaşması hatta aşamalarla dönüştürülmesi ziyaretçiler için ilginç bir deneyim olacaktır.

3.Projelerinize baktığımızda hem konut hem de farklı, daha fonksiyonel projeler üzerinde çalışmışsınız. Bu kadar farklı projeler içerisinde hangi tarz projeler sizi daha çok heyecanlandırıyor? Neden? Projeye başlarken konseptinizi nasıl belirliyorsunuz, yaklaşımınız nedir?

Tasarım üretmek için belirli bir formül kullanmıyoruz. Hazır reçeteler, ezbere üretim metodları genelde kaçındığımız şeyler. İşvereni ile doğrudan ilişki kurabildiğimiz her iş, konusu ve  yeri ile bağlantılı olarak bizi heyecanlandırabilir. Ancak bir iş ile heyecanlanabiliyor olmak iş kadar sizin konuyu nasıl ele aldığınızla da çok alakalı…Tasarım üzerine fikirleri, yer, coğrafya, işveren ve kendi gündemimiz üzerinden ilerleyerek araştırarak oluşturuyoruz. Bu süreçleri mümkün olduğunca yavaş ve içselleştirerek ilerlemek istiyoruz.

4.Başka bir yarışma projenize gelirsek İstanbul Modern için yaptığınız çalışma biraz daha farklı aslında. Bu yarışmaya katılırken motivasyonunuz ne oldu? Neyden ilham aldınız?

İstanbul modern, içinde bulunduğumuz tuhaf, inşaata dayalı fiziki çevre kurma düşüncesine eleştiri mahiyetinde bir iş. Kent mekanının anlamsız ve plansız bir şekilde sadece para ve daha çok inşaat üzerinde şekillendirildiği bu zamanlara dair bir okumayı içeriyor.Mimarlık sadece iyi mekan üretmek için midir? Mimari üretimin kendisi de yazılı metin gibi, sinema gibi bir uyarıcı işlev üstlenebilir mi sorusuna bir yanıt arayışı…

5.Son olarak yeni yetişen mimar adaylarından beklentiniz neler? Onlara ne önerirsiniz?

Her mimarın kendine özgü tasarım yapma ve üretme biçimleri olabilir, olmalıdır da. Bu mimar adayları için bir keşif sürecidir aslında. Kendilerini tanımak, anlamak  için de bir araçtır diye

düşünüyorum. Ben mimarlık yapmayı önce kendimle ve çevremle bir çeşit iletişim kurma biçimi olarak görüyorum.

O yüzden yeni mimar adaylarına önerim, ölçekten ve üründen bağımsız  kendilerini ifade edebilecek özgün mekanlar kurmaya gayret etmeleridir..

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?