Nilgün Olguntürk

Questions for Academics

| Kasım 2018


Doç. Dr. Nilgün Olguntürk, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversite’sinde tam zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz dönemi için FA 101-Basic Design I (Temel Tasarım I) ve IAED 397-Color Theory and Applications (Renk Teorisi ve Uygulamaları) dersleri vermektedir.

 

 


Röportaj:

Soru 1: Öğrenci hayatınızda sizi en çok mutsuz eden olay ne olmuştu?

Nilgün Olguntürk: Jüriler genel olarak beni telaşlandırırdı. Mutsuz etmezdi belki ama çok fazla heyecanlanırdım. Kendimi yeterince ifade edememe endişesi duyardım hep. Yıllar sonra aslında o kadar da telaşlanmama gerek olmadığını anladım ama çok zaman ve tecrübe gerekti.

Beni gerçekten mutsuz eden ise dördüncü yılın ikinci dönemi, yani mezuniyet dönemimizde, hiç geri bildirim, kritik alamamak olmuştu. Bizim okulun hocaları tüm dönem boyunca mezuniyet sınıfına hiç kritik vermezlerdi. Sadece her ay bir defa olmak üzere, toplam üç tane jüri olurdu. Projeniz hakkında alabileceğiniz yorumlar, geri bildirimler o jürilerde verilirdi. Bir dönem boyunca geri bildirim olmadan proje çizmek, beni çok mutsuz etmişti. O zamanlar geri bildirimsiz çalışmak çok zor gelmişti.

Soru 2: Bir akademisyen olarak uyumak için vaktiniz oluyor mu?

Nilgün Olguntürk: Her zaman. Uyku en önemlisi. En yaratıcı, en çözüm üretici olduğum, en iyi düşündüğüm zamanlar, en dinlenmiş olduğum zamanlar oluyor.

Mimarlık okurken birinci sınıfta çok uykusuz kaldım. Projeleri, ödevleri yetiştirmek için bir çok uykusuz gece geçirdim. Yılın ikinci yarısında bir karar aldım ve zamanımı programlamayı hedefledim. Uyku öncelikli kalemlerden biriydi çünkü dinlendiğimde daha verimli oluyordum. Böylece okulun ikinci yılından itibaren hiç uykusuz kalmadım. Ancak bunun da bir bedeli oluyordu. Mesela jürilere çizim yapmaya çok önceden başlıyordum. Bazen bu son bir ya da iki kritiği almamam anlamına geliyordu. Öyle de yapıyordum. Bunun bir zararını da görmedim. Bölüm birincisi olarak da mezun oldum.

Soru 3: Tasarım sizin için nedir?

Nilgün Olguntürk: Tasarım insanlara fayda ve estetik haz sağlamaktır. Onlara kullandıkları nesnelerde ya da yaşadıkları çevrede faydalı ve güzel alternatifler üretmektir.

Soru 4: Eğer şansınız olsaydı, öğrencilik hayatınızda neyi değiştirirdiniz?

Nilgün Olguntürk: Mekanı değiştirirdim. Ben lisans eğitimimi Gazi Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nde tamamladım. O zamanlar oldukça yıkık dökük bir binada okuduk. Oldukça da karanlık olurdu. Hoş, okulda çok durmazdık. Dersimiz yoksa hemen şehrin güzel yerlerine giderdik. Daha sonra yüksek lisans ve doktora eğitimimi sırasıyla ODTÜ Mimarlık Bölümü ve Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nde yaptım ve her iki okulda da çok güzel iki binada okudum, çok da mutlu oldum. Herhalde mimarlık öğrencisi olduğum için mekansal bir hassasiyet duydum, bilemiyorum.

 

Nilgün Olguntürk’e röportajımızı kabul ettiği için teşekkür ederim. Sizin öğrenciniz olmak benim için büyük bir gururdur.

Sevgi ve saygılarımla,

 

Serra Koz

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?