Montreal-Bio Kubbe

Doğal çevreden git gide uzaklaşan 21. yüzyıl insanının doğaya özlemi

| Nisan 2016


Globalleşen dünya, her gün bir yenisini duyduğumuz teknolojik gelişmeler, günlük hayatımıza aniden giriveren elektronik aletler. Son yıllarda dijital bir hayat sürüyoruz demek pek de yalnış sayılmaz. Doğal çevreden gitgide uzaklaşan yirmi birinci yüzyıl insanları olarak, her ne kadar teknolojiyle iç içe yaşamımızdan memnun görünüyor olsak da; bir zamanlar yeşille ve doğayla iç içe olan büyüklerimizin yaşamlarına da özlem duymuyor değiliz. Teknolojinin olmadığı bir dünya acaba primitif duygularımıza mı dokunuyor ve biz bu sebeple mi doğaya özlemimizi ön plana çıkarıyoruz? Biz de sormadan edemiyoruz. Son yıllarda yeşil özlemi mimaride de son derece ön planda. Bunlardan birisi de Montreal’de inşaa edilmiş Montreal Bio-Kubbe.

Montreal’de oluşturalan bu bio-kubbe bir nevi bir ekosistem müzesi. “Space For Life” Uluslarası mimarlık yarışması için “Migration du Biodome” ismiyle Fransız kökenli mimarlık şirketleri AZPML ve KANVA tarafından tasarlanan bu yapı ziyaretçilerine dört mevsimi yaşayabilecekleri farklı atmosferler yaratmayı hedefliyor. Bio-kubbe bünyesinde bulunan her ekosistem bir duvar tarafından kapsam altına alınarak her biyom için bir deri görevi görecek. Bu biyomların altında her türlü iklimden hayvan ve bitkilerin yaşamına uygun bir alan oluştulması hedefleniyor ve tabii ki bu doğrultuda ziyaretçilerin bio-çeşitlilik hakkında bilgilenmeleri. Bio-kubbenin altında bulunan iklimler ise şunlar:

– Tropikal orman (güney amerika’daki yağmur ormanlarının bir replikası)
– Laurentia (kuzey amerika kıtasındaki craton) (kuzey amerika’nın doğasının bir replikası)
– Saint Lawrence marine ekosistemi (Saint Lawrence Körfezi’ndeki haliç’in habitat modeli)
– Kutuplar

Oluşturulan dört farklı habitatın her biri kendilerine özgü hayvan ve bitki türlerine, doğa şekillerine ve neredeyse birebir hissettiren iklimlere sahip. Fakat Montreal Bio-Kubbe bir hayvanat bahçesi, bir akvaryum ya da bir botanik bahçe olmayı hedeflemiyor. Bu yapı tamamiyle bunların hepsini bir çatı altında toplayan ve “Cam Altında Doğa” sloganıyla yola çıkan bir ekosistem müzesi.

Mimarlar iç mekanda gerçeklik açısından tasarlanan duvar sistemini “multimedya kreasyonları için bir destek, çok algılı uyarıcı ve ziyaretçilere geçis yolları ve merkez boyunca eşlik eden bir kanvas” olarak tanımlıyorlar. Projede amaçlanan şey ise son yıllarda doğadan uzaklaşan insanlar için oluşturulan bu mekanda onlara samimi bir ortam yaratmak. Yaratılan bu güzel ve sıradışı ekosistemlerin ve yaşatılan süprizli olayları bir kenara bırakırsak, ekosistemin amacı aynı zamanda toplumda bu eşsiz doğanın korunmasını ve milli miras olarak kabul edilen doğal güzelliklerin sürdürebilirlikleri hakkında bilinçli olunması gerektiğine de değinmek isteniliyor.

Daha fazla bilgi için: http://espacepourlavie.ca/en

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?