Mimarlık Sanat ve Teknolojinin Hayal Gücünün Sınırlarını Zorlayan Harmonisi

Refik Anadol

| Ekim 2019


Her girdiğimiz ortamın bize verdiği mesajlar farklıdır. Bu ortam bir banka şubesi, yaya kaldırımı, otobüs garı veya bir devlet dairesi olabilir. Her ortamda ortamı yaratan bilinç, ortam aracılığıyla bizlere mesajlar verir. Ortamın mesaj kaynağı olma özelliği, mimarlığı uygarlığın önemli bir parçası haline getirmiştir. Tarih boyunca hükümdarların sarayları, onların gücünü gösterecek biçimde inşa edilmiştir. Bunun yanı sıra birçok toplum adliye saraylarının görkemli yapıda olmasına özen gösterir. Tarih boyunca süregelen mimari, yaşanılan dönemin kültürü hakkında birçok detayı içinde barındırır. İnsanların kendilerini ve hayallerini farklı yollarla ifade ediş biçimi içinse sanat gereklidir. Bulunduğumuz çevrenin kültür ve sanatının yaşanılan dönemin mimarisine yansıması; kültür, sanat ve mimariyi birbirinden ayrılamaz bir bütün haline getirmiştir.

Every environment we enter gives us different messages. This environment can be a bank, sidewalk, bus station or government office. The consciousness which created environment sends us messages via the environment itself. The feature of the environment is a message source made architecture a significant part of civilization. Throughout history, rulers’ palaces are constructed in a way that it can show the power of the ruler. Besides, most societies take care that courthouses are splendid. The architecture throughout history includes various details regarding the culture of the era. For people to express themselves and their dreams what is needed is art. Art and culture of the environment affect the architecture of that period. As a result, art, culture, and architecture became an inseparable whole.

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde ise teknoloji hızla gelişerek bizlere türlü kolaylıklar sağlıyor. Çoğumuz sabah uyanır uyanmaz telefonu elimize alıyor ve gelen bildirimleri kontrol ediyoruz. Teknolojinin hayatımıza bu kadar entegre olması beraberinde birçok yeniliğin gelmesine de zemin oluşturdu. Hal böyle olunca da yaşanılan çağa ayak uydurmak, sürekli gelişmek ve üretmek insanların yegane amacı oldu. Gelişen son teknoloji, hayal gücümüzün sınırlarını zorlamaya ve sanki bir bilim kurgu filminin içinde rol alıyormuşuz gibi hissettiren ortamlar sunmaya çoktan başladı. Yakın geçmişte hem fiziki hem de sanal bir gerçeklik içinde bulunabileceğimizi söyleselerdi bu kulağa çok tuhaf gelirdi değil mi? Ama artık mümkün. Dahi bir Türk tarafından yapıldı ve insanlığa sunuldu. Şimdi bahsedeceğim kişiyi belki de çoğunuz duymuşsunuzdur çünkü kendisi MIT, Harvard, Carneige Mellon gibi okulların önüne geçerek Microsoft Research tarafından En İyi Vizyon Ödülü’nün sahibi REFİK ANADOL.

Currently, technology provides people with convenience by developing rapidly. Most of us check their notifications first thing in the morning. Being integrated into our lives, technology laid the ground for innovations. Consequently, keeping pace with the era, evolving constantly and producing became people’s main aim. Last innovations have already started to force our imagination and make us feel like we live in a sci-fi movie. In recent history, it would sound weird if we were told that we could be able to live in physical and virtual reality at the same time. But it is possible now. It is created and put into service by a genius Turkish. Maybe some of you have heard of him. He, Refik ANADOL, outperformed colleges like MIT, Harvard and Carnegie Mellon and achieved the Best Vision Award from Microsoft Research.

“Bir mekan bizi hissedebilir mi, bizimle gerçekten etkileşime geçebilir mi, kendi kendine hatıralar yaratabilir ve rüya görebilir mi?

“Can space feel us, interact with us, create a memory on its own and dream?”

Refik Anadol bu soruların cevabını, teknolojiyi manipüle ederek oluşturduğu WDCH DREAMS’te veriyor.WDCH DREAMS: Hatırlayan, öğrenen ve hayal eden bir bina hakkındaki, bilim kurgu hikayesi. Los angles Filormoni Orkestrası’nın 100. yılı şerefine Walt Disney Konser Salonu sanatçı Refik Anadol ve Google Arts and Culture’ın da katkılarıyla izleyenlere unutulmaz görsel bir şölen yaratmasının yanı sıra; mimarı Frank Gehry’nin isteğini de yerine getirdi ve şehre bir tuval olmasını dilediği ikonik bina, insanlara bambaşka dünyaların kapılarını araladı. Los Angles Filormoni Orkestrası’nın 100 yıllık arşivlerinin taranması ile seçilen poster, afiş, ses ve görseller AI (yapay zeka) algoritmaları ve Google Arts and Culture’ın Sanatçılar ve Makine Zekası programı kullanılarak final kompozisyonları oluşturuldu. 42 adet 3 boyutlu projektör ile binaya yansıtıldı. Bu sayede bina hem arşivden hem de gelecekten görüntü ve seslerle donatıldı. Refik Anadol WDCH DREAMS’te insanların hatıralarını işleme ve imgelerle rüyalarına geçmesi durumundan esinledi.

Refik Anadol answers these questions with WDCH DREAMS which he created by manipulating the technology. WDCH DREAMS, a science fiction story about a building that can memorize and dream. In honor of the centenary of Los Angeles Philharmonic Orchestra, Walt Disney Concert Hall gave audiences a visual feast with the help of Refik Anadol and Google Arts and Culture. In addition to that, this building which is expected to be an easel for the city made its architect Frank Gehry’s dream come true and helped people experience a new world. Chosen posters, banners, audios and visuals from LA Philharmonic Orchestra’s hundred-year-old archive are combined by using AI (artificial intelligence) algorithms and Google Arts and Culture’s Artists and Machine Intelligence program. They projected to the building from 42 three-dimensional projectors. In this way, they were able to equip the building with visuals and audios both from the archive and future. Refik Anadol, in WDCH Dreams, is inspired by the way how people make use of memory and create dreams with imagery.

”Her bir şekil arşivden alınan bir bilginin temsili. Bu algoritmaları bir fırça gibi kullanmak, şiirdeki dengenin temsili gibi. Bazen karşınıza çıkan sonuçlar gerçek bazen makine tarafından yaratılmış oluyor. Ürettiğim her proje bir çeşit bilim kurgu hikayesi.”

“Every shape is a representation of information from the archive. Using these algorithms like a brush is a representation of balance in a poem. Hardships you encounter are sometimes real and sometimes created by a machine. Every product of mine is a kind of sci-fi story.

Cepheyi saran sihirbazlık gösterisinin yanı sıra Anadol; konser salonunun içine de ziyaretçilerin gösteri için kullanılan dijital malzemeler ile etkileşim kurabileceği bir entalasyon hazırladı.

Besides the magic show embracing the façade of the building, Anadol prepared an installation inside of the concert hall so that audiences can be in interaction with the digital material used in the show.

 

Sanatçımızın bir başka projesi ise Pilevnieli Galerisi’nde sergilenen Eriyen Hatıralar adlı yapıtı. Bu eser ‘Hatıralar ile ne yapılabilir?’ sorusuna cevap olarak ortaya çıkmış. Anadol 20. yüzyılın başından bu yana sanat dünyasında sorgulanan ‘Anılar nedir ve bize ne anlatıyor?’ gibi soruların cevaplardan daha önemli olduğuna inanıyor. Eriyen Hatıralar, teknolojinin ve beynin sınırsız olanaklarının yardımıyla, insanlar ve hafıza arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Proje beynin hatıraları nasıl anımsadığını gözler önüne sermek için ışık projeksiyonlarını, veri resimlerini ve artırılmış veri heykellerini bir araya getiriyor. Anadol, üniversitesi’nde yer alan nöroloji laboratuavarının desteğiyle ortaya çıkan projedeki çalışmalarda çok kıymetli büyük veri setleri ve üstün özellikli beyin sensörü ile çalışma şansı bularak deneyler yapıp, teknolojinin bilim ve sanat ile iç içe geçtiği noktalardaki ilhamını, özgünlüğünü vurgulamış.

Another successful project of the artist was Melting Memories displayed in Pilevneli Gallery. That work is an answer to the question ‘What can be done with the memories?’ Anadol argues that questions, being asked from the beginning of the 20th century, such as “What is memory and what does it tell us?” are more important than the answers. Melting Memories deals with the relationship between people and memory with the help of technology and the brain. This project combines light projections, data pictures, and data statues to demonstrate how the brain remembers memories. Anadol found the chance to work with enormous data sets and outstanding brain sensors thanks to the neurology laboratory in his university. He made experiments and emphasized his originality at the point that science and art come together.

Çalışmalar, beynimizin bir anıyı hatırlayışında oluşturduğu hareketlerin bir beyin dalgası sensörü aracılığıyla algortimalara dönüşmesi ile üretilmiş. Bu süreçte beynin anıları hatırlama süreci filtrelenerek beynin maddeseliğinin ortaya çıkması hedeflenmiş. Beyin dalgalarını ölçebilen sensör sayesinde hatıraların titreşimini görselleştiren Refik Anadol, Eriyen Hatıralar projesinden sonra Mayo Clinic ve Alzheimer Enstitüsü başta olmak üzere bu yöntemi araştırmalarında kullanmak isteyen birçok önde gelen sağlık kurumundan haber almış.

Studies are created through a brain sensor that transforms moves in our brain when we remember a memory into an algorithm. In this process, the duration of remembering is filtered so that the corporeality of the brain could emerge. After Melting Memories, Refik Anadol, who can visualize vibrations of memories with the help of a brain sensor that can measure brain waves, came to know that there are some institutions such as Mayo Clinic and Alzheimer Institute willing to use his method in their researches.

Eriyen Hatıralar

Melting Memories

Refik Anadol sanatıyla yalnızca Bill Gates’in değil NASA’nın da dikkatini çekmeyi başardı.

Refik Anadol was able to attract not only Bill Gates’ but also NASA’s attention with his art.

Refik Anadol şimdi de NASA’nın Mars Keşif Programında çektiği 500.000 fotoğrafı kullanarak bir veri heykeli üzerinde çalışıyor. Bu proje NASA JPL ekibiyle toplantı yapmasıyla başlamış. 2016’da başladığı Google’ın Sanatçılar ve Makine Zekası programı ilgilerini çok çekmiş. Ayrıca stüdyosunda diğer büyük verilerle ürettiği kamusal alandaki projelerden de ilham alarak bir teklifte bulunmuşlar ve bir yılın sonunda üretecekleri projenin zamanlaması ve detayları ortaya çıkmış. Mars keşif programı da şuanda kullandığı veri setlerinden biri. Daha da heyecanlı olan kısmı ise NASA’nın verileriyle ‘Arşiv Rüyası’ sergisindeki gibi yapay zeka kullandığı başka bir projesinin de olması.

He is now working on a data statue by using 500.000 photographs taken in the NASA’s Mars Exploration Program. This project started with a meeting with NASA JPL Team. Google’s Artists and Machine Intelligence Program started in 2016 draw his attention. In addition to that, they made an offer considering his public projects created by other big data and decided the time table and other details of the project that will be ready end of a year. Mars Exploration Program is also one of the data sets that he is using presently. The more exciting part is that he has another project in which he will use AI and NASA’s data just like in the “Archive Dreams” exhibition.

Kaynakça:https://www.aksam.com.tr/cumartesi/refik-anadoldan-nasaya-veri-heykeli/haber-821353

Grafik tasarımcı: Vadi Deniz Töngür

Çevirmen: Simay Larçin

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?