Maket Neden Yapılma(ma)lı?

Why physical Model should (not) be done?

| Ağustos 2019


Maket yapımı tasarım derslerinin vazgeçilmezlerindendir. Birçok kişi için teslimlerden önce en son yapılan, vakit ve nakit kaybı olarak adlandırılan maket yapımı kimine göre çok zor kimine göre ise çok eğlencelidir ve ilk olarak hazırlanması gereken şeydir. En az maket kartonu kullanılarak nasıl yapılır diye uzun uzun düşünülür, hesaplar yapılır, bütçeler hazırlanır. Peki, projeler bittikten sonra işlevsiz olan maketler gerçekten bir işe yarar mı? Planların, görünüşlerin, kesitlerin, perspektiflerin olduğu bir proje için ayrıca fiziksel makete gerçekten ihtiyaç var mı?

Model is an indispensable part of design courses. For many people, making model is something that you should do at last and mainly called as waste of time and money; for the other people it is fun to make model and it it the first thing that you should do. Model making is a process that many people thing about how to use minimum number of cardboards, make calculations and budget. However, do the models which are disfunctional after the projects are really useful? Is there really a need for a physical model for a project which has plans, elevations, sections, perspectives?

 

Temel tasarım dersi için zorunluluk olduğundan ve herhangi bir çizim olmadığından genellikle fazla sorun etmediğim maketler 2. ve 3. sınıf için artık boşuna zaman olarak gözüküyordu. Zaten tüm çizimlerin yapıldığı ve saatler aldığı için maket hep en sona kalırdı. Özellikle 3. Sınıfta çok fazla detay içermeden yaptığım maketlerde mekanlar arasındaki ilişkiyi göstermek yeterli oluyordu. O zamana kadar maketlere karşı iken beklenen haber son sınıfta gelmişti: Maket zorunlu değil!

Since it was a necessity for the basic design course and there were no other drawings to submit for the juries, I usually didn’t have much trouble but in second and third grade I realized that it is waste of time. Since all the drawings were made took hours, the model was the last thing that I did. It was enough to show the relationship between the spaces in the models without much details especially in the third grade. Until then, the good news was announced in final year: The model is not obligatory!

 

Böylece mutlu bir haber ile başladığım dönem “Maketsiz bir projeyi asla yapmam.”  ile bitti. Mekanlar arasındaki ilişki sadece iki boyutlu çizimlerde ya da bilgisayardaki modelleme programlarından ekran üzerinde olması mekanların algılanmasını yeterince güçleştirerek hiç değilse “çalışma maketi” ile dönemi bitirdim. Aslında maketin mekanlara çok uzaktan (ölçeklerine göre detaylarıyla) bakılmasının ve algılanmasının mekan problemleri çözmek için yegane faktör olduğunu gördüm. Aklımdaki çözümün uygulanılabilirliğini gözlemleyerek oluşan sorunlara da (genellikle çizimde görülmeyen) çözümler bulmaya başladım. İşte o an anladım ki aslında maket sadece öylesine yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk ve koşul değil mekanlar arasındaki ilişkiyi, insanın mekandaki algısını daha öncesinden kavrayabildiğim tek alandı. Fiziksel olarak mekanla iç içe olmak ve onu algılayarak yaratıcı çözümler sunmak ise benim mesleğimin asıl önemli noktasıydı.

So that semester I started with happy news and ended with saying “I would never do a project without a model.” I ended the period with at least making one “working model” because two-dimensional drawings are not enough to perceive the space considering their medium (computer screens and papers) are different from the real life experience.In fact, I have seen that the model is helped to perceive the space from far away (in details according to the scale) and is the only factor in solving space problems conidering the other two-dimensional drawings. By observing the applicability of the solutions in my mind, I began to find solutions to the problems that might be arose (usually not seen in the drawing). I realized that the model was not only a responsibility and a condition to be fulfilled, but it emphasized the relationship between spaces and human perception. The main point of my profession is to perceive the space and finding creative solutions for the space allocation which is done by the help of the physical model during the design process.

 

Tabi ki fiziksel modeli desteklemesi gereken birçok etkende jüri teslimleri sırasında vardı. Bilgisayarda modelleme yapma, ölçümlü çizimlerle projeyi karşımdaki kişilere sunmak ve teknik bilginin doğru aktarılmasında büyük rol alıyordu fakat mekânsal faktörleri ve çözümleri en güzel gösteren şeyin maket olduğuna karar verdim. Kişisel olarak maket yapımı tercih olabilir ama en azından küçük bir çalışma maketi bile –sadece yüzeylerden ve küplerden oluşan maketler- birçok problemin daha başlangıç aşamasında çözümlenmesinde katkı sağlayabilir.

Of course, there were many factors that needed to support the physical model during the jury submission. Computer modeling and drawings has a huge role to present the technical information to the jury members correctly but I decided that the model that showed the best in terms of spatial relationships and solutions. Model making may be preferable, but at least even a small working model – models consisting only of surfaces and platforms – can contribute to the solution of many problems at an early stage of design.

 

 

“Bilgisayarlı görüntü üretimi tasarım sürecini edilgin bir görsel manipülasyona, retinal bir yolculuğa dönüştürerek, çokduyulu, eşzamanlı ve eşgüdümlü imgelemedeki muhteşem yeteneğimizi köreltme eğilimidir. Bilgisayar yaratıcı ile nesne arasında bir uzaklık yaratır, oysa elle çizmek ve maket yapmak tasarımcıyı nesneyle ya da mekanla dokunsal temasa geçirir.” (Pallasmaa, 13)

 

 

Kaynakça/ Referances:

Pallasmaa, J. Tenin Gözleri: Mimarlık ve Duyular. YEM Yayınları. Çev. Aziz Ufuk Kılıç. 4. Baskı. 2011.

 

Editör /Editor: Görkay Düzgün

Grafiker/ Graphic Designer: Görkay Düzgün

Çevirmen/ Translator: Serra Koz

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?