Loving Vincent

Cinnetin Çayırlarında Bir Ressam

| Temmuz 2018


Ünlü, kulağı kesik ressam Vincent van Gogh ilk resimlerini yaptığında 28 yaşındaydı. Ressamlık kariyerinde günümüzde paha biçilemeyen eserleri ile modern resim sanatının öncülerinden kabul edilse de hayattayken yeteneği fark edilmedi ve 37’sinde yoksulluk içinde hayata veda etti. Vincent van Gogh 10 yıllık ressamlık kariyerinde yoğunluğu yer yer değişen bir sarı senfonisinde, sefaletin içinde kırık dökük duyguları ve deli düşünceleri ile 900 eser ve 1100 eskiz üretti.

“Bugün Van Gogh, ona yemek vermeyecek restoranların duvarlarını, onu akıl hastanesine kapatacak doktorların muayenehanelerini ve onu hapse tıktıracak avukatların yazıhanelerini süslüyor“ –Eduardo Galeano

Hayattaki en büyük destekçisi olan kardeşi Theo, Vincent’ın tek sırdaşı, mektup arkadaşıydı. Diğer insanlarla arasında adeta bir uçurum var. Acı ve hayal kırıklığı dolu bir vadi uzanıyordu uçurum boyunca. Hayatının içinde bir türlü rahat edememiş bir adamdı o.

“İnsanın ruhunda koca bir ateş yanıyor olabilir, ama hiçbir zaman kendi kendisini ısıtamaz onunla; gelip geçenlerse yalnızca bacadan çıkan cılız dumanı görürler ve yollarına devam ederler”- Vincent van Gogh

Vincent düzenli bir ruh haline sahip değildi. İçindeki ateşi sadece sanatsal olarak dışa vurabiliyordu. Sanatı ise dinginliği ne içinde, ne dışarda bulamayışının eseriydi. Böylece yalnız sanat ile var olabileceğini anlamıştı.

 “Bir yol resmi yaptığında yol işçilerinin de orada olduğunu ifade ediyordu. Sürülmüş bir tarla resmi yaptığında, hareketlerine sabanın tarlayı kaldırışını da katıyordu. Her bakışında varoluşa dair bir uğraş görüyordu. Bu onun gerçekliğini oluşturan bir uğraş olarak düşünülebilir.” –John Berger

Sanat için sanat bir yana bu tutum varoluşsal bir eylemdi. Ölümü hala şüpheli olsa da muhtemelen ruhunu adadığı tek gerçekliğin son bulmasındansa varlığına kendi son vermeyi de görev bilmişti.

Vincent van Gogh un hayatından ve son dönemlerinde çevresinden kesitler sunan “Loving Vincent” isimli yapım yağlı boya tablolar kullanılarak yapılan ilk uzun metrajlı animasyon film olarak sinema tarihinde yerini aldı. Filmde toplamda 65 bin resim kullanıldı ve bu resimlerin yapılması için 100 kişilik büyük bir ressam ekibi tüm karelerde Vincent van Gogh teknikleri kullanarak büyük bir emekle 853 yeni yağlı boya tablo yaptı. Bu yaratıcı teknik adeta bir ressamı anlatmakta kelimeler ve mekânların eksikliğini gözler önüne seriyor. Yönetmenler Dorota Kobiela ve Hugh Welchman ressamın her detayı ince ince işlenmiş hatta restore edilmiş dünyasını resimle anlatırken, İngiliz müzisyen Clint Mansell da müzikleriyle bir hayaletin peşindeki yolculuğumuza eşlik ediyor.

Muazzam bir insan emeği ve deliliğin ötesinden gelen sanatıyla bu yapıt, sanatçının yaşamını bilenler için bile Vincent van Gogh’un cinnetinin çayırlarında yepyeni bir yolculuğa çıkarıyor. Olgunlaşmamış buğdayın sarı-turuncu rengi dağların tamamlayıcı mavi-mor renginin dengesinde seyrederken, Night Cafe ‘nin kırmızı ve yeşil kontrastının uyarıcı etkisi ile irkilip Yıldızlı Geceler’de günü geceye katan gükyüzünde fırıl fırıl dönen ışık harelerinin altında hala ışığı sıcacık yanan evlerde bir göz olarak resmediliyoruz film boyunca. Her diyalog hüznü beraberinde getiriyor ve sanatçının son sözleri mavi boyayla yazılıyor zihnime ”La tristesse durera toujours”.

Hüzün sonsuza dek sürecek…

 

Kaynakça:

Loving Vincent. (2017). Directed by D. Kobiela and H. Welchman. Poland: BreakThru Productions Trademark Films.

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?