Kısıtlamalar Sanatsal Yaratıcılığı Artırabilir Mi?

Can Constraints Increase Design Creativity?

| Mayıs 2020


Kısıtlamalar Yaratıcılığı Artırabilir Mi?

Yaratıcılık kelimesi kısıtlamalardan bağımsız olarak düşünülmüştür hep.  Sınırların olmadığı ve kutunun dışından düşünüldüğünde ortaya çıktığını veya arttığına inanılmıştır. İlginçtir ki, kısıtlamalar sanatçıları belirli bir odak noktası üzerinde çalışmaya zorladığından yaratıcılığın gelişmesine yardımcı olmaktadır. İlham alanına gerçekten odaklanılmasına izin vererek normalde görülemeyen detayları ve sanat tarzlarını keşfedilmesine olanak sağlar.

Uzun dönemler boyu kısıtlamalar en ilgi çekici sanat eserlerinin oluşmasına yol açmıştır. Bu kısıtlamalar baskılayabileceğimiz limitlere karşılık vererek sanata enerji verir. Sanatçılar kısıtlı şartlar altında en iyiye ulaşmayı amaçlarlar. Sanatı geliştirmek için bir katalizör görevi görerek yaratıcı sanat eserlerinin oluşmasında temel yapı taşı olurlar. Aslında kısıtlamalar yaratıcılığımızı özgür bırakıp onu keşfetmemizi sağlar. Diğer bir değiş ile sanatçılar kutunun içinde kalarak yaratıcılıklarının sınırlarını kutunun dışarısına çıkarırlar.

Can Constraints Boost Creativity?

The word creativity has always been thought of as independent of constraints.  It was believed that there were no limits and that it appeared or increased when thought outside of the box. Interestingly, because constraints force artists to work on a particular focus, it helps to develop creativity. It allows the field of inspiration to be truly focused, enabling it to explore details and branches of art that would not normally be seen.

Long periods of constraints have led to the creation of the most intriguing works of art. These constraints give energy to art by countering the limits we can suppress. Artists aim to achieve the best, under limited circumstances. They become the basic building block in the formation of creative works of art, serving as a catalyst for developing the art. In fact, constraints free our creativity and allow us to explore it. In other words, by staying inside the box, artists extend the limits of their creativity to the outside of the box.

 

Kısıtlama Çeşitleri:

  • Kendine Dayatılan Kısıtlamalar: (Self-Imposed Constraints)

 Types of Constraints:

  • Self-Imposed Constraints

 

Mondrian’ın Red-Blue-Yellow Eseri

Mondrian kendisine verilen kanvas, palet gibi materyal kısıtlamalarını, biçimsel kısıtlamalar ile de arttırarak hem renk paletini temel renkler ile sınırlamış hem de sadece ritmik çizgiler ile en ünlü eseri olan “Komposizyon II. Kırmızı Sarı Mavi” isimli eserini tasarlamıştır.  Kendine yarattığı bu kısıtlamalar ile statik gözüken bu sanat eserini dinamik bir hale getirmiştir.

Kendisine yarattığı bu kısıtlamalar ile yeni ve modernist bir sanat stili olan Neoplastizim akımını oluşturmuş ve kısıtlamaların yaratıcılığı nasıl ortaya çıkartılabileceğinin büyük bir örneği olmuştur.

 Mondrian Red-Blue-Yellow Painting

Mondrian also increased the material constraints such as canvas, palette, with stylistic constraints, limiting the colour palette to basic colours, and also designed his most famous work, “Composition II in Red, Blue, and Yellow”, with only rhythmic lines.  With these constraints he created for himself, he made this static looking work of art dynamic.

He created a new and modernist art style, neoplasticism, with these constraints that he created for himself, and became a great example of how constraints can bring out creativity.

Newspaper Blackout

“Yaratıcılığı sınırlamak yerine ‘ adil kullanımın kısıtlamaları’ şiirlerimi daha iyi hale getiriyor”. – Austin Kleon

Austin Kleon kısıtlamaların “adil” ve yaratıcı kullanımı ile “Gazete Karartması” (Newspaper Blackout) şiir koleksiyonunu yazmıştır. Bu koleksiyonunda gazete makalelerinden siyah kalem ile sadece birkaç kelimeyi geride bırakarak karaladığı sayfalardan şiirlerini oluşturmuştur.

Karartmalarını telif hakkı olan yazılardan ürettiğinden dolayı yasal kısıtlamaların limitini zorlamıştır. Bu yasal kısıtlamaları sanatsal kısıtlamalara dönüştürerek şiirlerini oldukça yaratıcı bir eser haline getirmiştir.

“Esasen, yeni bir şey yaratmak için bir başkasının fikri mülkiyetini yok ediyorum.”

 Newspaper Blackout 

Rather than limiting creativity, the constraints of ‘fair use’ make my poems better. – Austin Kleon

Austin Kleon has written the “Newspaper Blackout” poetry collection with the “fair” and creative use of restrictions. In this collection he composed his poems from the pages he scribbled, leaving behind only a few words in black pencil from newspaper articles.

Because he produced his blackouts from copyrighted writings, he pushed the limit of legal restrictions. He turned these legal constraints into artistic constraints, making his poems a highly creative work.

“Essentially, I am destroying someone else’s intellectual property to create something new.”

 

Kayboluş “La Disparition” – Georges Perec

George Perec, Fransız OuLiPo grubunun üyesidir. OuLiPo (Ouvroir de Littérature Potentialle), kendilerine koydukları kısıtlı yazma teknikleri ve matematik ve edebiyat ilişkisinin gücünü kullanarak kelime oyunları ile eserler yaratan Fransız topluluktur.

Perec, 40 bin kelimeden oluşan“Kayboluş” orijinal adıyla “La Disparition”, eserinin tamamı “e” harfini kullanmadan yazmıştır. Yazdığı süreç boyunca kendisine koyduğu bu kısıtlamayı oldukça eğlenceli bulmuştur. Aynı zamanda bu kısıtlamaların, hayal gücünü dilbiliminin sınırlarında gezdirdiğinden dolayı yaratıcılığının sınırlarını genişletmek için oldukça büyük bir imkân olarak gördüğünü belirtmiştir.

The Void “La Disparition” – Georges Perec

George Perec is a member of the French group  OuLiPo. OuLiPo (Ouvroir de Littérature Potentialle) is the French community that creates works with word games using the restricted writing techniques they made for themselves and the power of the relationship of mathematics and literature.

Perec wrote The Void, original name “La Disparition”, which consisted of 40 thousand words without using the letter “e” in the entirety of his work. During the process of writing, he found this constraint on himself quite amusing. He also stated that these constraints are a great opportunity to expand the boundaries of his creativity, as his imagination wanders at the limits of his linguistics.

Müzikte Kısıtlamalar:

Bir bestecisi her notanın değerini benimseyerek güçlü ve çağdaş müziğin paçaların en önemli parçalarını üretebilir.

Hans Abrahamsen – “Let me tell you It was you”

İngiliz yazar Paul Griffiths , OuLiPo grubunun kısıtlama tarzı ile Hamlet’in Ophelia’sının hikayesini Shakespeare tarafından verilen 483 kelimeyi kullanarak “Let me tell you” adlı romanında anlatmıştır.

Abrahamsen ise Griffith’sin OuLiPo tarzıyla yazılan bu romanını kısıtlanmış müzikal notaları ile hayata geçirmiştir. 24 farklı kesitten oluşmasına rağmen Abrahamsen sadece dört komposizyon bileşenini kullanmıştır.Hikâyesini anlatmak için cesaretini toplayan Ophelia’nın içsel karmaşasını alışılmadık bir tarz ve ritmik melodilerin tekrarlanması ile anlatmaktadır. Abrahamsen, Griffiths’in karakterine uymak için kullandığı bu kısıtlamalar ile romanı müzik aracılığıyla aktarıyor.

Constraints On Music :

A composer can produce the most important pieces of strong and contemporary music by adopting the value of each note.

Hans Abrahamsen – “Let me tell you It was you”

The British writer Paul Griffiths, with the constraint style of the Oulipo group, told the story of Hamlet’s Ophelia in his novel “Let Me Tell You” using 483 words given by Shakespeare.

Abrahamsen, on the other hand, brought to life this novel, written in Griffith’s OuLiPo style, with constricted musical notes. Although it consists of 24 different sections, Abrahamsen used only four composition components. Plucking up the courage to tell her story, he narrates Ophelia’s inner mess with an unusual style and repetition of rhythmic melodies. Abrahamsen conveys the novel through music, with these constraints that Griffiths uses to fit his character.

 

  • Zorunlu Kısıtlamalar:

Bazen hayatta bulunduğumuz sağlık, politika gibi durumlarda zorunlu kısıtlamalara maruz kalırız. Bu kısıtların yaratıcılığımızı yok edip sanatımızın etkilenmesinden korkarken onların avantaja çevrildiği durumlar da vardır.

  • Given Constraints:

Sometimes in life, we are subject to mandatory restrictions in situations such as health or politics. While we fear that these constraints will destroy our creativity and affect our art, there are cases where they are turned to advantage.

 

PhilHansen’ın Kariyerini Değiştiren Sakatlık:

“Titremeyi Kabullen”

Phil Hansen kendine özel noktacılık sanatını geliştiren bir sanat öğrencisi iken geçirdiği sakatlık nedeniyle ellerinin titremesinden kaynaklı sanat yapamayacağını kabullenmek zorunda kalır. Fakat verdiği 3 yıl aranın ardından “kısıtlamaları kabullenerek” onları avantaja çevirmeye karar verir.

Kısıtlamaların yaratıcılığı arttırmadaki gücünü gösteren Phil Hansen kendi tarzındaki yeni sanatını oluşturur. Mumlardan, kahve bardaklarından, kibritlerden sanat eserleri yapmaya başlar.

The Injury That Changed Phil Hansen’s Career:

“Embrace the Shake”

Phil Hansen had to accept that he cannot perform his art because of the shaking of his hands due to the injury he suffered when he was an art student who developed his own art of pointillism. But after a 3-year break, he “accepts the constraints” and decides to turn them into an advantage.

Demonstrating the power of constraints to increase creativity, Phil Hansen creates his new art of his own style. He starts making artworks out of candles, coffee cups, and matches.

 

Yazar / Writer: Ece Sel

Çevirmen / Translator : Su Yıldız

Grafik Tasarım / Graphic Designs:  Şule Dilara Kipel

 

References:

Newspaper Blackout, https://newspaperblackout.com/

Piet Mondrian, https://www.piet-mondrian.org/

https://www.fastcompany.com/3027379/the-psychology-of-limitations-how-and-why-constraints-can-make-you-more-creative

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?