İtirafların

Confessions

| Mart 2019


Arkadaşlarıma soruyorum okul bitiyor üzülüyor musun? Artık bitse diyen insanların şimdilerde üzülüyorum dediğine şahit oluyorum. Pişmanlıklarını soruyorum anlatıyorlar. Eski fotoğraflara bakmayı çok seviyorum. Yanlış anlaşılmasın kendi fotoğraflarıma değil. Mesela bu okuldan mezun olmuş kişilerin fotoğraflarına bakıyorum, bizden önce kim bilir kimler geçmiş buralardan, kim bilir kimler en güzel diye tabir ettikleri yıllarını burada yaşamışlar merak ediyorum. Genellikle yaşlı insanlara soruyorum zaman nasıl geçti diye. Su gibi diyorlar,  göz açıp kapayıncaya kadar diyorlar, hülya gibi diyorlar. Pişmanlıklarını görüyorum biraz da kendimden parçalar. Bir teselli arıyorum. Bu durmayanlar neden durmuyorlar? Bu yazıyı yazarken yerimde duramıyorum bir şeyler arıyorum. Eski insanlara bakıyorum mesela zamanın sözde en iyi hayatını yaşamışlar ve gitmişler. Onlara özenmiyorum.  Çünkü bitmekler bizleri sıfırlıyor. Eğer tek dünyası  bu gaddar ve aldatıcı dünya ise onun daha çok acı çektiğini bile düşünüyorum . Duramıyorum, odamda dönüp duruyorum.

I ask my friends, are you feeling sad that school is coming to an end? Now I’m witnessing people who used to say ”I wish it was already finished” feeling sorry. I am asking about their regrets and they tell me. I love to go through old photos. Do not get me wrong, not my own photos. For example, I look at the photos of people who have graduated from this school, I wonder who was here before us, who lived the most beautiful years of their lives here. Generally, I ask elderly people how the time passed, they say, like in the blink of an eye, like a dream. I feel their regrets, and also my regrets in their words. I am looking for solace. Why do they not stop? I can not stay still while I am writing this article, I am looking for something. I look at the old people, for example, they lived the best life of time and went away. I do not aspire them. I think they suffered even more if their only world is this cruel and deceptive world. I can not stop, I am walking around in my room.

 

Sevdiğim insanlar hakkında bilgi sahibi olmayı çok seviyorum. Mesela odası nasıl merak ediyorum.  Dağınık mı? Kitaplarını nereye koyuyor? Onlar hakkında daha çok bilmek istiyorum. Kendime soruyorum acaba şu bölümde okusaydım ne olurdu diye düşünüyorum, çok farklı insanlar tanırdım herhalde. Şu az zamanda yaşanacak çok şey var hissediyorum ama bunun için ne zamanım  yeter ne de ömrüm. Sonsuz bir şeyler arıyorum. Şu insanları daha önce tanısaydım dediklerim de var mesela. İyi insanları bulmak yetmiyor  geç bulmakta yaralıyor kalbimi. Zamanım o kadar az ki. Çok küçük tercihler ne kadar da değiştiriyor hayatımızı. İnsan garip bir varlık gerçekten. Kainat kadar bir kalbi var sanki . Yaşadıklarına yaşayamadıklarına üzüldüğü gibi küçükte olsa yaşama olasılığı olmuş şeylere de üzülebiliyor. Bir teselli lazım artık daha fazla. Kalbime bakıyorum sizde bakıyor musunuz? Sizden de parçalar var mı buralarda? Sizleri de merak ediyorum? Bunları hisseden tek ben değilim değil mi? Lütfen olmayayım. Bu konuda da yalnız kalmak istemem. Kendim gibi hisseden hissetmiş insanlarla konuşmayı seviyorum. Onlar da bir teselli arıyor gibiler. Hissetmeyen ya da bunları hissettiği itiraf etmeyen, edemeyen insanlar da gördüm doğrusu. Bence onlar daha bile fazla hissediyor olabilirler . Buralarda yazdım diye sizden daha iyi hissediyorum diyemem ki zaten. Bu yazıyı içinizi karartmak ya da aynı duyguları paylaştığımızı göstermek için yazmıyorum. İtiraf etmeni istiyorum bana ya da bir başkasına değil önce kendine, belki de sadece kendine.

I like to know things about the people that I love. For example, I wonder how do their rooms look like? Is it messy? Where do they put their books? I want to know more about them. I  ask myself, I wonder what would have happened if I majored in a different department, I would have met very different people I guess. I know that there is a lot to live in that little time, but I do not have enough time for all that. I am looking for something endless. For example, I know people that I wish I had met sooner. Meeting good people isn’t enough, and getting to know these people late hurts me. I have such little time. How very tiny preferences change our lives. Man is really a weird being. It has a heart so big, it is almost as big as the universe. They get sad over what they have been through as well as the things they could have lived. A solace is needed. I am looking at my heart, are you? Do you have any pieces of yourself here? I wonder about you too. I am not the only one who feels this way, right? I hope not. I don’t want to be alone in this. I love talking to people who feel the same way I do. It seems that they’re looking for solace. I have also seen people who can’t or doesn’t admit what they feel. I think they may be feeling even more. I can’t say I feel better than you just because I write here. I don’t write this to depress you or to show that we share the same feelings. I want you to admit to yourself or not anyone else.

Evet, ben bir teselli bulduğumu hissediyorum, bunu sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Yes, I feel I found a consolation, I want to share it with you.

Aşağıdaki mükemmel alıntıyla bitirmeden önce , bu yazıda kendinde bir şeyler bulmuş insanlara sesleniyorum kimlere mi?  Ruhları muhtaç ve kalbi yaralı olanlara. Ve şiddetle bu yazarın eserlerini okumanızı tavsiye ediyorum. Sözü kendi nefsine yazdığı eserleriyle ruhumu doyuran kalbimi tedavi eden kişiye bırakıyorum.

Before I finish with the perfect quote, I call out to people who have found something in this article.  To those whose souls are in need and their heart is hurt. And, I strongly advise you to read the works of this author. I leave the person who cures my soul to my heart by the works he wrote to his own self.

”Kendi nefsime hitaben demiştim: Ey gafil Said! Bil ki, şu âlemin fenâsından sonra sana refakat etmeyen ve dünyanın harabıyla senden mufarakat eden bir şeye kalbini bağlamak sana lâyık değildir. Hususan senin asrının inkırazıyla seni terk edip arka çeviren ve bahusus berzah seferinde arkadaşlık etmeyen ve hususan seni kabir kapısına kadar teşyî etmeyen, hususan bir iki sene zarfında ebedî bir firakla senden ayrılıp günahını senin boynuna takan, hususan senin rağmına olarak husulü ânında seni terk eden fâni şeylerle kalbini bağlamak kâr-ı akıl değildir. Eğer aklın varsa, uhrevî inkılâbâtında, berzahî etvârında ve dünyevî inkılâbâtının müsâdemâtı altında ezilen, bozulan ve ebedî seferde sana arkadaşlığa muktedir olmayan işleri bırak, ehemmiyet verme, onların zevâlinden kederlenme.Sen kendi mahiyetine bak ki: Senin lâtifelerin içinde öyle bir lâtife var ki, ebedden ve Ebedî Zat’tan başkasına razı olamaz. Ondan başkasına teveccüh edemiyor. Mâsivâsına tenezzül etmez. Bütün dünyayı ona versen, o fıtrî ihtiyacı tatmin edemez. O şey ise, senin duygularının ve lâtifelerinin sultanıdır. Fâtır-ı Hakîmin emrine mutî olan o sultanına itaat et, kurtul.”(Nursi 171)

I addressed myself saying: O heedless Said! Know that it is unworthy of you to attach your heart to something that will not accompany you after this world comes to an end and on its destruction will part from you. It is not reasonable to fasten your heart to transitory things that will turn their backs on you and leave you when the age in which you live comes to an end, and will not befriend you on the journey through the Intermediate Realm, or accompany you to the door of the grave, 1 and which, leaving you forever after one or two years, will burden you with their sins and out of spite abandon you at the moment of accomplishment.

If you are sensible, you will give up matters that will be shattered and destroyed under the blows of worldly revolutions and the stages of the Intermediate Realm and clashing upheavals of the hereafter; which are not able to accompany and befriend you on the journey to eternity. Give them no importance! Do not grieve at their passing!

Consider your own nature; among your subtle faculties is one that will be content with nothing other than eternity and the Eternal One. It can address itself to none but He. It cannot demean itself for any other. Should you give it the whole world, it would not satisfy that innate need. It is the sovereign of your senses and faculties. So obey it, for it obeys the All-Wise Creator’s command! Find salvation!.” (Nursi 171)

 

Kaynakça

Nursi, Said. Lemalar.İstanbul:  Zehra Yayıncılık, 2013.

Said, Nursi. “eRisale.”Söz Matbaacılık Yayıncılık t.y . Web. 27 Şubat 2019.

 

 

Editör/ Editor: Görkay Düzgün

Editör Yardımcısı/ Assistant Editor: Beyza Koz

Grafiker/ Graphic Designer:: Deniz Vadi Töngür

Çeviri/ Translator: Yaren Sağlık

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?