Işıklı Bir Müzik Kutusudur Dünya

The World is a Lighted Music Box

| Mayıs 2020


Olympos eteklerinden yeryüzüne süzüldü  Mus adıyla da bilinen dokuz ilham perisi  yorgun ve korkmuş adamı fark ettiler. Adam etrafına korkuyla bakıyor ve saklanmak için bir yer arıyordu. Periler adamın haline üzülerek ona yaklaştı. İçlerinden biri, Eutrope kendi icat ettiği flütü çalmaya başladı. Kulaklarında çalınan sesle  adamın korkusu bir anda kayboldu.  Toprağa ayaklarını vurmaya başladı,  dudaklarını büzerek tiz sesler çıkardı. Az önce kafasının üzerinden havalanan uzun kanatlı, büyük pençeli confucisusornis kuşunu taklit etmeye çalıştı.  Çıkardığı sesler hoşuna gittikçe sesini daha da yükseltti. İnsanoğlunun yarattığı ilk melodi keşfedilmişti artık.

They floated down to earth from the feet of Olympos. The Nine Muses noticed the tired and frightened man. The man was looking around in fear and searching for a place to hide. The fairies approached him, upset by the man’s situation. One of them, Eutrope, started playing the flute that she invented herself. With the sound in his ears, the man’s fear suddenly disappeared.  He started hitting his feet to the ground, puckering his lips and making high-pitched noises. He tried to mimic the long-winged, large-clawed confucisusornis bird that had just flown over his head.  The more he liked the sounds he made, the louder he got. The first melody that human created was discovered.

Müzik bir varsayıma göre insanların sözcüklerle iletişime geçmeden önce keşfettiği bir türdür. İnsanlar, hayvan kemiklerinden ve derisinden yaptıkları çalgılarla tabiattan hem ilham aldı hem de onunla konuşmaya çalıştı. Acıktıklarında, korktuklarında ya da tehlikeden birbirlerini haberdar etmek için kullandıkları ritimler onlar için sihirliydi. Her an kendilerini ifade edebilme yetisini verdi müzik. Sanırım bu sebeple de genlerimize o dönemlerden bu yana müzik sevgisi işlendi. Her insan için müzik ayrı bir anlam taşır. Kimi zaman farklı anlarda taşıdığı anlamlar da insandan insana değişir. Kimisi için aidiyet kimisi için ayrılık kimisi için sevinçtir. İnsan yetiştiği topraklardaki inançlar ve düşüncelerle beslenir sonrasında ise üretmeye başlar. Müzik de bu üretimlerden biridir. Renkli bir fanus içinde kendi ülkesinin sesini duyurmaya çalışır. Işıklı bir müzik kutusu gibidir dünya. Geçmişten günümüze bu müzik kutusundan farklı melodiler yükselir.  İnsanın olduğu her noktada  ses, tını ve ritim  en değer verilendir.

Music is, by one assumption, something that people discover before they communicate with words. People, with their instruments made from animal bones and skin, were both inspired by nature and tried to speak to it. The rhythms they used when they were hungry, scared, or when they used to inform each other of the danger, were magical for them. It gave them the ability to express themselves at any moment. I think that’s why our genes have been affected by the love of music ever since. Music has a different meaning for each person. Sometimes the meanings in different situations also vary from person to person. For some, it means belonging, for others, separation or joy. People feed on beliefs and thoughts in the land where they grow, and then they start producing. Music is also one of these productions. It tries to make the voice of its own country heard in a colorful snow globe. The world is like a music box with lights. Different melodies rise from this music box from the past to the present.  Sound, timbre and rhythm are the most valued at every point in human existence. 

Bunlardan biri Afrika’da Kuzey Namibya’ da yaşamlarını sürdüren Himba kabilesidir. Kabile müziğe tanrısal bir öğe olarak bakmaktadır. Bu kabile’de bebeklerin anne karnındayken şarkı söylediklerine inanılır.  Annenin bebeğinin şarkısını duyduğu gün,  bebeğinin doğum günü olarak kabul edilir.   Anne kabilenin önemli üyelerine duyduğu melodileri söyler. Bu şarkı çocuğa onun doğumu dâhil ergenlik, başarı, evlilik gibi hayatının önemli dönemlerinde de söylenmeye devam eder. Adeta ismi olur. Her bebek annesine tıpkı birer kar tanesi gibi eşsiz melodiler ve bambaşka şarkılar söyler. Afrikan halkında müzik hayatın her anındadır. Çoklu ritimleri ve dillerinin farklı yapısıyla kendi müziklerini düğün törenlerinde, eğlencelerde, cenazelerde ya da dini ayinlerde yaparlar.  Afrika’da geleneksel müzik teknik bir sanat dalı olmaktan çok uzaktadır. Doğayla harmanlanmıştır onların müziği, doğanın ritmi hayatın bir parçasıdır.

One of them is the Himba tribe, who live in northern Namibia in Africa. The tribe consider music as a godlike element. In this tribe, babies are believed to sing in the womb.  The day the mother hears her baby’s song is considered her baby’s birthday.   The mother sings the tunes she hears to important members of the tribe. This song continues to be sung to the child during important periods of his life, including his birth, adolescence, success, marriage. This almost becomes the baby’s name. Each baby sings unique tunes and different songs to his mother, like a snowflake. In Afrikan People, Music is at every moment of life. They perform their own music at wedding ceremonies, entertainments, funerals or religious rituals with their multiple rhythms and different structure of their language.  In Africa, traditional music is far from being a technical art branch. Their music blended with nature, the rhythm of nature is a part of the life.

 

 

Doğayla müziğin iç içe geçtiği bir başka kültür ise Kuzey Amerika ‘da yaşayan Kızılderilililerdir. İlk müzik aletleri arasında yer alan davulun Kızılderililer için spritüel bir değeri vardır. Davullar, insan sesi eşliğiyle çalınır. Çalınan davulun sesi toprak ananın ve onun yetiştirdiği kızıl derilerinin kalplerinin atışları olarak sembolize edilir. Aynı zaman da davulların bir ruha sahip olduğuna inanılır.  Bu sebeple davulların şerefine yanlarına yiyecek ve içecek bırakılır.

Another culture where nature and music are intertwined is the Indians living in North America. Among the first musical instruments, the drum has a spiritual value for Indians. Drums It is played with the accompaniment of a human voice. The sound of the drum being played is symbolized as the beating of the hearts of Mother Earth and the Indians raised by her. It is also believed that drums have a soul.  For this reason, foods and drinks are left with them in honor of the drums.

Kızılderililerin inanışlarına göre ruhlar onlara şarkılar öğretip kötülüklerden korunmalarını sağlarlar. İyileştirici bir iksirdir yaptıkları müzik. Yalnızca halklarının sağlını korumak için söyledikleri  “Healing song “ adlı şarkıları vardır.

Indians believe that spirits teach them songs and protect them from evil. The music they make is a healing elixir. They have songs called “healing song” that they sing particularly to keep their people healthy.

 

 

Gerçeği gizleyen karanlıkla savaşır müzik. Bambaşka bir kıtada savaşçı azteklerin torunları Meksikalılar bugün savaşa değil aşka müzikle eşlik eder. Meksikalıların adını  “Mariarchi” koydukları müziklerinde sekiz keman, iki trampet ve bir gitar yer alır. Kadınların ve erkeklerin birbiriyle serenat yaptığı bu müzik aşkın simgesidir. “Mariarchi”,  Latin Amerikalıların sıcak kişiliklerini seslerine ve enstrümanlarına yansıtır. Hepimizin ritim tutmaktan kendimizi alamadığımız “ La Cucaracha” da Mariarchi şarkılarındandır.

Music fights the darkness that hides the truth. Today, on a completely different continent, Mexicans, the descendants of the warrior Aztecs, accompany love with music, not war. Their music, which Mexicans call “Mariarchi”, includes eight violins, two snare drums and a guitar. This music, in which men and women serenade each other, is a symbol of love. “Mariarchi ” reflects the warm personalities of Latin Americans to their voices and instruments. “La Cucaracha” is one of the Mariarchi songs of which we all can’t help but tap out the rhythm.

Mariarchi insanı dansa sürükler.  Ünlü Rus balerin Anna Pavlova’da bu müzikten etkilenenlerdendir. Sanatçı Meksikan kostümleri ve Mariarchi şarkıları eşliğinde muazzam gösteriler sergilemiştir

 Mariarchi drives you to dance.  The famous Russian ballerina Anna Pavlova is one of those influenced by this music. The artist displayed enormous performances accompanied by Mexican costumes and Mariarchi songs

Meksikalı bir gençte sevgi, Kızılderili kabilesinde iyileştirici, Afrika’da doğum olur Müzik. Bir kuş gibi rüzgarla dünyanın dört bir köşesine yolculuk eder. Gittiği ülkelerde  gülümsetir, ağlatır, acıyı paylaşır, yaşadığını hissetir insana.

Music becomes love for a Mexican teenager, healing in a Native American tribe, birth in Africa. Like a bird, it travels all over the world with the wind. It makes people smile, cry, share the sorrow,and feel alive in the countries it goes.

Editör:Şule Dilara Kipel

Çevirmen:Su Yıldız

Grafiker:Saray  Edanur Erdoğan

Kaynakça

References

Seyahat, Hürriyet. “Dünyanın En Ilginç Kabilesi! Kadınlar Hamile Kalmak Için Öyle Bir Şey Yapıyor Ki…” Haberler, Hürriyet, 29 Nov. 2018, www.hurriyet.com.tr/seyahat/galeri-dunyanin-en-ilginc-kabilesi-kadinlar-hamile-kalmak-icin-oyle-bir-sey-yapiyor-ki-41031660.

McManus, Melanie Radzicki. “10 Native American Music Traditions.” HowStuffWorks, HowStuffWorks, 25 July 2011, people.howstuffworks.com/culture-traditions/cultural-traditions/10-native-american-music-traditions.htm

“Estetik Bir Kaos Ya Da Varoluşun Çığlığı: Afrika’nın Müziği.” Lacivert Dergi, www.lacivertdergi.com/dosya/2019/06/17/estetik-bir-kaos-ya-da-varolusun-cigligi-afrikanin-muzigi.

ago, Manager 2 years ago2 years. “9 Greek Muse (Inspiring Fairy) in Greek Mythology.” Olimpus, 1 Sept. 2018, www.olimpus.net/9-greek-muse-inspiring-fairy-in-greek-mythology/687/.

History of Mariachi Music, web.nmsu.edu/~lleeper/pages/Voice/marrujo/history.htm.

BATUK, C . “Din ve Müzik: Dinler Tarihi Bağlamında Din – Müzik ilişkisine Genel Bir Bakış Denemesi”. Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 35 (2013 ): 45-70 https://dergipark.org.tr/en/pub/omuifd/issue/20286/215316

 

 

 

 

 

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?