İlly: Armada’nın Kırmızısı

Espressamente, Illy. Kahve, canlı renkler, dekorasyon ve tasarım

| Mayıs 2017


Şu sıralar, ben de dahil olmak üzere, herkesin dilinde bir 3. jenerasyon kafe hevesi… Sebebi ise her gün aynı konsepti görmekten sıkıldığımız, aynı tip mekanlar. Biraz da bireysel bir tarzın konuştuğu bir konsept; 3. jenerasyon kafeler çünkü her mekanın sahibi, kendi zevkine göre dekore ediyor veya ettiriyor kafesini. Tabii durum böyle olunca, Avrupai bir yaşam stili kaçınılmaz oluyor, madem ki bireysellikten bahsediyoruz…

Avrupai tarz demişken, İtalyan kahve kültürünün de Ankara’da bir temsilcisi var: Espressamente Illy. Aslında frenchise bir marka olmasına rağmen Ankara’da sadece Armada’da bulunuyor oluşu onu benim gözümde 3. jenerasyon kafe ayarında gidilebilecek bir konuma sokuyor. Gittik, gördük, güzel kahvelerini içtik. Madem tasarım öğrencileriyiz, biraz da mekanın tasarımından bahsedelim.

En yoğun kullanılan renk; kırmızı, logosunda da yer ettiği gibi.

Illy iç mekan ve seviyesi platformlara göre değişen, 3 katlı dış mekandan oluşuyor. Bu sayede Eski Armada’nın hem giriş seviyesine kolu uzanıyor mekanın, hem de Armada Hayat Sokağı’nın başlangıcına.

Armada’nın giriş cephesindeki kolonların arasında, insan ölçeğinde entegre edilmiş giriş ve oturma kısmı.

Girişten sonra, cam kaplı mekanın içinde boylamasına uzanan bir servis alanı var, ondan sonra da dipte ve camın yanında oturma yerleri.

Barista at work!

Gözlerimi alamadığım inanılmaz manzara: tatlıların sergilenmesi…

Kırmızıyı vurgulamak için, illy logosu kullanılan yerler krem rengi bir arka plana sahipken, altındaki hacimsel olarak genişleyen alan kırmızı ile boyanmış. Böylece renkler arası geçişte bir harmoni yakalanmış. Hacimsel olarak genişlemeden faydalanarak da, oturma alanını aydınlatan lambaları, ara tavan gibi olan düzleme asmışlar.

Genel olarak yorumlamak gerekirse, take-away alınırken veya soğuk bir günde dışarıdaymış hissi yaratıldığında, en büyük etken bol ışıklı camlar. Veya tatlılara yan gözle bakarken diyelim… Dışarıda da oturabilecek bir sürü farklı seviyeye sahip, mekandan hizmet görebildiğiniz alanlar, insana farklı tecrübeler sunuyor. Böylelikle mekan olduğundan daha geniş görünebilme imkanına sahip oluyor.

 

Kırmızının tonu, insana enerji veriyor ancak bu enerji mekanda otururken insana batmayacak şekilde. Yani insan keyifle kahvesini içebiliyor. Ondan sonra da, hızlı bir güne adapte olabilecekmişçesine, kahvesine doymuş, kırmızıdan da motive olmuş bir şekilde hemen Eskişehir Yolu’na birkaç adımla çıkabiliyor insan. Illy’nin bulunduğu lokasyonun böyle bir avantajı var.

 

Çalışanların samimi tavrı, beni buraya getiren eski bir baristanın yanında belli oluyordu. Burada kahve yapanların hatrı hep birbirinde varmış gibi, eski muhabbetleri unutmuyorlar. Kahve çekirdeklerine özenle davrandıklarını gördüm.

 

Ortam böyle olunca, kaliteli vakit geçirdikten sonra, bu yazıyı Pafta’ya koyalım dedik. Yolunuzun düşerse, Illy’nin ‘americano’sunu deneyin. Bir çok kişinin favorisi olduğunu öğrendim, artık ben de dahil… Bakalım siz beğenecek misiniz?

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?