Hüseyin Bütüner

Bütüner Mimarlık Kurucularından Mimar Hüseyin Bütüner'in Öğrencilik Yılları

| Mayıs 2019


Pafta Mag: Tercih döneminizde mimarlık yazmanızdaki etkenler nelerdir? Bu süreç nasıl gelişti?
Hüseyin Bütüner: Lisede Matematik ve Fen derslerim iyiydi ve hocalarım iyi bir mühendis olabileceğimi düşünüyorlardı. Beni mühendislik okumam konusunda yönlendiriyorlardı. Ablam da ODTÜ’de mühendislik okumaya başlamıştı. O da tam tersine mühendisliğin bana hiç uygun olmadığını, özellikle mühendislik eğitiminin ortamının çok sıkıcı olduğunu söylüyordu. Ablamın söyledikleri tercihimi şekillendirme konusunda daha ağır bastı ve ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde eğitimime başladım.
Pafta Mag: What were the effects on you when choosing architecture as a field of study? How did this process develop?
Hüseyin Bütüner: In high school, I was good at mathematics and science so my teachers thought I could be a successful engineer. They steered me into studying engineering. My elder sister had started studying engineering in METU, too. She claimed the opposite, that engineering was not the best option for me and the environment of the area was dull. My sister’s opinion outweighed the others and so I started studying in the Department of Architecture of METU.
Pafta Mag: Mimarlığa olan tutkunuz nasıl gelişti? Bunu tetikleyen ne oldu?
Hüseyin Bütüner: Mimarlığa özel bir tutkum yoktu. Eğitim hayatının keyifli geçmesi mimarlığı sevmemi sağlamıştı. Çok şanslı olduğumu ve kendime uygun bir meslek seçtiğimi düşünüyordum. Hem öğrencilik hem de mezuniyetten sonraki yıllarda mimarlık yarışmalarında kazandığım ödüller mimarlığa olan bağımı ve heyecanımı arttırdı. Benim için mimarlığın zamanla bir tutkuya dönüştüğünü söylemeliyim.
Pafta Mag: How did your passion for architecture develop? What triggered it?
Hüseyin Bütüner: I did not have a special passion for architecture. What made me like architecture was that student life was fun. I thought I was very lucky and that I chose the right profession for myself. Both student life and prizes I won in architectural competitions after graduation strengthened my bond with architecture and my excitement for it. I would admit that architecture grew into a passion for me in time.
Pafta Mag: Mimarlığa devam etmenizi sağlayan motivasyonunuz ne olmuştur?
Hüseyin Bütüner: Mimarlık bir süre sonra yaşam biçimi haline geliyor ve gündelik hayatınız, çevreniz, sosyal ilişkileriniz ve katıldığınız etkinlikler de size işinizi sevdiriyor. Sevdiğiniz bir işi yaparken ekonomik beklentilerinizin de karşılanabilmesi bu motivasyonu canlı tutuyor.
Pafta Mag:  What has been your motivation to continue architecture?
Hüseyin Bütüner: Architecture, in time becomes a way of living; your daily life, environment, your social relationships, and the events you attend nurture the love for your job. In case your economic expectations are met while doing the job you love keeps the motivation alive.
Pafta Mag: Öğrencilik döneminizde hayatınızın içine dahil olmuş tasarım süreçleriyle sosyal yaşantınızın nasıl bir denge içinde olduğunu düşünüyorsunuz? Kişisel ilişkilerinizi ne açıdan etkiliyordu?
Hüseyin Bütüner: Öğrencilik dönemimde tüm sosyal hayatım okul ve okul arkadaşlarımla sınırlı olmuştu. O dönem için bu fazlasıyla yeterli geliyordu. Aslında daha farklı alanlarda da sosyalleşmek daha sağlıklı olabilirmiş. Açıkçası o dönemde sürekli mimarlık konuşmamızın başka bölümlerde okuyan arkadaşlarım için de biraz sıkıcı olduğunu söylemeliyim.
Pafta Mag: What kind of balance do you think there is between the design processes you were involved with during your life and your social life? How did they affect your personal relationships?
Hüseyin Bütüner: When I was a student, my social life was limited to school and my friends from school. For that period of my life, it felt more than enough. Now I think it could have been healthier to have socialized in different environments. In fact, I have to admit that how we discussed architecture all the time was very dreary for my friends from other departments.
Pafta Mag:  Öğrencilik dönemi denildiğinde aklınıza ilk gelen hatıra nedir?
Hüseyin Bütüner: Ben tasarım dersleri final teslim dönemlerini çok severdim. Finallerden önce 4-5 gün stüdyoda sabahlardık. Tabii çalışmanın dışında arkadaşlarla sosyalleşme ve eğlenme işin en cazip tarafıydı. Genellikle ilk yıllarda bu sabahlamaların sonunda çok da başarılı olduğumu söyleyemem. Sanırım dersle eğlenme arasındaki dengeyi fazla sağlayamamıştım. Açıkcası mimarlık eğitiminin lise eğitiminden her açıdan çok farklı olması kişisel gelişimime de çok büyük bir katkı yaptığını düşünüyorum.
Pafta Mag:  What is the first thing you remember when you think of your student years?
Hüseyin Bütüner: I really liked it when the final submission deadlines of my design courses got closer. Before finals, we used to study in the studio until the morning for 4 to 5 days. Of course, the most appealing part of this was having fun with friends and socializing. I can’t really say I was very successful in the first years of my university life with this style of studying. I suppose I hadn’t balanced studying and having fun very well. In truth, I think the education I received in the faculty of architecture being very different from high school contributed a lot to my personal development.
Pafta Mag: Öğrencilik hayatınızda size ilham veren mimar/mimarlar kimdir? Yapı/yapılar nelerdir?

Hüseyin Bütüner: -Behruz Çinici, başta Mimarlık Fakültesi olmak üzere ODTÜ yerleşkesinin tamamı
-Turgut Cansever, Türk Tarih Kurumu
-Clemens Holzmeister, Türkiye Büyük Millet Meclisi
-Oswald Mathias Ungers

Pafta Mag: Who are the architects whom you were influenced by during your student years? Are there any buildings which inspired you?
Hüseyin Bütüner: -Behruz Çinici, METU premises, especially the Faculty of Architecture
-Turgut Cansever, Turkish Historical Society
-Clemens Holzmeister, The Grand National Assembly of Turkey
-Oswald Mathias Ungers
Pafta Mag: Mesleki hayatınızda üzerine çalışırken en çok keyif aldığınız projeniz hangisidir? Bu projenin hangi açılardan sizin mimarlığa yaklaşımınızı yansıttığını düşünüyorsunuz? Akademik hayatınızda edindiğiniz tecrübelerin bu projeye etkileri ne doğrultuda olmuştur?
Hüseyin Bütüner: Davetli bir yarışma sonucunda aldığımız “ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Eğitim ve Laboratuvar Yapıları Kümesi” oldukça keyif aldığım bir iştir. Meslekte özgüvenimin yerine geldiği, heyecanımın dorukta olduğu bir döneme denk gelmesi bunda en önemli etken olabilir. Bu yapılar, hem yerel mimarinin referanslarını aktif olarak kullanmaları hem de yeşil mimari yaklaşımının yeşille iç içe olma yönünü vurgulamaları ile yüksek lisans dönemindeki araştırmalarıma atıfta bulunuyorlar. Yapılardaki açık, yarı-açık ve kapalı mekânların birbirleriyle olan ilişkilerinde kurulan akıcılığın ve üç boyutlu zenginliğin onların yerlerini kolayca benimsemelerini sağladığını düşünüyorum.
Pafta Mag:. Which is the most enjoyable project you’ve ever carried out in your professional life? How do you think this project reflects your understanding of architecture? How did your academic experiences affect this project?
Hüseyin Bütüner: The project we received after an invited competition “METU Northern Cyprus Campus Education and Laboratory Buildings” was very enjoyable. I believe the most important factors in this project was the fact that it coincided to a time when my professional confidence was taking shape and my enthusiasm in architecture was at its peak. These buildings are a reference to my postgraduate research because they actively utilize references from local architecture and they interpret green architecture as an approach which prioritizes connections with the environment. I believe the smooth transition between the buildings’ open, semi open, and enclosed spaces and the three dimensional richness helped the buildings harmonize with the context.
Pafta Mag:. Eğitim hayatlarına devam eden okurlarımız için vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?
Hüseyin Bütüner: Öğrenciliğin keyfini çıkarın. Akademik eğitimin tek başına yeterli olmayacağının farkına varın. Gezerek ve görerek kendinizi geliştirin.
Pafta Mag: Can you give an advice for our readers who are still students?
Hüseyin Bütüner: Enjoy being a student. You should know that academic education alone is not enough, you should improve yourself by traveling and observation.
Hüseyin Bütüner’e anlayışı ve yardımları için teşekkür ederiz.
We thank Hüseyin Bütüner for his assistance and understanding.

 

Çevirmenler / Translators: Deniz Karaytuğ & Laçin Bilgin

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?