Haziran Ayı Kültür – Sanat Etkinlikleri

Sanıldığı kadar sıkıcı bir şehir değiliz!

| Haziran 2018


Ankara’da haziran.  Bütün kışın hırsını alırmışcasına yağan yağmurlar azalırsa haziranın  keyfini çıkaracağız.

Ankara’da haziran demek, Ankara’nın Ankaralı ile kalması demek. Finaller, juriler bitti ‘ah şimdi Ankara’da ne yapıyorduk?’ demek.

Tunalı sokaklarında yine sıcak denizlerin hayalini kurmak demek.

Ve yeniden, Ankara’yı yolları denizlere çıkmasa da sevmek demek!

Yerinde İyileştirme Deneyimi: Gecekondu

Hacettepe Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin düzenlediği “Gecekondu” İç Mekan ve Yakın Çevresi İyileştirmelerine dair yapılacak proje sergisi.

4-11 Haziran

Mimarlar Odası

KOVA ART SPACE

Kova Art Space tam da hayalini kurduğumuz gibi Ankara’ya enfes bir soluk kazandırdı. Haziran ayında da heyecan verici etkinlikler var, mutlaka göz atılası!

Sergi: Hayri Şengün – Anima

Hayri Şengün’ün ‘Anima’ adlı sergisi 13 Haziran’a kadar Kova Art Space’de.

 

”Gözü bir kenara bırakalım! Söz ettiğim göz, bedenin gözü değil; Acies Mentis yani zihnin gözü. Göz merkezcilik açık bir Nihilizm; zihnin gözünün, bedenin gözüne ve diğer duyulara –yani duyuma, baskıcı ve yoksayıcı bir şekilde üstün tutulması.
Gözmerkezciliğin bedensiz gözü duyamaz! Oysa ben duyuyor ve bunu çoğaltmak istiyorum.
Bundandır ki; sanat yapıtı –beden olarak, diğer bedenleri dürtmelidir, duymayı çoğaltmalıdır. Duyma, bir bedenin diğer bedenlere karışması, dünyaya açılmasıdır. Duymayı çoğaltmanın yolu, bedenin yapabilirliğini dikkate alıp, çoklu-duyuya seslenen yapıtı oluşturmaktır.
Dokunup, koklayıp, görüp yaşanılan duyumun aktarılmaz olduğunun farkındayım. Duyma, düşünme gibi aktarılabilir değildir. Ama duymamın gücünü, yapmaya dürtüldüğüm yapıt üzerinden tekrar duyurabilirim.
Duymamı ortamları (media) çoğaltarak duyurabilirim. Yapıt da ortamlara yayılarak, ortamlarda hareket eden güç olarak benim duymamı ya da başka duymaları diğer bedenlerde oluşturur.
Yetkinleşmem duymamı, duymam da yetkinleşmemi çoğaltır. Bir yapıtın çoklu-ortamda olması da böyledir işte. Çok ve farklı pespektiflerden yaşayan –dolayısı ile duyan, bir insanın yetkinleşmesi gibi yapıt da farklı ortamlarda “gerçekleşerek” yetkinleşir, dürten beden olarak güç kazanır.
Benim “Anima” diye seslendiğim yapıtım; heykel, resim, baskı, fotoğraf, desen disiplinlerini birbirlerinin destekleyicileri ve belki tamamlayıcıları olarak kullanılması yoluyla dokunsal, kokusal, görsel ve hatta tatsal duymalar oluşturur. Temel arzum dürtüldüğüm duymamı, dürterek duyurabilmektir. Anima içinde yürüyegeldiğim ve yürüyeceğim ormanın bir parçasıdır.”

Art-Tech Dialogues 3# Erdal İnci, Serkan Kaptan, Çağrı Taşkın

Art Tech Dialogues konuşma serisi Kova Art Space ve Güncel Sanat Arşivi’nin iş birliğinde gerçekleşiyor. Bilim, sanat ve teknoloji üzerine düşünen, araştıran, çalışan, üreten sanatçılar, kolektifler, küratörler ve mühendisler; yeni projeler ve paylaşımlar için her pazar günü bir araya geliyor.

 

Konuşmacılar: Oddviz Kurucuları

• Erdal İnci, Sanatçı
• Serkan Kaptan, Sanatçı ve Çevre Mühendisi
• Çağrı Taşkın, Sanatçı

Konu Başlığı:

Üç Boyutlu Görüntüleme ve Fotogrametri

3 Haziran Pazar, 13.00-15.00 – Kova Art Space

Tasarım Sahası // Pictoheads

Kova Art Space, çok düşündüğümüz tasarımların hikayeleri üzerinden tasarım ve tasarımcıya serbest bir “tasarım sahası” oluşturuyor. Tasarımcı, tasarım ve ziyaretçi arasında özgün ve yenilikçi bir paylaşım platformu oluşturmayı hedefleyen Kova Art Space, bu projeyi aylık periyotlarla devamlı kılmayı düşünüyor.  Ve bu ay sahada Pictoheads var.

”Nazlı Tunalı özgün projesi Pictoheads ile, 2010 yılından beri aktif olarak tasarım ve üretim yapıyor. Nazlı’nın hayal dünyasından kağıda dökülen karakterler çanta, mobilya, seramik gibi farklı ürünlerde hayat buluyor.

Pictoheads’in zamanla değişip gelişen tasarım ve üretim süreçleri içinde Nazlı son zamanlarda elde çalışmayı ve tüm sürece hakim olarak tasarımlarını kendi üretmeyi tercih ediyor.

Neşeli Pictoheads karakterlerinin hayat bulduğu tasarımların ortak yanları hepsinin farklı, mutlu ve nitelikli olmaları.

Çok az sayıda, büyük emek ve sevgiyle üretilen Pictoheads tasarımları hayatımıza renk katıyor.”

26 Mayıs -30 Haziran, Kova Art Space

 

Sokak Sanatı Atölyesi – Altı + Bir

 

Hadi mottolarınızı alın gelin!
Önümüzdeki Cumartesi sizlerle birlikte, kişisel değil kamusal alanda yaratılan ve içeriğiyle de, birçok zaman sanatın sınırlarında bir yerlerde konumlanan bir sanatı, sokak sanatını işleyeceğiz.
Sanatın tekelleşmesine, elitisizme, galeri sistemine ve hatta hayatın akışına muhalif bu sanat, ironik biçimde bugün galerilere ve müze kolleksiyonlarına da girmiş durumda. Kimi şehirlerin duvarlarında bu sanatın sert ve güçlü örneklerine, kimilerindeyse naif, küçük örneklerine rastlıyoruz. Duvarlar, nadiren sesi yeterince yüksek çıkanların daha da bağırmasına hizmet etse de, çoğu zaman kendilerini ifade imkânı bulamayanların, sesleri bastırılanların kâğıtlarına, tuvallerine dönüşüyor.
Peki ne zamandan beri sokak sanatı var? Nerede ortaya çıkmış, ortaya çıkmasının ardındaki toplumsal nedenler neler ve şimdi bu sanat nerede duruyor?
Atölyede Özlem Tekdemir, önce bir kuramsal çerçeve sunacak, sokak sanatçılarından örnekler verecek, sonra da her bir katılımcı, kendi mottosunu sokak sanatı tekniğiyle bir poster uygulamasına dönüştürecek.
Böyle bir etkinliğe ev sahipliği yaptığımız için heyecanlıyız, bekliyoruz.

2 Haziran Cumartesi
13.00-16.00
Kontenjan: 15 kişi
Katılım Bedeli: 100 TL

Altı + Bir

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?