Gustav Klimpt

"All art is erotic."

| Ekim 2018


Döneminin çok önünde olan sembolist artist Gustav Klimpt, 14 Temmuz 1862’de Viyana yakınlarında bir kasaba olan Baumgarten’da dünyaya geldi. Oldukça yoksul bir çocukluk  geçiren Klimt, 7 kardeşin ikincisiydi. Erkek kardeşi Ernst Klimt ile sanata olan yetenekleri küçük yaşta fark edilince ilköğretimden mezun olduktan sonra Viyana’da bulunan uygulamalı sanat okuluna başladı. Ondan bir sene sonra aynı okula başlayan Ernst ve okulda tanışıp yakın arkadaş oldukları Franz Matsch ile genç yaştan itibaren beraber çalışmaya başlarlar. Yeteneği genç yaşta fark edilen Gustav Klimpt, bu yüzden hala öğrenim görürken halka açık bir sergi düzenleme hakkı kazandı. Kardeşi Ernst ve babasının ölümünden sonra Franz Matsch ile olan ortaklığı bozuldu ve bir bunalım dönemine girdi.

1897’de aralarında Klimpt’in de bulunduğu bazı sanatçılar, Sanatçılar Odasından ayrıldı ve “Ayrılıkçılar” olarak adlandırılacak bu grup, kendi grup üyelerinin eserlerini tüm dünyaya tanıtmayı amaçlamışlardı. Bu sebeple ilk sergilerini gerçekleştirdiler. Klimpt bu sergide “Pallas Athene”adlı eserini sergiledi ve bu eser sanat dünyasında büyk tartışmalara yol açtı. tabloda yer alan motifler aslında Gustav Klimpt’in gelecekteki çalışmalarına bir ön izleme niteliğindeydi. Daha önceleri çalışmalarında hem kadın hem de erkek figürleri aynı yoğunlukta kullanırken bundan sonra sadece kadın figürleri kullanacaktır.

        Pallas Athene

     1894’te Viyana Üniversitesi ondan üniversiteye bir tavan resmi yapmasını istedi, fakat eseri halka sergileyince çok büyük bir tepki aldı ve müstehcenlik ile suçlandı. Her ne kadar Viyana içerisinde bu eseri birçok eleştiriye maruz kalsa da Viyana Üniversitesi bu eseri Paris Dünya Fuarında sergiletti ve bu eseri sayesinde Grand Prix ödülünün sahibi oldu. 1905 yılında Ayrılıkçılar grubundan ayrılan Gustav Klimpt şaheserlerinden biri olarak görülen “Kadının Üç Çağı” adlı tablosunu sergiledi. Her ne kadar bu eser de diğer eserleri gibi Viyana’da birçok eleştiriye maruz kalsa da yurt dışında oldukça rağbet gördü.

Kadının Üç Çağı

  Bu eserden sonra Gustav Klimpt bir dönüm noktası yaşadı ve daha sonra yaptığı tüm eserleri bu çizgide ilerletti. Yapılan tüm eleştirilere “All art is erotic.” sözü ile karşılık veren Gustav Klimpt, “Öpücük” , “Danea” gibi eserlerle sanat hayatına devam etti. Bu eserlerle Klimpt cinselliği toplumun göz önüne koymak istedi.

 Danea

   1911 yılında Roma ve Floransa’ya giden Gustav Klimpt, orada da çalışmalarına devam etti. Viyana’ya kıyasla çalışmaları İtalya’da yadırganmadı ve daha çok insan tarafından kabul edildi. Çalışmalarına İtalya’da da devam eden Klimpt, her ne kadar az olsalar da manzara resimlerinin bir çoğunu burada yapmıştır.

The Death and Life

     “Öpücük”, Gustav Klimpt’in en ünlü eserlerinden biridir, ve o zamana kadar olan Gustav Klimpt’in sanatına olan birçok eleştirinin sönmesine neden olur. “Öpücük”, onun sanatının doruk noktası olarak kabul edilir ve ona büyük başarı sağlar. Klimpt’in neredeyse her tablosunda olan kadın figürünün öne çıkması burada da vardır.

Öpücük

 

                           Beethoven Friz

Referanslar

https://www.pivada.com/gustav-klimt

https://www.gustav-klimt.com/

Gustav Klimt hayatı ve eserleri (1862 – 1918)

Gustav Klimt ve “Beethoven Friz”

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?