Food For Soul

Ruhun Doysun

| Aralık 2019


Grundig is an international appliance company that also organizes social responsibility projects
and one of them is “Food for Soul” project. Grundig is in cooperation with Arcelik A.Ş. in Turkey and runs the same project in Turkey which is called “Ruhun Doysun”. Its main purpose is to raise awareness about using technology and energy more responsibly and efficiently. The technology that Grundig provides via their own refrigerators, ovens and washing machines are energy efficient. Energy-efficient technology enables us to reduce our carbon footprints. Our carbon footprint is the damage we cause the atmosphere by revealing greenhouse gas due to our irresponsible energy usage and food waste. This project also explains how to store our food. For example, not to keep fruits which create ethylene gas (such as apples, bananas etc) next to fruits that don’t so they don’t rot too early or get affected by food which has.

Grundig, sosyal sorumluluk projeleri de düzenleyen uluslararası bir tüketici elektriği ve ev aletleri şirketidir ve düzenlediği projelerden biri “Food for Soul” projesidir. Aynı projeyi Türkiye’de “Ruhun Doysun” adı altında yürüten Grundig, bir türk şirketi olan Arçelik A.Ş. ile işbirliği içindedir. Temel amacı, teknoloji ve enerjiyi daha sorumlu ve tasarruflu kullanma konusunda farkındalık yaratmaktır. Grundig’in ürettiği buzdolabı, fırın ve bulaşık makinelerinde enerji tasarruflu teknoloji kullanmaktadır. Enerji tasarruflu teknoloji, karbon ayak izlerimizi azaltmamızı sağlar. Karbon ayak izimiz, sorumsuz enerji kullanımımız ve gıda atıklarımız nedeniyle sera gazı açığa çıkararak atmosfere neden olduğumuz hasardır. Bu proje aynı zamanda yiyeceklerimizi nasıl saklayacağımızı da açıklıyor. Örneğin muz ve elma gibi etilen gazı salınımı yapan meyveleri, yapmayan meyveler ile hızlı çürümemesi ve çürüyen meyveden etkilenmemesi için yan yana koymamalıyız.

This organization takes the climate into account by encouraging people to use appliances that
are energy efficient and suggests transportation modes that relatively uses less energy than others: such as trains instead of airplanes, or bicycles instead of cars. This project explains that the greenhouse gas we release is caused by many things like airplane transportation which is responsible for %2 of greenhouse gases. For example, a heavy suitcase which makes the airplane use more energy than it would have is enough to create damage to the atmosphere. This project also leads people to reduce consumption of packed goods and move towards a waste-free lifestyle. So, the
process of buying food should be; resist, reduce, evaluate and convert. Encouraging us to be aware of what we consume is one of the main goals of this project. Even realizing that there are eco-friendly packaged goods as an option is something we can start from. So, just as we sort our waste as a contribution to our world we can also try to reduce our waste in alternative ways. Firstly knowing what we are doing and why we are doing it is a main step – therefore so knowing the rules of recycling is a priority. Possibly quitting the usage of plastic bags, making plans for our meals, stopping
the usage of disposable plates and stopping the purchase of plastic water bottles. Instead of these we can use reusable containers and water bottles which are not plastic. With this awareness of reducing food waste, this project contributes to the regulation of our climate.

Bu organizasyon küresel ısınmayı da göz önünde bulundurarak, insanları enerji tasarruflu ev eşyaları ve uçak yerine tren, araba yerine bisiklet gibi daha az enerji harcayan ulaşım araçları kullanmaya teşvik eder. Bu proje, serbest bıraktığımız sera gazının, sera gazlarının %2’sinden sorumlu olan uçak taşımacılığı gibi birçok şeyden kaynaklandığını açıklıyor. Örneğin, uçağın daha fazla enerji kullanmasını neden olan ağır bir bavul, atmosfere zarar vermek için yeterlidir. Bu proje aynı zamanda insanların paketlenmiş malların tüketimini azaltmasına ve atık içermeyen bir yaşam tarzına doğru ilerlemesine yol açıyor. Yani, gıda satın alma süreci; “direnmek, azaltmak, değerlendirmek ve dönüştürmek” şeklinde olmalıdır. Tükettiğimiz şeyin farkında olmamıza teşvik etmek bu projenin ana hedeflerinden biridir. Bir seçenek olarak çevre dostu paketlenmiş malların olduğunu fark etmek bile, başlayabileceğimiz bir şeydir. Yani atıklarımızı, doğaya katkısı olsun diye üretildikleri malzemeye göre ayırırken alternatif yollarla onları azaltmayı da deneyebiliriz. Öncelikle ne yaptığımızı ve neden yaptığımızı bilmek ana adımdır – bu nedenle geri dönüşüm kurallarını bilmek bir önceliktir. Mesela plastik poşet kullanımını bırakmak, yemeklerimiz için planlar yapmak, tek kullanımlık tabakların kullanımını durdurmak ve plastik su şişelerinin satın alınmasını durdurmak. Bunun yerine biz plastik olmayan yeniden kullanılabilir kapları ve su şişeleri kullanabilirsiniz. Gıda atıklarının azaltılması bilinciyle bu proje, iklimimizin düzenlenmesine katkıda bulunmaktadır.

Grundig does not have a negative impact on nature or society. Even though this and many
other projects are in benefit with nature, Grundig is also favoring itself with realistic advertisement and earning money from this. Still, we should be able to see what we can actually do that would be meaningful. This project has impacts on anyone who is willing to act. Some of the Vogue Turkey magazine writers claim that we need to feed our soul while also reducing our clothing consumption and using second hand clothes as well. By adopting these methods, we can contribute to this project
in various ways and learn how to make it a lifestyle by learning to feed our soul with less. With a ‘less is more’ perspective, it is possible for us to actually accomplish a significant reduction in waste that would lead to a healthier planet and a better future.

Grundig’in doğa veya toplum üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur. Yaptığı bu ve buna benzer birçok proje ile doğaya yarar sağlayan Grundig, gerçekçi reklamları ile kendini öne çıkartıp bundan para kazanıyor. Yine de, yaptıklarımızın gerçekten anlamlı olabileceğini fark etmeliyiz. Bu projenin harekete geçmeye istekli olan herkes üzerinde etkileri vardır. Vogue Türkiye Dergisi yazarlarından bazıları, giyim tüketimimizi azaltırken ve ikinci el kıyafetlerimizi de kullanırken ruhumuzu beslememiz gerektiğini iddia ediyor. Bu yöntemleri benimseyerek, bu projeye çeşitli şekillerde katkıda bulunabilir ve ruhumuzu daha az beslemeyi öğrenerek onu bir yaşam tarzı haline getirmeyi öğrenebiliriz. “Az ama öz” bakış açısı ile, atıklarda önemli biz azalma gerçekleştirerek daha sağlıklı bir gezegene ve daha iyi bir geleceğe yol açmak mümkündür.

Editor/Editör: Şule Kipel
Graphic Designer/Grafiker: Saray Erdoğan
Translator/ Çevirmen: Furkan Sülümen

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?