Floransa: Şehrin İçinden Adımlar

Floransa'dan: Duomo ve Ponte Vecchio

| Aralık 2017


Küçüklüğümden beri bende merak uyandıran tek bir ülke vardı: İtalya. Kültürü, tarihi ve yapıları ile her zaman bende diğer ülkelerden farklı bir yere sahip olmuştur. Uzun seneler önce gezmeyi aklıma koyduğum bu ülkeyi görmeye, gittiğim dil okulu sayesinde bu sene fırsatım oldu. Geçen sene, ikinci dönemin başından heyecanla ayarlamıştım programımı. Floransa ve Milano’yu gezecektim. Bu yüzden ilk önce Milano’da kısa bir tur ve ardından Floransa’da 1 ay sürecek olan dil okulunun programını yaptım. Bu iki şehir arasında en sevdiğim hangisi oldu derseniz eğer, cevabım Floransa.

Floransa’nın beni bu kadar etkilemesindeki neden ise yapıların korunarak, hiç değişmeden bugüne kadar gelmesi sanırım. Floransa’ya Milano’dan trenle geçiş yaptım ve tren istasyonundan indiğim anda karşıma çıkan ilk bina ile kendimi bambaşka bir dünyada buldum. Burası 21. yüzyıla ait olamazdı, çünkü doku hiç kaybolmamıştı ve tarihi bölgenin içinde yeni bir yapı bulunmuyordu. Bu muhteşem binalar içinde ise beni en çok etkileyen ikisi Floransa Katedrali ya da halk ağzı ile Duomo ve Ponte Vecchio oldu.

Duomo yani Floransa Katedrali, şehrin tam ortasında büyük bir meydanda yer alan kocaman görkemli bir yapı. Sokakların neredeyse hepsi Duomo’ya açıldığı için kaybolmak neredeyse imkansız. Duomo, Gotik tarzda yapılmış olsa da dışının pembe, yeşil ve beyaz mermerden olması ile Romanesk tarzdan izler taşıyor. Yapımı 1296 yılında başlayıp 1436’da bitmiş ve bu süreçte tam 5 farklı mimar çalışmış. Dış cephesi ne kadar görkemli ve göz alıcıysa içerisi de bir o kadar sade. Kubbesine gelecek olursak çok uzun yıllar yapılmamış çünkü o dönemin yetkilileri kubbesinin çok büyük ve aşırı görkemli olmasını istiyorlardı, bu sayede güçlerini tüm dünyaya lanse etmiş olacaklardı. Kubbeye karar veremeyince bir yarışma düzenlenmiş ve bu yarışmanın sonunda Filippo Brunellesh kazanmış ve kubbenin mimarı olmuş. Buradaki en ilginç şey ise Brunellesh’in aslında mimar değil kuyumcu olması.

Kubbeye çıkış aşırı dar ve dik bir merdivenden sağlanıyor. Çıkarken aşırı korkutucu hissettirse ve 414 basamak beni çok yorsa da zirveye ulaşınca karşımda duran manzara bunca çabayı hak ettiğini bana kanıtladı. Şehirdeki binaların çoğu zaten 4-5 katı geçmeyen çok yüksek olmayan binalar ancak katedralin tepesine çıkınca onlar daha bir küçülüyor, bu sayede şehrin tamamına hâkim oluyorsunuz. Sanki şehirde göremeyeceğiniz hiçbir nokta yok gibi… Şehirde o an ne oluyorsa hepsinin gözünüzün önünde, sizin gözetiminizde gerçekleştiğini hissediyorsunuz. Sanki şehrin kontrolü sizin elinizde.

Beni etkileyen bir diğer yapı ise Ponte Vecchio oldu. Ponte Vecchio, Arno Nehri üzerinde iki sarayı birleştiren bir geçit aslında. O zamanlar halk tarafından pek sevilmeyen Mediciler tarafından yapılmış. Mediciler halk içine karışmadan iki saray arasında gelip gitmek için, iki yapı arasında kapalı gizli bir geçit gibi duran bu köprüyü yaptırmışlar. Bu sayede de suikastçılardan kendilerini korumuş oldular. Köprü üzerinde şehrin simgesi olan kuyumcular yer alsa da önceden deri satıcıları yer almaktaymış fakat Dük 2. Ferdinand kokudan rahatsız olunca dericileri kaldırtmış. 14. Yüzyılda yapılan bu köprü sel ve yangınlara göğüs germiş ve dayanıklı yapısı sayesinde korunarak zamanımıza kadar gelmeyi başarmış. Ayrıca 2. Dünya savaşında bombalanmayan tek köprü olma özelliğine sahip.

 

Peki Ponte Vecchio’yu bu kadar güzel yapan ne? Bu kadar eski bir tarihi olmasının yanı sıra gün batarken gördüğüm manzara etkiledi beni. Karşıma çıkan renk cümbüşünü gördüğüm an bayıldım aslında. Gün batımından önce gittiğimde köprünün renkleri ve gün batımında oluşan renk geçişleri tonları öyle bir uyum yakalıyor ki manzaradan gözlerinizi alamıyorsunuz. Buna Arno Nehrinin turkuaz tonu eklenince gözlere görsel bir şölen oluşturuyor.

Eğer gezmek için kendinize bir rota seçmek istiyorsanız ve kendinizi tamamen farklı bir yüzyılda bulmak istiyorsanız  Floransa’yı en kısa zamanda görmenizi tavsiye ederim.

Kaynakça:

https://blog.prontotour.com/ponte-vecchio-koprusu/

Floransa Katedrali (Santa Maria del Fiore )

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?