Federal Coffee Company: Modern Hisler

Kahve, iç mekan tasarımı ve yepyeni bir kültür sentezi

| Eylül 2017


‘3. Dalga Kahve Kültürü’ nedir yahu? 1 ne, 2 ne, ne ara 3 oldu?

1.dalga akım; suda çözülen toz veya granül kahveler, yani evde kendinize instant kahve yapınca olaya 1. dalgadan dahil oluyorsunuz.

2. dalga akım; büyük kahve şirketleri ve sütün sanatla buluşması: Latte Art. Starbucks, Gloria Jeans, Cafe Nero gibi tüketim toplumuna hitap eden ve dünyanın neresinde olursanız olun bulabileceğiniz, size tanıdık simalarıyla hitap edecek kafeler.

Ve 3. dalga akım; bu sefer olayın genç jenerasyon, hipster, bıyıklı ve gözlüklü bloggerlar kısmına geçiş yapıyoruz. ‘Specialty coffee’ konseptine inanan insanların yola çıktığı ve müşterileri biraz daha özel hissettirecek bir akım. Chemex, v60, aeropress, moka pot, french press… Butik kafelerde, daha samimi bir ilişki içerisinde kahve servis edilmesi. Kahve tadımcılarının seçtiği kahveleri kendilerine göre yorumlayan kafeler son zamanlarda hem Türkiye hem de Ankara’da revaçta (bknz: Bülten Sokak).

 

 

Federal Coffee Company ise Armada AVM’nin arka kısmında bulunan ve kahvenin yanında iç mekan tasarımıyla da dikkat çeken bir yer. Federal’e ilk girdiğimde beni şaşırtan kısım, diğer kafelere kıyasla çok daha geniş bir alana sahip olmasıydı. Çoğunlukla genç bir kitleye hitap eden bir mekanı iyi değerlendirebilmek adına, farklı konseptler kullanılmış. Ancak farklı temalar, hem çıkış noktası olan 3. jenerasyon kahve akımının postmodernliği hem de tamamlayıcı renkler ve tasarım tavrı açısından bir bütünlük içinde. Madem kahve konseptini yeni bir akım üzerinden değerlendiriyoruz, iç mekan tasarımını da bir 3. dalga kafeden bağımsız tutamayız. Daha samimi bir ortam sunan yeni dalga kafeler, kahveye olan bakış açılarını mekan tasarımıyla yansıtmakta ve bu Federal’in çok başarılı olduğu bir alan.

 

Öncelikle mekanın yerinden başlayarak, içe doğru insanı sürükleyen çok zekice bir yer tasarımı var. Siyah beyaz zikzaklarla girişten içeriye kendini hissettiren bir sirkülasyon akışı mevut. Yer tasarımını mekanın temelini oluşturan bir tuval gibi düşünürsek, bunun üstüne yapılan mobilya, duvar ve tavan tasarımı bir harmoni içinde. Mekan fonksiyonlara göre pratik yorumlanmış durumda. Ders çalışma ortamı veya kalabalık bir grupla sohbet edilip, toplantı yapılabilecek yerler ya da samimi bir sohbet için daha küçük masalar var.

Federal’in bir dış mekanı, geçiş sağlayan bir camekan bir de kapalı olarak en iç tarafı mevcut. İçten dışa doğru yorumlayacak olursak, kasaya yakın kısımda tasarıma oval bir yaklaşımda bulunulmuş. Bir yuvarlak etrafında konumlandırılmış olan oturma yerleri, hem bireysel hem de küçük gruplar olarak oturulmasına imkan sağlıyor. Merkez odaklı yuvarlak tasarımlar psikolojik olarak insanı en eski uygarlıklardan beri ‘bir grup içinde hissetmeye’ yani samimi bir atmosfere sürüklüyor. Siyah şömine bana insanların etrafında toplandığı bir daire ortasında yakılmış bir ateşi anımsattı. İnsanın bir şeyler okuyup rahat hissetmesi için ideal bir ortam, tabii rahat deri pufların da etkisi var. Yukarıdan aydınlatılan ışıklar aydınlattıkları masaları aynı zamanda mekansal olarak da tanımlıyor. Genel bir aydınlatmadansa mekana gereken ışık daha lokal bazlı spot ışıkları şeklinde sağlanıyor. Aynalı sehpalar ise insana orjinal bir mekanda olduğunu tekrardan hissettiriyor.

 

 

Bu kısmın karşısında ise, son derece modern bir tasarım uygulanmış. Daha kişisel sayılabilecek bir iç alan mevcut. Bireyleri ‘ev’ psikolojisine sokan duvarlardaki tuğla tasarımının bulunduğu bölge, diğer kısımlara nazaran daha az gün ışığı almakta ve böylelikle daha loş bir ortam sağlanmakta. Duvarda ışıklandırılmış Rus karakterleri duruyor: Rararasputin!, iki gazeteci ve bir yazar. Eski KGB ajanları ve Federaller (kasti kelime oyunu). Posterlerin tarzı ise bana Slovenyalı sanatçı Gramatik’in grafik tasarım tarzını ve şarkılarını hatırlattı. ‘Coffee house selection‘ isimli seti tam da bu tip bir yere uyacak şekilde. Madem 3. nesil kahve kültüründen bahsediyoruz, Avrupai akımları hissetmeden de olmuyor.

 

 

Gelelim öğrencileri en çok çeken olaya. Ancak öğrenci derken tanımı biraz daha özgülleştirmem gerektiğini düşünüyorum: okul çıkışı ilk bi yerde yemek yiyip, boş atıp, sonrasında da keyifli bir şekilde kahve içip mekana ders çalışmak için gelen bir kitle (Özellikle final dönemlerinde kütüphane kalabalığından kaçmak için böyle mekanlar bire bir oluyor). Upuzun bir masa konmuş, yani bir sürü defter, kitap, laptop ve kahve(!) için alan var.

 

 

Tavan tasarımı günümüzde akım olarak biraz daha çıplak bırakılmakta. Mekanın kullanıcılarına sunulan ‘dürüst’ tavır, o tavanı endüstriyel bir güzelliğe sürüklüyor. Metal borular insanın gözünü yormadan takip sağlamakta. Ancak iç mekanda yaratılan rahat ve kişisel alan algısından kopmamak için brüt bir akıma nazaran biraz daha sıcak bir yaklaşım kullanılmış. Işıkların ve mekanı sanki hayali bir şekilde yukarıdan bölüyormuşçasına bir grid yaratan boruların üstü kontrplaklarla donatılmış.

 

Oturma alanlarının bölümü fonksiyonel hedefler doğrultusunda yapıldığı için, farklı maksatlarla gelen insan kitlesini birleştiren ve herkese geniş bir kullanım alanı sunan Federal Coffee Company’nin dış alanına geldikçe biraz daha umumi bir ortam sağlandığını görüyoruz. Sol köşedeki ahşap masanın etrafına konulan rahat yastıklar, insan ve duvar arasındaki ayrımı sağlamış. İnsanın şehir hayatındaki ‘modern’ yalnızlığını ve mutsuzluğunu anlatan bir resim de bütünlüğe oynayacak şekilde; orjinal ve estetik algı olarak çok güncel. İnsanı tiye alan absürd hava, melankolik renk tonlamalarıyla pekiştirilmiş. Zamanla varoluşçuluk, nihilizm ve absürdizm gibi akımların insan yaşamına dahil olması sebebiyle, çok büyük acıların çok ihtişamlı bir şekilde dışa vurulmasındansa, bir derece daha az ‘ciddi’ ancak bir o kadar da vurucu ve sorgulatıcı bir tavırla yaklaşıldığını düşünüyorum. ‘Güncel sanat nedir?’ sorusuna Ankara’da verilebilecek en radikal cevaplardan biri bu kompleks iç mekan tasarımı. İnsanın yalnızlığına vurgu yapan resim bir yana, kasa ve tezgahın oradaki minimalist, siyah çizgilere vurgu yapılarak ışıklandırılmış dünya haritası da insana artık yeni teknolojik imkanlarla Dünya’nın kaç bucak olduğunu hatırlatıyor…

Bu kısmen transparan duvarla kaplı kısmın ortasında bulunan ahşap yapılar, bitkiler için bir saksı görevi görürken, mekanı uzunlamasına bölüyor, böylelikle insan sirkülasyonu sağlıklı bir biçimde yapılmış oluyor. Tasarımın insanın yaşayış biçimini değiştirdiğini Güzel Sanatlar Fakültesi’ne giren her öğrenci yavaş yavaş öğreniyor, sonrasında ise bir sır perdesi ortadan kalkmış gibi oluyor: ‘Bunca zaman bu kadar insan bunun farkında değil miydi?’ İç mekan tasarımının, kullanılan ışıkların, genel renk skalasının, çalan müziklerin ve sıcacık kahveden alınan o taze kokunun insanın modunda yarattığı değişiklikler inkar edilemez. Bunun en güncel örneklerinden biri de Federal Coffee Company. Kahve içmeye gittiğinizde mekana şöyle bir göz atın, içinizde doğan modern şehir algısını tasarım bağlamında hemen hissedeceksiniz.

REFERANSLAR

  • https://gramatik.bandcamp.com/album/sb-2
  • https://eksisozluk.com/3-dalga-kahve-akimi–4642976
  • http://www.federal.coffee/federal.html
  • http://www.neotempo.com/yasam/ucuncu-dalga-kahve-akimi-hakkinda-bilmeniz-gereken-10-sey
Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?