Dünya’nın Başkenti

The Capital of the World

| Mart 2019


En büyük ölçekte bakmak bu şehre… Galata Kulesi’nin en üstüne çıkıp İstanbul’u izlemek mesela… Yeterli değil. İstanbul’un en yüksek yapısı Sapphire’in en üst katından İstanbul’u izlemek… Yeterli değil. İstanbul’u anlamak, İstanbul’un güzelliğiyle büyülenmek için resmi büyük çerçevede görmek gerekir. Yani uçmalısın, güzelliğiyle başını döndüren bu şehri belki de en iyisi bulutlara oturup izleyebilmelisin. Böylelikle denizin şekillendirdiği şehri tam ortadan bölmeyi başarabilen Boğaz’ın tekrar denizle buluştuğu ana şahit olup büyülenebilirsin.

To look into the city from the largest scale… To watch Istanbul from the top of the Galata Tower … Not enough. To watch Istanbul from the top floor of the Sapphire building which is the highest structure in Istanbul… Not enough. To understand Istanbul, and to be fascinated by the beauty of Istanbul, it is necessary to look at the bigger picture. So, you have to fly above this city that turns one dizzy with its beauty – and maybe take a seat on the clouds to watch. You can be mesmerized while becoming the main witness of the meeting between the sea and Bosphorus which partitions the city that has been shaped through the sea itself.  

Sonra biraz daha içine çekilmek şehrin büyüsünün… Karaya ayak basmadan önce bilmelisiniz ki İstanbul, Avrupa ve Anadolu olarak iki yakaya sahiptir. Yeni yapılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile birlikte yakalar arası geçiş imkânı 3 farklı köprü ile sağlanabiliyor. Araba ya da toplu taşımaların oluşturduğu trafikten bunalma ihtimalinize karşı deniz yolunu kullanıp giden vapurlar veya denizin dibini kullanmayı tercih eden Marmaray da İstanbul’un kendini farklı kılmayı başarabilen özelliklerinden. Siz, öte yandan, denizden çok uzaklaşmaz ve uslu bir çocuk olup simitinizi yerseniz martıları görebilirsiniz.

Then, to get drawn into the glamour of the city even more…  Before landing you should know that Istanbul has two sides known as Europe and Anatolia. Along with the new constructed Yavuz Sultan Selim Bridge, there are 3 different bridges that provide the opportunity for transport between the sides. In order to be saved from the stresses of traffic that is caused by cars or public transport, a specialty of Istanbul is that it provides transport through steamboats and ferries for the sea-lovers, and has the Marmaray rail when under the sea is preferred. On the other hand, you may be able to see the seagulls if you do not move much away from the sea and be a good kid while eating your bagel. 

Varsayalım ki siz de denizi sevenlerdensiniz ve vapur kullanarak İstanbul’a varıp şehrin toprağını en yakından hissetmeyi tercih ettiniz. Vapurdan Kadıköy’de inip Moda Sahili’nden diğer yakayı izleyebilirsiniz mesela. Manhattan görünümü sunan ışıklı gökdelenler ve binaların farklı yükseklikteki dizilimleri size doyamayacağınız görsel bir şölen sunabilir. Siz de kendinizi hayallere dalıp gitmekten alıkoyamayabilirsiniz ama sizi asıl hayretler içerisinde bırakacak olan oturduğunuz yerden izlediğiniz o şehrin zaten içinde olduğunuzu bilmeniz olacaktır. Bir şehirden fazlası olduğunu hissedebilirsiniz, çok daha büyük bir güzelliğin bir parçası olduğunuzu da…

Suppose that you are a sea lover and have chosen to use ferries to arrive İstanbul and feel its soil very closely. You can, for instance, get off the ferry from Kadikoy and watch the other side from Moda coast.  Manhattan-resembling colored skyscrapers and the buildings arranged with different heights might offer you a visual feast that you will not be able to get enough of. You will notice that you will not be able to keep yourself from daydreaming but what you will be the most surprised to find out will be that you are already in the city that you are watching from your seat. You can feel that this is more than a city, and that you are also part of a much greater beauty…

“Şehri tepeden tırnağa gördüm, peki ya insanları?” diyebilirsiniz. Sonuçta herkes bir yoldaş arar kendine. Mesela Salacak Sahili’nde bulunan Kız Kulesi en güzel aşklara ilham olup kendi yalnız kalmış zamanında, ta ki karşısında dimdik, bütün ihtişamıyla Galata Kulesi beliriverip ona çok uzak da olsa bir yoldaş olana kadar. Siz de eğer yalnızlıktan sıkılır ve uzaktan izlediğiniz sokaklarda hafif telaş içinde yürüyen o kalabalığın içinde olmak isterseniz, İstiklal Caddesi’nin özellikle son yıllarda size yalnız kalmayacağınızı temin edebileceğini ve mümkün olandan çok daha fazlasını sunabilme potansiyeline sahip bir sokağa dönüştüğünü belirtmek isterim. Daha ilk adımınızda hızlı bir şekilde kalabalığın oluşturduğu uğultuları duymaya alışırken sağınızdan ve solunuzda geçen insanların size inceden de olsa omuz atmasına izin vermeniz gerekebilir zaman zaman. Düz bir eksende yürümeye devam ederken burnunuza sıcak sıcak kestane kokuları geldiğinde ve gözünüz yumurtadan çıkan bir civciv gibi kabuğunu çatlatarak pişmeye başlayan kestanelere takıldığında kalabalık kaybolup gider adeta. Hava kararmaya başladığında, parlayan renkler biraz daha pastel tonlara dönüştüğünde ve etrafınızdaki tarihi binalar size 1930’ları daha çok andırmaya başladığında kulağınıza gelen ray sesleri ve insanları yararak geçen tramvay hangi yılda olduğunuzu unutturmaya yeter. Asıl güzel olan ise herkes böyle hissedebilir. İstanbul’u da güzel yapan yüzyıllık bir tarihin sergilendiği açık bir müze şehir olması değil midir zaten? Hem sokakların tarihi mimari yapılarıyla hem de İstanbul’un dillere destan geçmişiyle bu şehir, içinde yaşayanını fetheder. Sonuçta ya İstanbul sizi fetheder, ya da siz İstanbul’u…Fatih Sultan Mehmet bunu böyle bilmiş, böyle söylemiş.

”I saw the city from head to toe, what about people?“ you may say. In the end everyone wants a fellow. For instance, Maidens Tower that is found on Salacak Coast was able to inspire many lovers but was left alone until Galata Tower appeared with his magnificence and become a lover for her. If you get tired of loneliness and want to be in the crowd of people who are walking in the street with a slight hustle that you were watching from away, I would like to let you know that, in recent years, İstiklal Street can guarantee you non-loneliness and has turned into a place that has the potential to offer much more than what was possible. Even from your first step, while you get quickly  used to the noise generated by the crowd, you might some time have to let some people to bump you on your shoulders every now and again. As you continue to walk on a straight axis, the scent of roasted chestnuts will find you, and the crowd around you will disappear as you watch the chestnut shells hatch like the egg belonging to a chick. When it gets darker and when the saturated colours turn into pastel ones and the historic buildings around you start reminding you of the 1930s even more, the sounds of the rails along with the tram dividing people as it passes through will be enough to make you forget the year you are in. What is truly nice is that everyone can feel this way. Isn’t it about being an open city museum that covers centuries of old history that makes İstanbul so favorable? With the historical architecture all around the streets, and Istanbul’s famous history, this city conquers the ones living in. Ultimately, either İstanbul conquers you or you conquer İstanbul… This was what Fatih Sultan Mehmet knew and said. 

Ne de olsa Sapphire’in tepesinden de bakan, vapurda yolculuk da yapan, bir yakadan diğerini bir elinde müziği bir elinde de yudumlayacağı sıcak bir içeceğiyle izleyeninden İstanbul’un kalabalık sokaklarında telaşla yürüyenine kadar her insanın hissettiği duygu birdir. Herkes özel hisseder çünkü onlar da dünyanın başkentinde olduklarının farkındadırlar.

After all, everyone who whether looking from the top of Sapphire, travelling on ferry, watching one side from another with a music-player on one hand and a warm drink on another, or hustling through the crowded streets feels the same emotion. Everyone feels special because they are aware that they are in the capital of the world.

Edmondo De Amicis de farkında olacak ki kendini şu sözleri sarf etmekten alıkoyamamış:

“İstanbul, önünde şair ile arkeoloğun, diplomat ile tüccarın, prenses ile gemicinin, Kuzeyli ve Güneylinin, hepsinin aynı hayranlık duygusuyla haykırdığı evrensel ve son derece büyük bir güzelliktir. Bütün dünya, bu kentin dünyanın en güzel yeri olduğu düşüncesindedir.”

Edmondo De Amicis was so aware that he couldn’t help but stop himself from saying:

“Istanbul, a universal beauty where poet and archaeologist, diplomat and merchant, princess and sailor, northerner and westerner screams with same admiration. The whole world thinks that this city is the most beautiful place on earth”

 

KAYNAKÇA/REFERENCES

“Edmondo De Amicis, Non Solo Cuore.” Latitudes, 23 Feb. 2018, www.latitudeslife.com/

“İstanbul İçin Söylenmiş En Güzel Sözler!” Sabah, 21 Sept. 2017, www.sabah.com.tr/

“İşte İstanbul’un En Yüksek 20 Binası.” Sözcü Eğitim, 16 Nov. 2016, www.sozcu.com.tr/

“Kalamış from Moda @ Night”. Nezihe Gürbüz Sokak, Kadıköy. Mapio.net, Impressum.

Nurten, Aksoy. İstanbul’da Boğaziçi’nde. 19 Ocak 2015.

Tunahan, Bayraktar. İstanbul Boğazı. 8 Aralık 2012.

“‘Türk Halkı Hangi Ülkeyi Müttefik Olarak Görüyor?’ Sorusu Yanıt Buldu!” Halk TV Haberler Ve Canlı Yayın, 12 Dec. 2017, www.halktv.com.tr/

 

Editör/Editor: Şule Dilara Kipel

Grafiker/ Graphic Designer: Şule Dilara Kipel

Çevirmen/ Translator: Asena Erbaşı and Şule Dilara Kipel

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?