Doha: Son 10 Yıldaki İnanılmaz Değişim

Qatar'a önyargılarınızı bırakarak bakın

| Ocak 2016


İlk olarak yazıma Qatar hakkında kimilerimizin aklında olabilecek önyargıları kırmaya çalışarak başlamak istiyorum.  Qatar’ın İran, Suudi Arabistan gibi diğer İslam ülkelerine benzemediğini, bu konuda açık görüşlü bir yönetime sahip olduğunu bilmeme rağmen orada ne ile karşılaşacağım konusunda şüphelerim vardı, ancak kesinlikle kendimi Arap Yarımadasında değil de Amerika kıtasında gibi hissedeceğimi tahmin edemezdim. Sokaklarda ve çarşılarda görebileceğiniz geleneksel beyaz kıyafetleri ile dolaşan Katar erkekleri ve çarşaflı Katar kadınları bize Arabistan’da olduğumuzu hatırlatan tek şeydi diyebilirim. Özellikle İngilizcenin anadil gibi olması ve mimari yeniliklere ev sahipliği yapan yeni Doha “Westbay” deki yabancı nüfus bize beklentimizden tamamen farklı bir deneyim yaşattı.

Katar gibi küçücük bir ülkenin bağımsızlığını kazandıktan bu kadar kısa bir süre sonra Doha gibi bir kent ile dünyaya adını duyurması, bu zengin ülkenin kaynaklarının nasıl harcandığını gözler önüne seriyor. Şehrin ruhunu inşaat sektörü oluşturuyor.

Her köşede, baktığınız her noktada devam eden inşaatlarla karşılaşmanız şehrin gelişmesi için mimariye verilen önemi anlatıyor ki bunu daha havalimanına adımınızı attığınız ilk anlarda görebiliyorsunuz. Hamad Uluslararası Havalimanı Orta Doğunun en iyi havalimanı seçilmiş. Gerek mimarisi, gerek temizliği, gerekse sunduğu hizmetlerle kendini kanıtlamış bir havalimanı ile gezimize başlamamız bizi neler bekliyor sorusuna yanıt niteliğindeydi.

Havalimanından otele gittiğimiz yolda son sürat devam eden alt yapı çalışmaları dikkatimizi çekti. Şehrin amacı sadece gökdelenler inşa ederek göz alıcı bir mimariye sahip olmak değil aynı zamanda bütün şehri baştan aşağı yenilemek. Bunun kanıtlarını eski Doha’da kaldığımız otelde ve otelin çevresindeki yenileştirme çabaları ile net bir şekilde gördük. West Bay’deki kulelere gelince, ciddi anlamda gözüme çarpan, beni kendine hayran bırakan bir yapı olmadığını söyleyebilirim. Tabii ki hepsi birbirinden farklı detaylıca düşünülmüş mimari eserlerdi ancak eşsiz bir görünüme sahip değillerdi. Beni etkileyen tek şey 50’den fazla kule olmasına rağmen hiçbirinin birbirine benzememesiydi ki Eskişehir yolunda yan yana birbirinin neredeyse aynısı gökdelenleri gören biri için bu kesinlikle alışılmadık. Gökdelenlerin hepsi ofis binası olarak kullanıldığından yapıların iç tasarımını görme fırsatı yakalayamadım ancak incelediğim mimari kitapları temel alarak söyleyebilirim ki hepsinin iç tasarımı da dış cepheleri ve formları kadar birbirinden farklı.

 

Tabii ki şehirde dikkat çeken tek yer kıyı şeridindeki West Bay değil. 2022 FİFA Dünya Kupası için yapılan hazırlıkların hızla devam ettiği kıyı şeridinden daha içeride yer alan Aspire Zone görülmeye değerdi. Yepyeni stadyumlar dünyanın dört bir yerinden gelecek turistleri bekliyor, çevredeki geniş yeşil alansa turistlere ve yerli halka trafikten, gökdelenlerden ve kalabalıktan uzak zaman geçirmek için harika bir seçenek sunuyor. Yeşil alan sadece burası ile sınırlı değil, şehrin geri kalanında da yeşil alanlar görmek mümkün ancak Aspire Zone zaman geçirmek için eşsiz bir yer. Aynı zamanda burada bence şehirdeki en ilginç mimariye sahip “The Torch Doha”yı doya doya inceleyebilirsiniz. Sıkıldığınızda ise küçük Venedik’i ziyaret etme şansınız var. Küçük Venedik diyorum çünkü Aspire Zone daki Villagio alışveriş merkezi küçük bir Venedik gibi tasarlanmış. Mağazaların arasından kanal geçiyor ve bu kanalda ne görseniz şaşırmazsınız? Gondol ile gezen meraklı turistler tabii ki. Mağazalar da İtalyan evlerine benzetilmiş, alışveriş merkezinin üzerini örten tonoz ise gökyüzü olarak boyanmıştı ve mekâna inanılmaz bir ferahlık katmıştı.

Bütün bu modern mimarilerin yanı sıra geleneksel yapılarını da korumaya çalışan daha doğrusu sergilemeye çalışan bir Doha var. Museum of Islamic Arts and Katara Cultural Village bunun örnekleri olarak sayılabilir. En azından geleneksel mimari ile ilgili ipucu veriyor diyebiliriz çünkü gerçekten şehrin hiçbir yerinde eski mimariyle karşılaşmanız söz konusu değil. Her şey yıkılıp yeni baştan yapılıyor, bunun avantajları ve dezavantajları tartışılır ancak şehrin son 10 yılda bambaşka bir hal aldığı gerçeğini değiştirmez. Arap Yarımadasına özgü bir şeyler de deneyimlemek isteyen turistler içinse tarihi çarşı (buradaki yapılar da yenilenmiş) “Suoq Waqif” ve çölde safari önerilerim arasında.

 

Peki Doha bir Dubai miydi derseniz? Cevabım net olarak hayır. Doha inanılmaz bir değişim geçirmiş olabilir ancak eşsiz mimari eserler ile süslenmiş Dubai ile boy ölçüşemez diye düşünüyorum. Yine de gidip görülmesi gereken bir yer Doha, çünkü burası Orta Doğu’nun gelişmeye nasıl açık olduğunun kanıtı.

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?