Doğayı Sürdürebilmek

Doğanın iyilikleri ve bizden geri dönütler

| Mart 2017


Biz insanız.

Yeryüzünde akıl sahibi olan tek yaratıklar olabiliriz belki, ama bu aklı kullandığımız yerler oldukça şaşılası aslında. Hayvanlar ve bitkiler bize dost, yoldaş ve yardımcıolsun diye etraflarımızı süslüyorlar ancak biz onlardan çantalar yapıp içlerine ıvır zıvırlar atmayı seçiyoruz mesela. İki olgun ağaç dört kişinin bir yıllık oksijen ihtiyacını karşılayabiliyor mesela, bizse gidip siyahvari dumanlar üretiyoruz karşılığında.

Bize yapılan iyiliklerin, bize sunulan güzelliklerin karşılığını çok da güzel vermiyor muyuz?

Her ihtiyacımız ayrı. Güvende olmak için doğaya ayrı zarar veriyoruz, barınmak için ayrı. Hele “mimari” diye  bir kavramımız var, öyle çevre dostudur ki sormayın! On iki kişi bir evde barınabilsin diye küçük çaplı bir ormanı haritadan sileriz biz, hele o insanların alışveriş yapması gerekiyorsa sormayın! Gelsin mağazalar, gitsin ormanlar…

Ben insanlığın dünyadaki işlevi konusunda biraz karamsarımdır. İnanın ki bir yol ararım hayvanlar, bitkiler ve insanların bir olması için, kendi çapımda böyle isyan çığlıkları atarım küçük küçük ama sadece duymak isteyen duyar.

Mesela kim çok öncelerden duymuş beni biliyor musunuz? Sürdürülebilir mimari. Ah evet, işte dostluğun ortak bir yolu! Hem çevreye zarar vermiyorsun, hem malzemelerin hepsini tekrar tekrar kullanabiliyorsun, yani bir bakıma oldukça ekonomik, hem de çevre dostu. Ağacının, kuşunun, havasındaki azotun değerini bilen bir akım sonunda.

Yapılarda kullanılan enerjinin değerli ve çevre dostu olması, bugünün ihtiyaçları kadar yarının gereksinimlerinin de düşünülmesi gibi konuları kapsıyor sürdürülebilirlik. Bugün odaklı değil, çocuklarımız, torunlarımız ve onların nesilleri odaklı yaşamayı kapsıyor; ağacı, ormanı, denizi, okyanusu, dünyayı kapsıyor!

Dünyanın insanlara daha ne kadar iyi davranacağını bilemiyorken, elimizdeki en güzel fırsattır bir şeyleri “sürdürmek”. Yeniden kurmak her şeyi,yreni bir barış anlaşmasına adım atmak yeryüzümüzle. Bir şeyleri “sürdürebilen” insanlar olmak.

Evet, biz insanız. Güçlü, kuvvetli, dünyayı baştan başa nakış nakış işlemiş akıllı varlıklarız biz.

Devletler kurmuş, şehirler inşa etmiş, yapay zekalar icat etmişiz biz.

Bir doğayı mı “sürdüremeyeceğiz”?

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?