DİYALOG

DIALOG

| Eylül 2019


A- Arkama bakmalıyım diye düşünürüm hep. Yaptığım şeylerden pişman olduğum da  çok oldu. Pişman olmama rağmen yapmaya devam ettiğim de.

A-I always think I should look back. There have been a lot of things of which I am regretful of, as there have also been ones that I kept doing despite the regret.

B-Arkama bakmam  ben. Yoluma devam etmem gerek.

B-I do not look back. I need to keep on going my way.

A-Arkama bakmam demek  yoluma devam edememek değildir çünkü bilmek isterim ki geride benden bir şey kalmış mı?

A-It does not require for me to not keep moving on if I am looking back, I simply wonder if there is anything left of me behind.

B-Kalmış mı peki ? Kalabilmiş mi? Kalmışsa bu seni yeni bir insan mı yapmış? Arkada bırakmak  gerekir diye düşünürüm, onlar sana yüktür.

B-So is there? Could it be? If there is, does that make you a new person? I think it is necessary to leave things behind, for they are burdens to you. They’re dead weight.

A-Galiba haklısın yüküm ağır arkaya bakmamak gerek .

A-I suppose you are right. It is heavy what I carry on, I should not look back.

B-Dağına göre kar derler, ne dertler var.

B-They say God gives problems only as much as one can carry. There are much worse troubles out there.

A-Herkesin derdi kendine büyük.

A-Everyone’s trouble is big for them.

B-Devam et başka nedir  yükün?

B-Keep going, what else is within the weight you carry?

A-Firaktan ayrılıktan çok inciniyorum.

A-I get very hurt from separation.

B-O zaman terk et.

B-Then leave.

A-Neyi?

A-Leave what?

B-Dünyayı.

B-The world.

A-Ben sevmem zaten dünyayı.

A-I do not even like the world.

B-Seni tanırım seversin şu hayatı mutlu olduğun an mutsuz olduğun andan çoktur hem bir düşün.

B-You do, I know you. Think about it, you have had happy moments more than you had sad ones.

A-Doğrudur.

A-If you say so.

B-Sana bir tılsım vereyim mi?

B-Shall I give you a charm?

A-Nedir?

A-What is it?

B-İnsan mutsuzken daha mutlu.

B-One is happier when one is sad.

A-Nasıl?

A-How?

B-Mutlu olduğun anları düşün, en mutlu olduğun ama bir daha belki de hiç yaşayamayacağın bir şey olsun.

B-Think of the happy moments you had; the happiest one, even, but perhaps you will never have it again.

A-Düşündüm.

A-I did.

B-Elinde ne var şimdi?

B-What do you have now?

A-Hatıralar.

A-Memories

B-Seni mutlulukların mutlu ediyor mu şimdi peki

B-Do your happinesses make you happy now?

A-Mutlu ediyorlar.

A-They do

B-…..

B-…..

A-Neden sustun?

A-Why did you stop?

B-Beni etmiyorlar.

B-Mine do not make me happy

A-Neden?

A-Why?

B-Çünkü elimde değiller.

B-Because I do not have them

A-Mutsuz olduğun anlar elindeler mi peki ?

A-…and you have the sad moments?

B-Onlarda değiller ondan mutlu ediyorlar zaten.

B-No, but that is why they make me happy.

A-Ne yani mutsuzluğa mı talip olmalı?

A-So, what? Should one seek sadness?

B-Hayır,  çileye, gerçek  hedefin uğruna sıkıntıya girebilmeye ve bu uğurda gerekirse mutsuz olmaya talip olmalı.

B-No,one should seek a true cause; with the pain and suffering it brings, if necessary.

A-Olmazsam?

A-What if I do not?

B-Hatıralarda yaşarsın o vakit.

B-Then you will live in the memories.

A-Bunu istemem işte en çok bu yakar canımı.

A-I do not want that, that would hurt me the most.

B-Ne yapmayı düşünürsün?

B-What are you planning to do?

A-Bilmiyorum

A-I do not know.

B-Vicdanın ne diyor eğer ölmediyse?

B-What does your conscience say, if it is not dead yet?

A-Ebed ebed diye bağırıyor hissediyorum

A-Eternity, it screams,as I can feel.

B- Vicdanın ölmemiş devam et

B-It is not dead yet. Keep going.

A- Güzel anılar anlarda kalmış. Hatıralar başıma bela. Benim tek anım yaşadığım an, gelecek desen bir bilinmezlik endişeler diyarı.

A-The nice memories are stuck in the moments. Memories are a pain in my neck. The only moment I have is a land of worries, in other words, the future.

B-Ne yapmalı?

B-What to do?

A-Sevmemeli bu dünyayı.

A-Not love this world.

B-Sevmeyebilirsin  peki terk edebilir misin?

B-You can manage not loving it but can you leave it?

 

Editör/ Editor: Görkay Düzgün

Grafiker/ Graphic Designer: Deniz Vadi Töngür

Çeviri/ Translator: Deniz Karaytuğ

 

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?