Biz İnsan Mıyız?

Tasarım Bienali: Biz İnsan Mıyız?

| Şubat 2017


Tarihte çok önemli bir yere sahip olan İstanbul, mimarlık ve tasarım alanında Türkiye’nin en gözde illerinden. Geçmişten günümüze birçok uygarlığın elinde tutmak istediği İstanbul, sadece ekonomik ve jeopolitik açıdan değil aynı zamanda sosyal ve kültürel açıdan da önemli bir şehirdir. Bölümümden dolayı daha çok ilgi duyduğum mimarisinden bahsedecek olursam Bizans döneminin kalıntılarından tutun da Osmanlı döneminin camilerine kadar uzanan kocaman bir miras barındırıyor içerisinde. Mimari bu kadar büyük bir yere sahipken tasarımı da pas geçemem. Mimari, tasarım ve insan… Birbirini oluşturan üç etmen. Birbiriyle bağlantılı olan bu üç etmen arasından tasarım ve insan arasındaki ilişkiden bahsedeceğim bugün sizlere. Tasarım, insan ve mimari ayrı düşünülemediği gibi bienal sergisinin yapılması gereken semt de Mimar Sinan Üniversitesi ve Dolmabahçe Sarayı gibi büyük mimari eserleri barındıran Beşiktaş olmalıydı. Bu özelliklerinden dolayı Beşiktaş ve çevresi tasarım bienali yapılması için en uygun yerlerdendi.

 

Hafta sonu en sonunda gezme fırsatı yakaladığım 3. İstanbul Tasarım Bienali 200.000 yıl öncesinden 2 saniye öncesine kadar geçen zaman sürecinde “insan” ve “tasarım” arasındaki yakın ilişkiyi inceliyor. Tasarım insanlığa hizmet eden bir olgu olarak görülse bile insanlar da zaman içerisinde tasarlanıyor. Dolayısıyla zaman içerisinde yaşamı kolaylaştırmak için tasarım yapan insan farkında olmadan tasarımla beraber kendini de tasarlıyor. Tasarım konuşmak insan türünün geçmişten günümüze durumunu konuşmak demek aslında. Kimyasallardan tutun da genetik kodlarımıza kadar her şeyi tasarlıyoruz. Her gün uzayın derinliklerinden büyük bir özen gösterdiğimiz dış görünümümüze kadar uzanan tasarımları tecrübe ediyoruz. Tasarım bizim içimizde biz tasarımın içinde yaşıyoruz. Peki tasarlarken gezegene ne yapıyoruz? Bizden sonrakilere bir mesaj mı bırakmak istiyoruz? Peki bu mesaj ulaşacak mı? Hadi ulaştı diyelim insanlığın sonu geldiğinde onlar kime nasıl bir mesaj bırakacaklar? Bu soruların cevabını hiçbir zaman veremeyiz belki ama sürekli sorgulamamız gereken iki soru var. Öncelikle insanlık gerçekten tasarımlarıyla insan ırkını devam ettirmek demek midir? İkincisi ise biz insan mıyız?

 

İnsanoğlu düşünen bir varlıktır. Beyin gücünü ve el becerisini kullanarak icatlar elde eder ve zamanla bu icatları geliştirir. Geçmişten günümüze kadar olan icatlar ve keşifler insanların ihtiyaçları doğrultusunda düşünülerek tasarlandı. Peki ya tasarım insanlığın sonunu getirecek bir tasarım ise? İşte bu noktada insanlığın ne yapmaya çalıştığı, ne işe yaradığı ve aslında ne anlama geldiğini sorguluyoruz. En bilinen örnek olarak cep telefonundan bahsedelim. Cep telefonu günümüzde nerdeyse herkesin rahatça ulaşabildiği, kolay kullanılabilen, başkalarıyla kolayca iletişime geçmemizi sağlayan teknoloji yani hayatımızı kolaylaştıran bir tasarım aslında. Fakat işin gerçek tarafı şu ki cep telefonu öyle özelliklere sahip bir teknoloji ki sadece bir tuşla onlarca kişinin ölümüne sebep olabilirsiniz. Başka bir örnek ise atom bombası. Atomu parçalamanın asıl amacı aslında atom içerisindeki dev enerjiyi ortaya çıkarmak ve kullanmaktı. Fakat insanoğlu bu icatla insanlığın sonunu getirmek için kullandı. Ikinci Dünya Savaşında kullanılan atom bombası binlerce insanın ölümüne sebep oldu. Biz, “insanoğlu”, tasarım yapıp insanlığa yardım ettiğimizi düşünürken aslında insanlığın sonunu bile getirebiliriz. Öte yandan bizi insan yapan şey de tasarım. Örneğin; bulunan ilk ayak izleri, günümüz ortalama bir insan ayağının yarısı kadarmış. Bu örnek gösteriyor ki ayakkabı tasarlandıktan sonra küçücük ayaklar o ayakkabıya göre şekillenmeye başlamış ve zamanla büyümüş. Kısacası insanoğlu yaptığı tasarımlarla evrim sürecine girmiş.

 

“Tasarım” ve “insan” konularını işleyen İstanbul Tasarım Bienali orayı gezme fırsatı bulan herkesin aklında şu soruyu bırakıyor; biz insan mıyız? Bu sorunun cevabı “insanoğlu” tasarlamaya ve çevresiyle etkileşimde olmaya devam ettiği sürece bulunamayacak gibi gözüküyor. Şimdi düşünelim bakalım biz insan mıyız, eğer öyleysek ne zamana kadar insan kalmaya devam edeceğiz?

 

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?