Bir Sanatçı Bir Materyal

One Artist One Material

| Ağustos 2020


BİR SANATÇI & BİR MATERYAL

ONE ARTIST & ONE MATERIAL

Sanat ne demektir? Bir sanat eseri yaratmak için olan tüm imkânlarımızı kullanmamız mı gerekir?  Yoksa kısıtlamalardan doğan yaratıcılık, sanatı daha mı başarılı yapar? Bazen kendimize malzeme, alan, zaman gibi durumları bahane ederek yeterli imkânlarımızın olmadığını söyleriz. Bazen ise yaratıcılığın bulunmamış olanı keşfetmek olduğuna inanırız. Geleneklerimizden kaçarak her daim yeniyi kovalayarak kutunun dışına çıkmaya çalışırız. Peki ya o kutunun içinde kalarak sanat yapabiliyorsak? Ya yaratıcılığımızın temeli bazen de alıştığımız geleneklerimiz de yatıyor ise ve sadece kendimize olan inancımızın düşüklüğünden bahaneler veriyorsak?  Sanat belki de çok yakınımızdadır, büyüdüğümüz ortamın imkânlarını kullanarak yaratıcı olanı bulmaktır. İçimizden gelen, alışık olduğumuz materyaller ile ruhumuzun derinliklerindeki fikirlerimizin birleşimi kadar kolaydır bekli de.

İşte, küçüklüklerinden beri onları çevreleyen materyallerin gücünü keşfeden ve sadece tek bir materyal ile eserlerinin tasarlayan getiren uluslararası sanatçılar;

What is art? Do we have to use all our resources to create a work of art? Or does creativity arising from constraints make art more successful? Sometimes, we tell ourselves that we do not have enough opportunities as an excuse for situations such as material, space, and time. Sometimes we believe that creativity is discovering what is not found. We try to get out of the box by turning our back to our traditions, always chasing the new. What if we can make art by staying in that box? What if the foundation of our creativity sometimes lies in the traditions we are used to, and we only give excuses for our low self-belief? Art is perhaps very close to us, it is to use the possibilities of the environment we grew up to find the creative one. It’s probably as easy as the combination of the materials we’re used to and coming from our inner self, and the ideas that are deep in our souls.

Here are international artists who have discovered the power of the materials surrounding them since their childhood and designed their works with only one material;

POLYESTER İPLİĞİ  IŞIK İLLÜZYONLARINA DÖNÜŞTÜREN SANATÇI: GABRIEL DAWE

Gabriel Dawe, Meksika doğumlu, Dallas Texas’ta yaşayan ve eserleri uluslararası sergilenen bir sanatçıdır. Kendisinin de ifade ettiği gibi, hayatının uzun bir süresi boyunca Meksika kültürünün renklerinin yoğunluğu içerisinde zaman geçirmiştir. Eserlerini görünür ışık spektrumunun araştırmalarına dayanarak üreten Dawe, moda ve mimari arasındaki güçlü bağlantıyı ortaya çıkarmayı temel esas edinmiştir. Bunun yanında bu bağı, tüm şekil, form ve ölçütlerde insanın barınma ve giyinme ihtiyacı ile nasıl ilişkili olduğu üzerinde araştırmalar yaparak eserlerini sahaya özel olarak üretmektedir.

Gabriel Dawe is a Mexican artist living in Dallas, Texas and his works are exhibited internationally. As he himself stated, he spent time in the intensity of the colors of Mexican culture for a long period of his life. Dawe, who produced his works based on the research of the visible light spectrum, fundamentally aimed to uncover the strong link between fashion and architecture. In addition, he researches how this bond relates to the need to shelter and dress in all shapes, forms, and criteria and produces site-specific works.

Eserlerdeki en ilginç detay ise, oldukça ince olan bu ipliğin, mimari bir boyutta kullandığında kendisinin yok olup ortaya sadece renklerini bırakmasıdır. Bu şekilde, eseri gördüğünüz ilk anda materyalin kendisi değil saf ışığın illüzyonunun gücü ilgi uyandırmaktadır.

The most interesting detail in the works is that this rather thin thread, when used in an architectural dimension, disappears itself and only shows its colors. In this way, at the first moment you see the work, not the material itself but the power of the illusion of pure light arouses interest.

Erkeklere yönelik toplumsal beklentilerin farklı olması nedeni ile çocukluğunda, geleneksel örgü el-işçiliğinin öğrenilmesine izin verilmediğinden bahseden Gabriel Dawe bu durumun çocukluk hayal kırıklığı olduğuna değinmektedir. Bu nedenle soyut çalışmalarının arkasındaki en temel amaç, cinsiyetçilik kavramlarını yıkmayı hedefleyerek eşitçiliği savunmaktadır.

Speaking of the fact that craftsmanship of traditional knitting was not allowed in his childhood because of the different social expectations for men, Gabriel Dawe points out that this was a childhood disappointment. The most fundamental goal behind her abstract work, therefore, advocates egalitarianism by aiming to subvert notions of sexism.

 

GELENEKSEL BAMBU’DAN SANAT ESERİNE: Tanabe Chikuunsai IV

FROM TRADITIONAL BAMBOO TO ARTWORK: Tanabe Chikuunsai IV

Japonya’nın en saygın bambu üreten ailelerinden birinin oğlu olarak dünyaya gelen Tanabe, babası gibi sanat okuluna giderek heykel sanatı üzerine ustalaşarak diplomasını almıştır. Sanat eserlerinde, ince olduğu kadar oldukça güçlü de olan ve özel olarak Japonya’da üretilen Kaplan Bambu materyalini kullanarak mekâna özel tasarımlar yapmaktadır.

Born as the son of one of Japan’s most respected bamboo-producing families, Tanabe went to the art school like his father and got his diploma by mastering sculpture. In his works of art, he makes space-specific designs using Tiger bamboo, which is thin as well as quite strong and is specially produced in Japan.

Tasarladığı alanın sanat eseri ile uyumunu ve verdiği anlamı göz önünde bulundurarak, tavandan zemine kadar devam eden organik ve bükümlü bambu eserlerini estetik bir şekilde oluşturmaktadır. Tasarımlarında maneviyatı teknikten önde tutan Tanabe, tasarladığı her yeni eserinde geleneklerinden gelen maneviyata her daim büyük değer verdiğini belli etmektedir. Tanabe eserlerini tasarlarken ilham kaynağını, doğadaki dört temel unsur olan ateş, su, toprak ve havanın yanı sıra beşinci maddesini evrenin kendisinden aldığını belirtiyor.

Considering the harmony of the space he designed with the work of art and the meaning it gives, he creates the organic and twisted bamboo works that continue from ceiling to floor in an aesthetic way. Tanabe, who puts spirituality ahead of technique in his designs, reveals that he always places great value on spirituality coming from his traditions in every new work he designs. While designing his works, Tanabe states that he gets his inspiration from fire, water, earth, and air, which are the four basic elements in nature, and as well as the universe himself.

Tasarımlarındaki en ilgi çekici detay ise eserin duvara sabitlenmesi için sadece birkaç çivi kullanmasıdır. Çivi dışında bambuların birbirine sabitlenmesi için herhangi bir yapıştırıcı malzeme kullanmaması, tasarımını oldukça güçlendirmektedir. Tanabe’nin bir diğer dikkat ettiği önemli bir özellik ise, kullandığı bambuların geri dönüştürülebilir olmasıdır. Bir alan için yaptığı sanat eserinin sergi süresi bittikten sonra, bu malzemeler ile yeni bir alana özel farklı bir sanat eseri oluşturmaktadır.

The most interesting detail in his designs is that he uses only a few nails to fix the work on the wall. The fact that he does not use any adhesive material to join bamboos together other than nails makes his design very strong. Another important feature that Tanabe pays attention to is that the bamboos he uses are recyclable. After the exhibition period of his artwork for a space is over, he creates a different work of art specific to a new space with these materials.

 

YER ÇEKİMİNİN RENKLERE KATKISI: IAN DAVENPORT

THE CONTRIBUTION OF GRAVITY TO COLOURS: IAN DAVENPORT

Ian Davenport, renkleri, çizgisel bir düzlemde bir arada kullanması ile tanınan, başarılı bir İngiliz soyut ressamdır.Küçüklüğünden beri renklerin gücüne inanarak oldukça sıra dışı tasarımlar yapabileceğine inanmış olan Davenport, üniversitedeki eğitiminden sonra bu gücü tasarımlarının temelinde kullanabileceğini anlayarak oldukça estetik eserler ortaya çıkarmıştır.

Ian Davenport is an accomplished British abstract painter, known for his use of colours together in a linear plane. Davenport, who believed in himself to make quite extraordinary designs by trusting the power of colors since his childhood, understood that he could use this power on the basis of his designs after his education at the university, and revealed quite aesthetic works.

Dünyamızın en güçlü özelliklerinden biri olan yer çekiminin doğasını ve gücünü keşfeden Davenport, bu gücü sanatına yansıtarak eserlerini anlamlandırmıştır. Geniş renk paletini kullanarak, renkleri olabildiğince kusursuz ve çizgisel olarak dökerken, renklerin ritmik uyumunu vurgulamıştır. Eserlerini yaparken rüzgar makinesi ve vantilatör gibi kolay yollara başvurarak oldukça estetik görünümlü sonuçlar elde etmeyi başarmıştır.

Davenport, who discovered the nature and power of gravity, one of the most powerful features of our world, reflected this power in his art and gave a meaning to his work. Using a broad palette of colors, he emphasized the rhythmic harmony of colors while casting colors as flawlessly and linearly as possible. While doing his works, he succeeded in obtaining quite aesthetic results by applying easy ways such as wind machines and fans.

“Yerçekimi hayatımızda çok güçlü bir güç ve biz bunu kabul ediyoruz.”

“Gravity is such a powerful force in our lives and one we take for granted”

RENKLERİN IŞIK İLE OYUNU / IŞIK KAPANI : CARLOS CRUZ DIEZ

THE GAME OF THE COLORS WITH LIGHT / LIGHT TRAP: CARLOS CRUZ DIEZ

Venezüella doğumlu,  kinetik ve optik sanatının öncüsü olan Carlos Cruz Diez, sanatında hareket duygusunu ve “Physichromies” (renklerin ışık ile oyunu)  bakış açısını benimsemiştir. Physichromies ışığın yoğunluğu ve gözlemcinin hareketine bağlı olarak renklerin farklı koşullardaki yapısını ortaya çıkaran sanat akımıdır. Bu sayede toplayıcı, yansıtıcı ve çıkarıcı (additive & reflective & subtractive) renklerin evrensel özelliğini alanlara yansıtarak sergilemektedir.

Sanatın toplumsal sorumluluk olduğunu ve sanatçıların toplum için çalıştığına inanan Diez, sanatının halka açık alanlarda uygulanmamasının oldukça önemli olduğuna inanmaktadır.

Carlos Cruz Diez, a Venezuelan pioneer of kinetic and optical art, has adopted a sense of movement and a Physichromies (game of colors with light) point of view in his art. Physichromies is the art movement that reveals the structure of colors under different conditions depending on the intensity of the light and the movement of the observer. In this way, the universal properties of additive, reflective, and subtractive colors are reflected in the fields and exhibited.

Diez, who believes that art is a social responsibility and that artists work for society, believes that it is quite important for his art to be applied in public spaces.

Dawe’in renkleri sanatının temeli haline getirmesinin en büyük sebebi, birçok sanatçının bu elementi dekoratif ve anekdotsal olarak nitelendirerek göz ardı etmesinden kaynaklıdır.  “Chromosaturation” akımına sahip olarak nitelediği eserlerini üretirken, ışığın evrimleşerek yeniden canlanmasını uzun yıllar boyunca yaptığı araştırmalara, iyi ve kötü bütün deneyimlerine borçlu olduğunu değinmektedir.

Dawe’e göre, renkler bir fırçayla yüzeye uygulanacak bir element değildir ve alana bir çaba ile getirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de her eseri, yapıldığı alana özgüdür eserlerdir.

Ek olarak, Dawe, bir rengi nasıl algılayacağımızı bizim hareketimiz ve çevremizdeki ışığın yoğunluğuna bağlı olduğunu ve ışığın farklı yüzeylere farklı zamanlardaki vurgusunun sanat eserini tamamen değiştireceğini kanıtlayan eserler üretmektedir.

“Benim zorluğum size geçmiş veya geleceği olmayan bir gerçeklik göstermektir. – Sürekli bir hediye içinde var olan bir parça. Sanatın temel koşullarından biri şaşkınlığı kışkırtmaktır. ”

The biggest reason Dawe made colors the basis of his art is due to the fact that many artists ignored this element, describing it as decorative and anecdotal. In producing his works, which he describes as having a Chromosaturation trend, he mentions that the evolution of light owes its revival to his research over many years, all his experiences of good and evil.

According to Dawe, colors are not an element to be applied to the surface with a brush and must be brought to the field with an effort. For this reason, each work is unique to the area in which it is made.

In addition, Dawe produces works of art that prove how we perceive a color depends on the intensity of the light in our movement and our surroundings, and that the emphasis of light on different surfaces at different times will completely change the work of art.

 “My challenge is to show you a reality that has no past or future – a piece that exists in a perpetual present. One of the fundamental conditions of art is to provoke astonishment. ”

 

Referanslar & References:

Jane Szita, One Artist, One Material: Fifty-five makers on their medium, Frame

Gabriel Dawe, https://www.gabrieldawe.com/

Carlos Cruz Diez, http://www.cruz-diez.com/

Ian Davenport, https://www.iandavenportstudio.com/

 

 

Yazar & Writer: Ece Sel

Çevirmen & Translator : Su Yıldız

Grafiker/ Graphic Designer:

Thumnail: Ece Sel

Banner: Vadi Töngür

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?