Ben Yorumcu

I am Reviewer

| Temmuz 2019


Netflix, Türkiye piyasasına hızlı bir giriş yaptı ve bu kısa sürede çok büyük bir kullanıcı kitlesine ulaştı.

Netflix’in bu popülaritesinin ana nedeni ise bir dizi ya da film için kolları sıvadığında önermeleri sağlam olan ve boşluk oluşturmayacak yapımları seçiyor olması. Tıpkı I am Mother filmini orijinal içeriklerine eklemesi gibi. Michael Lloyd Green’nin senaryosu 2016’da Kara Liste’de yer almış. 2017’de Avustralya’da filmin çekimleri tamamlanmış.

Netflix, has made a rapid entry into the Turkish market and in this short time has reached a huge number of users.

The main reason for Netflix’s popularity is that it chooses productions that are robust and leave no gap when they roll up for a series or a film. Just like adding the movie “I am Mother” to its original content. Michael Lloyd Green’s screenplay appeared on the Black List in 2016. In 2017, the film was completed in Australia.

Bu listeye seçilmek için kaydolup senaryonuzu yolluyorsunuz. Bu senaryolar çeşitli yapım şirketlerinden yapımcı ve yönetmenlere gönderiliyor ve değerlendiriliyor. Yapılan bu değerlendirmeler sonucunda seçilen senaryo listeye giriyor. I am Mother filminin senaryosunun Blacklist (kara liste)’e girdiğini de West World’ün yapımcılarından biri olan Lisa Joy duyuruyor.

Kara liste deyince kafanızda çok da pozitif bir görüntü canlanmıyor ancak bu listenin isminin “kara” olmasının sebebi, bu listenin fikir babası olan Franklin Leonard’ın Afrika kökenlerine duyduğu saygıdır. Kendisi de bir film yapımcısı olan Franklin Leonard’ın listesine girebilmek senaristler için bir çeşit prestij.

To be selected to this list, you sign up and send your script. The scenarios are then sent to producers and directors from various production companies and evaluated by them. As a result of these evaluations, the selected scenario enters the list. Lisa Joy, one of the producers of WestWorld, announced that I am Mother’s screenplay has been selected to the Blacklist.

The Blacklist doesn’t give you a very positive image in the first place, but the reason for the name “black” is Franklin Leonard’s respect for his African origins. Being on the list of Franklin Leonard, himself a film producer, is a kind of prestige for screenwriters.

 

Bu yapım, Grant Sputore’ın ilk uzun metrajlı filmi. Senaryonun oluşturduğu beklentiden dolayı daha bilindik bir ismi gözlerimiz aramadı değil ancak Grant Sputore’de bu içeriğin hakkını vermiş. Biraz daha teknik detaya inersek film, aslında düşük maliyetli. Yönetmen ve senarist filmi ele alırken o bilindik bilim kurgu filmlerinin aksiyon sahneleri ile filmi boğmamış. Kullanılan görsel efektlerde piyasanın üstatlarından olan Weta Workshop ile çalışılmış. Tasarım yapılırken karakter detaylara boğulmadan biraz daha sade tutulmak istenmiş ama karaktere dikkat çekici göndermeler de eklenmiş. (X Space filmini izleyenler bu robotumuzun tasarımında da “Hall 9000 ile bir benzerlik olduğunu fark edebilir.)*  Konuya gelirsek konu, izleyici kitlesi için artık çok da çığır açan bir konu değil. Hele de yıllardır uçanını, kaçanını, form değiştirip aramıza sızanını izledikten sonra.

This is Grant Sputore’s first feature film. Because of the expectation of the script, we have looked for a more familiar name, but Grant Sputore has done very well.

 If we go into a bit more technical details, the film is actually a low-cost one. While the director and screenwriter contextualize the film, they did not smother it with the all-too-familiar action scenes of science fiction films. Weta Workshop, one of the masters of the market, was used for the visual effects. While designing, the character was wanted to be kept a little simpler without drowning in details, but remarkable references were added. (Those who watch the X Space movie may notice that the design of this robot is similar to the Hall 9000.)*  As for the subject, it is no longer a groundbreaking subject for the audience. Especially after years watching them flying, escaping, changing forms and infiltrating us.

Bu yapımda baştaki karaktere daha psikolojik bir açıdan yaklaşılmış ve sahne doldurulurken somut dekorlar yerine filmin ideolojisi dekor olarak kullanılmış. Böylece senaristimiz ve yönetmenimiz filmi bütçe yerine fikir ile büyütmüş.

I am Mother filminde “Anne” rolünün içerisinde bir robot (Droid) görüyorsunuz. Filmde robotumuzun adı “Droid”. Gerçi biz bu detayı sonradan yakalıyoruz; filme üçüncü karakterimiz girene kadar ortada sadece “Anne” adlı bir robot var bizim için ama Hilary Swank’ın canlandırdığı karakter sahneye girdiği an filmin dinamiği değişiyor.

Filmde aralarındaki bağ duygusal anlamda gelişmiş ve birbirleri ile ilgilenen iki kişiyi izliyor gibisiniz. Yapay zekâ söz konusu olunca bırakın duygusal bir etkileşimi “Anne olmak mı?” dediğinizi duyuyor gibiyim. İnsanlar “Bir gün robotlar işlerimizi elimizden alacak.” derlerken robotların, çocuklarını bile alabilecekleri hiç akıllarına gelmemiştir eminim.

In this production, the original character was approached from a more psychological perspective and the ideology of the film was used as a decor instead of concrete decors while filling the stage. So our screenwriter and director expanded on the film with ideas instead of budget.

In the movie I am Mother, you see a robot (Droid) in the role of “Mother”. In the film, our robot’s name is Droid . Although we get this detail later, there is only a robot called Mother, until we get our third character in the film. The moment the character Hilary Swank plays, the film’s dynamics change. In the film, you seem to be watching two people who are emotionally developed and connected with each other. When it comes to artificial intelligence, let alone an emotional interaction, I seem to hear you say “being a mother?”. I am pretty sure, when people say that “robots will take away our jobs one day”, it is never occurred to them that robots can even take their children.

Anlaşılan senaristimizin aklına gelmiş ki filmi, fikrini çok mantıklı bulabileceğiniz bir zemin üzerine inşa etmiş. Robotumuz Dünya’yı insanlıktan değil, insanları “insanlıktan” kurtarma fikri ile yola çıkmış. Filmin birçok yerinde ahlak felsefesinin öğretilerini ve teorilerini hissediyorsunuz…

Yapay zekânın bu etik kavramlara yaklaşımında “Toplumun iyiliği için yapılan her şey iyidir.” mantığı var. Duygulardan yoksun olan bir yapıdan bahsediyoruz. Onun için faydacılık teorisinin çok da zor bir matematiği yok…

Apparently, our screenwriter came up with the idea that the film was built on a background where you might find it very logical. Our robot set out with the idea of saving humans from humanity, not saving the earth from humanity. In many parts of the film, you feel the teachings and theories of moral philosophy.

In the approach of artificial intelligence to these ethical concepts, there is a logic that everything done for the good of society is good. We are talking about a structure that lacks emotions. Therefore, utilitarian theory does not have a very difficult mathematics.

Kendi ellerimizle bize yardımcı olacak akıllı evcil hayvanlar üretmeye çalışırken bu döngüde rolleri değişiyoruz. Çünkü üretilen yapay zekâ her konuda mükemmel olmaya koşullandırılmış. Kaçırdığımız nokta da bu aslında. Bizim hiçbir zaman o kadar mükemmel olmadığımız / olmayacağımız. Akıllı evcil hayvan üretmeye çalışırken biz onların evcil hayvanı oluyoruz. Mükemmel şekilde tasarlanmış bu makineler bir süre sonra hata veren sürücüyü sistemden çıkartmak isteyecekler. İnsanları “insan”dan fazla düşündükleri için başımıza bela olma riski taşıyorlar…

Demem o ki insanın kendi eli ile kendini yok ettiği filmler arasına bir yenisi daha eklendi. Devamında yaşanan olaylar sonucunda insanlık için yeni bir başlangıç mı var yoksa kontrol altında yaşayan “evcil insan” planının bir başlangıcı mı, bilmiyorum. O da sizin yorumunuz olsun.

We are changing roles in this cycle as we try to produce intelligent pets with our own hands, that will help us. Because the product of the artificial intelligence is conditioned to be perfect in every subject. Actually, we are / will never be so perfect and that’s the point we missed. When we try to produce smart pets, we become their pets. These perfectly designed machines will intend to remove the failed driver after a while. Because they think of people more than people, they run the risk of being trouble.

I mean, another film has been added to the films where humanity has destroyed itself with its own hand. I do not know if there is a new beginning for humanity as a result of the events that follow, or if it is the beginning of the “tamed human under control” plan. Let it be your comment. 

* X Space Hall 9000

 

 

 

Kaynakça/References:

Robotun tasarım detaylarına buradan ulaşabilirsiniz: Weta Workshop

A I  röportajı Evcil insan

Lisa Joy for MOTHER by Michael Lloyd Green

Franklin Leonard Blacklist

Netflix

 

Editör /Editor: Serra Koz

Grafiker/ Graphic Designer: Nur Yılmaz

Çevirmen/ Translator: Nur Yılmaz

 

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?