İpek Baycan

SLASH Mimarlık Kurucularından İpek Baycan'ın Öğrencilik Yılları

| Mart 2019


Şule Ertürk Gaucher ve İpek Baycan’a anlayışları için teşekkür ederiz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bu ay sizlerle röportaj yapabilmek, başarılı kadın tasarımcılarla fikir alışverişinde bulunmak bizim adımıza çok büyük bir gurur kaynağıdır. Röportajımız vesilesiyle herkesin Dünya Kadınlar Günü’nü PaftaMag Ekibi olarak kutlamak isteriz.

Ayrıca Nergis Hanım’a iletişimi sağladığı için teşekkür ederiz.

We would like to thank Şule Ertürk Gaucher and İpek Baycan for their understanding. On March 8, International Women’s Day, we are very proud to be interviewed and to share ideas with successful women designers. On the occasion of our interview, we would like to celebrate everyone’s International Women’s Day as the PaftaMag Team.

Also, we would like to thank you to Mrs. Nergis for the communication.

 

Pafta Mag: Tercih döneminde Mimarlık yazmanızdaki etkenler nelerdi? Bu süreç nasıl gelişti?

İpek Baycan: Mimarlığı seçmemdeki en büyük etmen Fen-Matematik Bölümü olmasına karşın, yaratıcılık kanalından ilişki kurabileceğim ve analitik düşünceyi tasarımla birleştirebileceğim bir kanal olmasıydı. Tercih ederken mimarlık hakkında çok küresel ve yanlış bilgiye sahip olmama rağmen beni yanıltmayan hislerime alternatif bir meslek olabileceği ve yapabileceklerimin eğilimlerim tarafından çeşitleneceğiydi. Bana göre mimar olmak öncelikle tasarımcı olmaktır. Tasarım üzerine okunabilecek en kapsamlı dal ise bana mimarlık gibi gelmişti zamanında. Büyük oranda haklı çıktım ve doğru bir tercih yaptım diyebilirim.

Pafta Mag: Which factors did you consider while deciding on the major of architecture? How did the process evolve?

İpek Baycan: The biggest contributing factor when I picked my major as architecture was even if it is a mathematics and science based major, I could relate to creativity and have a channel where I can combine analytical thinking with design. Although I had a very global and perhaps a little misinformation about architecture when choosing it, the feeling that didn’t mislead me was that it could be an alternative profession and that what I could do by my interests would vary. For me, being an architect means being a designer first. Back then, I felt that the most comprehensive field of study on design was architecture. I was right for a large extent and made a right decision.

 

Pafta Mag: Mimarlığa olan tutkunuz nasıl gelişti? Bunu tetikleyen ne oldu?

İpek Baycan: Mimarlığa karşı olan tutkum mimarlık okumaya başladıktan sonra gelişti. Örneğin okulda aldığım ilk proje dersi – yani temel tasarım dersi kapsamında daha önce pek duymadığımız kavramlar telaffuz ediliyor ve bu kavramlar üzerinden konuyu ele almamız isteniyordu. Başta çok ilginç gelen bu durum daha sonra tasarımla ve düşünce ile iç içe olan her konuya eleştirel yaklaşmamı ve bakış açımı kritik tasarım düşüncesi çevresinde geliştirmemi sağladı.

Mimarlık okurken verilen bu vizyon ve genel yaklaşım biçimi, piyasaya atıldıktan sonra mimari üretim biçimlerinin tasarımlarını gerçekleştirmek adına nasıl kullanıldığı ile harmanlanınca mimari üretime, felsefeye ve tasarıma olan tutkumu sürekli kıldı.

Pafta Mag: How did your passion for architecture develop? What triggered it?

İpek Baycan: My passion for architecture developed after I started to study architecture. For instance, the first studio course I took at University – meaning the basic design courses which there are many terminologies that we have not heard before and we have been asked to approach a topic through these terminologies. This situation which was very interesting at first, has allowed me to develop a critical approach to every subject that is intertwined with design and thought and to develop my point of view around critical design thinking.

This vision and general approach had been given while I was studying architecture combined with market’s architectural production techniques and how they develop them perpetuated my passion for architectural production, philosophy and design.

 

Pafta Mag: Mimarlığa devam etmenizi sağlayan, motivasyonunuzu artıran ne olmuştu?

İpek Baycan: Bana göre mimarlık, daha önce de bahsettiğim gibi üç temel ayaktan besleniyor: Mimari düşünce biçimi (felsefesi), tasarım yaklaşımları ve mimari üretim biçimleri. Tüm bu kanallar arasında yapılan alışverişler ve geri bildirimler nihai mimari ürünü doğuruyor ve biçimlendiriyor. Bu jonglörlük ve tüm bu kanalları tutarlı biçimde sürekli kılmak beni mimarlık ve mimari ürün üretimi adına motive eden gerçeklik. Her yapılan proje ve her girilen yeni kanalda bir şeyler öğreniyor olmak ve bu öğrenme sürecinin hiçbir zaman bitmeyecek olması da aynı heyecanla devam etmemdeki sürekliliği sağlayan büyük bir etmen diyebilirim.

Pafta Mag: What enabled you to continue your architecture and increased your motivation?

İpek Baycan: For me architecture feeds on three basic categories: Architectural thinking form (philosophy), design approaches and architectural production forms. All the transactions and feedback between these channels create and form the ultimate architectural product. This juggling and sustaining all these channels consistently motivates me in the name of architecture and architectural product production. Every project that is made and every channel that is newly entered teaches me that learning process never ends and it is one of the biggest factor which keeps me proceed with same excitement.

 

Pafta Mag: Öğrencilik döneminde hayatınızın içine dahil olmuş tasarım süreçleriyle sosyal yaşantınızın nasıl bir denge içinde olduğunu düşünüyorsunuz? Kişisel ilişkilerinizi ne açıdan etkiliyordu?

İpek Baycan: Tasarım yapıyor olmak ya da yeni fikirler geliştirmek için çevrenizde olan bitenle iletişim içinde olmalısınız. Tasarım bir görgü meselesidir bana göre, yaşamımızdan biriktirdiklerimiz, onlara bakış açımızda gerçekleşen farklılaşma ve çeşitlenme tasarımda yeni fikirler ortaya koyabilmemizi sağlar ve güçlendirir. Bu manada her ne kadar öğrencilik yıllarımda kendimi kapatıp proje yetiştirme derdiyle çevremden kopma eğiliminde olmuş olsam da zamanla bu yöntemin uzun vadede ürettiklerim üzerine çeşitlenme sağlamadığını aynı zamanda zihnimin açılmasında çok daha büyük katkısı olduğunu gözlemledim.

Pafta Mag: What do you think about the balance of your social life and the design processes that had been involved in your life when you were a student? How did it affect your personal relationships?

İpek Baycan: You need to be quite in touch with what’s going on around you in order to be doing design or developing new ideas. Design is a matter of good manners and in my opinion, what we accumulate from our experiences, differentiation and diversification in our perspective enables us to create new ideas in design and strengthen them. In this sense, even though I have spent my years doing projects and taking myself off and disconnected with world when I was a student, by time I came to realize that the way I study contributed the diversification of the products I produced and had a big impact on my vision in the long term.

Pafta Mag: Öğrencilik dönemi denildiğinde aklınıza ilk gelen hatıra neydi?

İpek Baycan: Sanırım güzel bir döneme denk gelen öğrencilik hayatı geçirdim. İ.T.Ü. Taşkışla Kampüsü ve avlusunun tam bir Hub (merkez) gibi çalıştığı yıllardı, dolayısıyla öğrencilik deyince aklıma Taşkışla’nın avlusunda Taşkışla Şenliği gibi zamanlarda düzenlediğimiz Mimarlık Savaşları gibi atölyeler geliyor. Kolektif üretimlerin sıkça gerçekleştiği, öğrenci platformlarının kendi kendine yeni fikirler ve ürünler ürettiği bir öğrencilik geçirdim. Bu nedenle oldukça keyifli ve tasarımla dolu zamanlar hatırlıyorum.

Pafta Mag: What is the first memory that comes to mind when you think about your student life?

İpek Baycan: I think that came across a nice period of studentship. İ.T.Ü. Taşkışla Campus and its courtyard were working like a “Hub” so when I say my years as a student what comes to my mind is the Architecture Battles workshops at the Taşkışla Fest which we held in our courtyard. I had a studentship where collective productions were frequent and student platforms produced new ideas and products on their own. Therefore, I remember the times when it is quite pleasant and full of design.

 

Pafta Mag: Öğrencilik hayatınızda size ilham veren mimar/mimarlar kimdi? Yapı/yapılar nelerdi?

İpek Baycan: Öğrencilik yıllarımda en çok Herzog & de Meuron’in geliştirdiği farklı malzeme denemeleri, yaklaşım denemeleri ilgimi çekiyordu. En sağlam ilham perilerim onlardı diyebilirim. Her konuya ve her ölçeğe aynı hassasiyetle ve yenilikçi yaklaşımlarını örnek almışımdır.

Pafta Mag: Which architect/architects inspired you when you were a student? Which building /buildings?

İpek Baycan: When I was a student, Herzog & de Meuron was my source of inspiration and I was intrigued by the different material trials that they have developed. I took them as an example with each subject and every scale with the same precision and innovative approaches.

 

Pafta Mag: Şu ana kadar mesleki hayatınızda üzerine çalışırken en çok keyif aldığınız projeniz hangisiydi? Bu projenin hangi açılardan sizin mimarlığa yaklaşımınızı yansıttığını düşünüyorsunuz? Akademik hayatınızda edindiğiniz tecrübelerin bu projeye etkileri ne doğrultuda olmuştu?

İpek Baycan: Borusan’ın sahibi Ahmet Kocabıyık için üretmiş olduğumuz peynir fabrikası kendi türü içerisinde özgün bir yapıya sahip.  Programını ve senaryosunu yansıtan bir mimariye sahip olduğu için sanırım en çok bu projede kendimi, mimarlıkta aldığım eğitimi ve tutarlı olma konusundaki hassasiyetimi yansıttığını düşünüyorum.

Aldığım eğitim süresince oldukça önemsediğim yapının kimliğine ve kullanımına değer katacak nitelikte bir tasarım geliştirme olgusunu pratiğe dökebileceğimiz bir proje geliştirdik. Binanın içeriğini oluşturan üretim şeması ve işlevlerinin ardarda dizilmesi binanın fonksiyonel altyapısını oluştururken bu cetvelin kıvrılarak bir avlu oluşturması ve ziyaretçilerinin dış mekân kullanımına ev sahipliği etmesi bahsettiğim artı değer olarak değerlendirilebilir.

Pafta Mag: What was the project that you enjoyed working on the most in your professional life? In which ways do you think this project reflects your approaches to architecture? What are the effects of the experiences you gained in your academic life in this project?

İpek Baycan: The cheese factory that we produced for the owner of the Borusan, Ahmet Kocabıyık has the genuine artifact in its genre. Since it is a project that has its own program and scenario, I felt that I have managed to reflect both the education I have gained and my sensitivity to consistency.

During my education, we have developed a project that we can put into practice a design development phenomenon that added a value to the identity and use of the structure which  I care about the most. The production scheme and the functions are aligned consecutively forms the context of the building while the ruler bends which forms a courtyard and it hosts an outdoor usage for the visitors could be an upside that I have mentioned.

 

Pafta Mag: Eğitim hayatlarına devam eden okurlarımız için vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?

İpek Baycan: Eğitim hayatı boyunca ve ardından takip eden süreçte mimar arkadaşların yılmamasını ve eleştirel düşünceye açık olmalarını öneririm. Hiçbir şeyi tehdit olarak algılama yönünde hamle yapmadan “Her geri bildirimden öğrenilecek bir şeyler vardır” mantığı ile bakarsanız kendini daha çok geliştirmiş tasarımcılar olursunuz. Kendinizi geliştirmek istediğiniz kanalları zamanla eğilimleriniz doğrultusu ile seçeceksiniz. Mesleğin ilerleyen safhalarında tutarlı olmanız ve yatkınlıklarınıza yönelik kariyer adımları atmanız önemli.

Pafta Mag: What is your advice for our readers who continue their education?

İpek Baycan: To all architect friends I suggest both in your educational period and the period that follows, you should not give up and have an open mind about critical analysis you receive. You can be designers that are developed in every possible way if you manage to look at with the logic of “every feedback has something to teach” and take nothing as a threat made to you. You will choose the channels you want to move forward with your interests. It is important that you to be consistent with your proceeding levels of your job and take career steps with your interests.

 

Slash Architects adına İpek Baycan cevaplamıştır.

İpek Baycan answered the interview for the Slash Architects.

 

 

Grafiker/ Graphic Designer: Nefes Damla Kalemli

Çevirmen/ Translator: Ezgi Ayer

 

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?