Algıda Evrimleşen Mitoloji

Ever-Evolving Mythology Perception

| Şubat 2019


“Artık elinde mitolojinin anahtarı var. Ruhun tüm kapılarını açmakta özgürsün.”


“The key of mythology in your hands. You are free to open any door of the spirit.”


JUNG

Yüzyıllar öncesinde insanlar evreni, yaratılışlarını, varoluşlarını anlamak için kültürlerine dair derin kökler sunmak ve kimliklerini pekiştirmek amacıyla çeşitli mitolojik varlıklar oluşturdular. Açıklayamadıkları olayları görünür kılmak ve kaygılarını bastırmak için çeşitli sebepler göstermeleri gerekiyordu. Yağmuru açıklayamadıklarında yağmurun gücünü kullanarak Yunanlar Zeus’u yarattılar. Aztekler ise Tlaloc’u. Kendilerinden daha büyük bir gücün varlığını hissettiklerinde bunun tek olamayacağını düşünüp çeşitli karakterler oluşturdular. İnsanlar için belki de bu bilinmezlik korkusunu gidermenin en iyi yolu, sıfatlarını kendi güçleriyle belirledikleri mitolojik varlıklardı. Zamanla yarattıkları bu varlıkları tanrılaştırıp onlara çeşitli alanlarda farklı özellikler yükleyerek günümüzdeki mitolojileri meydana getirdiler.

Centuries ago, humans created mythological beings in order to understand the universe, their creation, their existence, to find deep roots about their culture and strengthen their identities. They had to find reasons to make sense of situations they cannot explain and suppress their worries. When they could not explain rain, Greeks created Zeus by using the power of rain. Aztecs, on the other hand, created Tlaloc. When they felt the existence of a great power, they created various characters, thinking that great power cannot be the only one. Perhaps, for humans, the best way to get rid of the fear of the unknown was the mythological beings whose powers were identified by them. As time passed by, humans divinized these mythological beings and created the modern-day mythologies by giving them different characteristics in diverse areas.

 

Bütün kültürlerde sembolik figürler yer alır. Bunlar yaratılışa ilişkin efsanelerde karşımıza çıkan karakterleri içerir. İskandinav Mitolojisi’nde yaratılış soğuk kuzey ve sıcak güneyin ortasındaki köprüyle başlar. Sıcak güney soğuk kuzeyi nasıl olduysa eritir ve soğuk kuzeyin damlaları köprüden aşağı düşerek can bulur. Oluşan ilk devin adı Ymir’dir. Yunan Mitolojisi’nde ise gökyüzü ve yeryüzü aşık olurlar. Aşklarından ortaya çıkardıkları canlı ise Titanlardır.

Every culture has their own symbolic figures. They include characters of the myths related to the creation. The creation starts with the bridge which is in the middle of the cold north and the hot south in Norse Mythology. The hot south melts the cold north and the drops of the cold north come into life by falling down the bridge. The name of the first giant that comes into life from these drops is ‘’Ymir’’. As for Greek Mythology, the sky and the earth fall in love. Their love brings Titans into existence.

 

Her kültürde işlenen karakterler, çoğu zaman temelde aynı olsalar da işleniş biçimleri bakımından bambaşkadırlar. Söz gelimi Yunan Mitolojisi’ndeki gök tanrısı Zeus ve Mısır Mitolojisi’ndeki Horus temeline bakıldığında benzer özellikleri gösterse de ilgili kültürler bu tanrıları kendilerine göre farklı donatmışlardır. Tanrı Horus kendi mitolojisinde şahin figürüyle temsil edilirken Tanrı Zeus insan biçimindedir. Horus’un şahin figürü ile temsil edilmesinin sebebi gözünden hiçbir şeyi kaçırmayan bir ilâh oluşudur. Bu yüzden Güneş ve Ay, Horus’un gözleri olarak ifade edilir çünkü Güneş ve Ay’ın her ikisi de nöbetleşerek, gece ve gündüz insanın üzerinden eksik olmaz, Horus’un 24 saat açık kalan gözleri gibi. Ay’ın gökyüzünde olmadığı gecelerde ise Horus “kör tanrı” olarak anılır. Zeus’un insan figüründe işlenmesinin temel sebeplerinden biri ise tanrıların ve insanların babası olarak kabul edilmesidir. Doğu mitolojisindeki tanrılar daha sembolik özellikler taşırken batı mitolojisindekilere insani özellikler yüklendiği için insan figürüyle ortaya çıkmışlardır. Yine de gerektiğinde kendilerini temsil eden bir sembolle karşımıza çıkmaktadırlar. Zeus’un aynı zamanda kartalla sembolize edilmesi veya Yunan Mitolojisi’nde Demeter’in doğurganlık, doğa, bereket gibi konularla özdeşleştirilmesi ve İskandinav Mitolojisi’nde Freya’nın karşımıza çıkması gibi…

Deep down, the characters of every culture are the same even though, they are all handled differently. For instance, although the God of the sky Zeus in Greek Mythology and Horus in Egyptian Mythology have similar characteristics, they show some differences depending on the culture they belong. The God Horus is represented as an eagle in Egyptian Mythology whereas, Zeus has a human figure in Greek mythology. An eagle represents Horus because he is a divinity from whose notice nothing can escape. This is why the sun and the moon are described as the eyes of Horus, as both the sun and the moon are always upon humans just like Horus’ eyes which stay open for 24 hours. On the nights where the moon does not appear, Horus is referred to ‘’the blind god’’. One of the reasons why Zeus was considered in a human form is because he was accepted as the father of the gods and the humans. Gods in Eastern Mythology had more symbolic characteristics while in the west they attributed humane characteristics to the gods thus their gods were in human form. Even so, they appear with symbols that represent them when needed. Just as Zeus is symbolized by an eagle or Demeter by fertility, nature, and abundance in Greek mythology and Freya in Norse mythology.

 

Türk Mitolojisi’nde denizler hâkimi tanrımız Talay Kan’dır. Yunan Mitolojisi’ne baktığımızda ise Poseidon’la karşılaşırız. Talay Kan denizlerin hâkimi olmasının yanı sıra ölülerin koruyucusu olarak da karşımıza çıkar. Bu özelliğiyle karşılaştırılması gerekirse yine Yunan Mitolojisi’nden Hades, Roma Mitolojisi’nden Pluto’yla eşleşir.

In Turk Mythology, the god who rules over the sea is Talay Kan. When we look into Greek Mythology, we can see that Poseidon dominates the sea. Talay can is the protector of the dead in addition to dominating the sea. This characteristic of him makes a resemblance to Hades in Greek Mythology and Pluto in Roman Mythology.

 

Sonuç olarak temele bakıldığında insanoğlu tarih sahnesine çıktığı andan itibaren bulunduğu coğrafyanın, iklimin ya da en basitinden içinde bulunduğu grubun etkisiyle kendine bir tarih, bir kültür oluşturmuştur. Ortaya çıkan bu kültür, her ne kadar toplumsal ya da bölgesel yapılanmalara göre şekillenmiş olsa da insanoğlunda dünyayı algılama ve değerlendirme açısından ortak bir bakış açısının olduğu net bir şekilde görülmektedir. Bu ortak özelliği olan değerlerin, dünyanın birçok yerinde benzerlik göstermesi; toplumların oluşum ve gelişim dönemlerinde ve sonrasında kendinden sonraki kültüre veya komşu kültürlere yansımaları olarak da değerlendirilebilir. Bu şekildeki bir düzen ve etkileşim, kültürel bir ilişkilendirilmenin oluşmasına katkı sağlarken aynı zamanda dünya üzerindeki kültürel çeşitlilik bakımından da ciddi yararlar sağlamakta ve bir kez daha toplumu oluşturan insanların kendi benleri içinde evreni ve yaratılışı benzer şekillerde sorgulamaya ve algılamaya çalıştığını göstermektedir.

In the end, when we look at the base, humankind created a culture, a history for themselves with the influence of the group, the climate, and the geography they are in. Although these cultures were shaped by the regional settlements, we clearly observe a common perspective among humans in perceiving and evaluating the world. These common values show a resemblance in many parts of the world. It can be evaluated that these values are the reflections of the societies in the formation and development periods, as well as the reflections of the next culture or neighbor cultures. Such order and interaction contribute to the formation of a cultural association. At the same time, they provide serious benefits in terms of cultural diversity in the world, once again demonstrate that people who make up the society are trying to question and perceive the universe in their own but similar ways.

 

Kaynakça/References:

Yunan Mitolojisi – Anna Milbourne/Louie Stowell
Kökenleri ve Anlamlarıyla Semboller&İşaretler – Kathryn Wilkinson

The Usborne Book of Greek Myths – Anna Milbourne/Louie Stowell
Sings & Symbols – Kathryn Wilkinson

Çevirmen/ Translator: Yaren Sağlık

Grafiker/ Graphic Designer: Ceren Biltekin

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?