Adults vs Animation

Yetişkinlere karşı Animasyon

| Ekim 2020



Have you ever recommended, or tried to watch, an animated movie or a series with a fellow adult only for them to refuse and suggest something that is live action? Or maybe you have come across comments such as “we’re not kids anymore” or “I want to watch a real” movie. So you may have ended up questioning why people tend to discard animation as a form of entertainment as they get older. I’m not going to compare live action to animation here and talk about why one is better than the other, since they can both excel depending on the story that is being told. However, I will be discussing why animation is underrated and why more adults should be open to this medium.

Bir yetişkin arkadaşınıza hiç animasyon önermeye ya da birlikte izlemeye çalıştığınızda önerinizi reddedip canlı çekim izlemek istediklerini söylediler mi? Ya da belki size “artık çocuk değiliz” veya “gerçek bir şey izlemek istiyorum” demişlerdir. Bu yüzden belki insanların neden animasyonu büyüdüklerinde bir köşeye attıklarını sorgulamışsınızdır. Burda canlı çekim ve animasyonu karşılaştırıp neden biri diğerinden daha iyi demeyeceğim, çünkü anlattıkları hikayeye göre her ikisi de çok başarılı olabilir. Ancak animasyonun neden küçümsediğini ve neden daha fazla yetişkinin izlemeye açık olmalarını konuşacağım.

(Source: globalvillagespace.com)

So why do people ditch animation? An obvious first guess would be that it has a lot to do with the concept of ‘growing up’ and leaving childish things behind. So the issue here is basically that animation ended up being bunched up with kiddy content at some point in time.

O zaman insanlar neden animasyonu terk ediyor? Çok açık bir tahmin insanların büyüdükçe ‘çocukça’ olan şeyleri geride bırakma düşünceleriyle alakalıdır. Yani buradaki sorun animasyonun bir yerlerde çocuk içerikleriyle aynı yere koyulmasıdır.

Many people argue that seeing actual people on screen makes the watching experience more realistic and that’s why as people grow up they tend to prefer live action. Like I said, a lot depends on the story being told. If the people in the film are also limited by what humans can do, it turns out to be quite realistic and entertaining. Sometimes people want to see sci-fi or horror movies where either the people or other things have some type of unrealistic or supernatural power. These movies, if the CGI is good, usually turn out to be pretty good too. But there are other movies that just seem way too unrealistic when done in live action. 

Çoğu insan ekranda canlı insanları görmek izledikleri şeyi daha gerçekçi hissettirmesi sebebiyle canlı çekim tercih ettiklerini söylüyorlar. Ama dediğim gibi, hikayenin konusu da çok önemli. Eğer filmdeki insanlar da gerçek insanların yapabildiklerini yapabiliyorlarsa o zaman izlenen şey gerçekçi ve eğlenceli oluyor. Bazen insanlar filmlerde gerçekçi olmayan ya da doğa üstü olayların gerçekleştiği bilim kurgu ya da korku filmleri izlemek istiyor. Eğer bu filmlerdeki CGI kaliteli ise genelde sonuç başarılı oluyor. Ama maalesef bazı filmler canlı çekimde fazla sahte görünüyor. 

(Source: Milliyet)

What mainly got me thinking about writing this was the recent issues regarding the live action adaptation of Avatar: The Last Airbender. If you’re a 90s, or even early 2000s kid, this show probably has a special place in your heart. Earlier this year, there was an announcement that Netflix would make a live action adaptation of the show, with the original makers on board. This excited a lot of the fans as many hoped that it would cancel out The Adaptation of Book One That Shall Not be Named. I won’t be going into the details but Netflix then decided to change the story slightly by making the characters a little older and making the series more suitable for ‘adults,’ causing the original makers to drop the project. Obviously, people hated this idea because the story we know and love would be ruined for the sake of making it suitable for an older audience. 

Bu yazıyı yazmadan önce beni düşündüren şey son zamanlarda birkaç sorun ile karşılaşan Avatar: Son Hava Bükücüsü’nün canlı çekim adaptasyonu. Eğer doksanlarda ya da iki binlerde doğduysanız bu animasyonun muhtemelen kalbinizde özel bir yeri vardır. Bu senenin başlarında Netflix’in Avatar için canlı adaptasyon yapacağı ve orijinal yapımcıların da dahil olacağı ortaya çıktı. Bu durum hayranları heyecanlandırdı ve çoğu Adını Anmadığımız İlk Kitap Adaptasyonunu unutturacağına inanmak istedi. Detaylara girmeyeceğim ama Netflix karakterlerin yaşını büyütmek ve diziyi ‘yetişkinlere’ hitap etmesi için değiştirmek istedikten sonra orijinal yapımcılar programdan ayrılma kararı alıyorlar. Doğal olarak, insanlar hikayenin yetişkin bir grup için değiştirilme kararını hiç hoş karşılamadı. 

(Source: Pinterest)

Sure, I think there are a lot of people who would prefer the show to be both live action and more ‘realistic,’ if you will, but my question still remains: why? Naturally there will always be animated shows for children that are light hearted and educational, but there are also the same types of live action shows for children too. Would this mean that adults shouldn’t consume live action either because it’s meant for children too? Animated series and movies tend to be more creative and captivating because they are not limited by any human capabilities or realistic CGI technology. With talented voice actors in play, there are a whole lot of animated series and movies that can capture that realistic feeling that everyone wants. Expressions, camera angles, natural or human-made disasters, chase scenes, you name it – all of it can be done more realistically in animation. You want to see action, tragedy, or death? Consider Anime, that is for some reason (i.e being foreign), is neglected by the western world. I dare you to watch the first episode of Shingeki no Kyojin (Attack on Titan) and tell me that it’s for kids. You can find almost any genre in anime, and it’s often well done as well. 

Elbette canlı çekimi daha ‘gerçekçi’ bir his verdiği için tercih eden birçok insan var ama bu yine de ‘neden’ sorusunu doğru düzgün cevaplamıyor. Tabii ki de hep çocuklar için eğlenceli ve bilgilendirici animasyonlar olacak ama bunların aynısının canlı çekimleri de bulunuyor. O zaman yetişkinler çocuklar da canlı çekim izliyor diye izlemesinler mi? Animasyonlar genelde daha yaratıcı ve büyüleyici oluyor çünkü insanların limitlerini düşünmek gerekmiyor ve kötü CGI teknolojisi tarafından o kadar etkilenmiyor. Yetenekli ses sanatçıları da dahil edildikten sonra animasyonların çoğu gerçekçi bir his elde edebiliyor. Yüz ifadeleri, kamera açıları, doğal olan ve olamayan felaketler, kaçış sahneleri ve birçok şey daha – hepsi animasyonda daha gerçekçi olabilir. Aksiyon, trajedi ya da ölüm mü görmek istiyorsun? Bilinmeyen sebeplerden (yani yabancı olması) dolayı batı dünyasının ilgilenmediği Animeye bakmanızı öneririm. Shingeki no Kyojin’in (Attack on Titan) ilk bölümü izledikten sonra bana çocukça olduğunu söyleyemeyeceğinizi garantileyebilirim. Animede nerdeyse bütün konuları bulabilirsiniz ve çoğu zaman başarılı oldukları da söylenebilir. 

(AoT Season 3/Source: Pinterest)

Anyway, I don’t see a point in people constantly demanding live action adaptations of books or animated series, only for the world to see them spoiled. Animation is an art form that should be given the credit that it deserves and people should put their prejudices aside and give it a chance. 

Her neyse, insanların sürekli kitapların ve animasyonların canlı adaptasyonlarını isteyip sonra mahvedilmiş bir sonucu izlemelerinde bir amaç bulmuyorum. Animasyon da bir sanat formudur ve insanların önyargılarını bir köşeye koyup ona bir şans vermelerinin gerektiğini düşünüyorum.

 

Translator/Çevirmen: Şule Dilara Kipel

Graphic Designer/Grafiker: Şule Dilara Kipel

Yazımızı beğendiniz mi?

Diğer Yazılarımıza Göz Atmak İster Misiniz?